Aylar, mevsimler derken yıllar geçti. Büyüyüp okul çağına gelen kızları, ilkokula başladılar. Zaten çocukluklarından beri kızların da günleri anneleriyle beraber okulda geçmişti. Azimliydi Habibe Hatun. Dört kızı da okusun istiyordu.

Habibe Hanım’ın kızlarından Hatice ile Müzeyyen İlkokulu bitirmişler ama yörede ortaokul olmayınca okumaya devam edememişlerdi. Zaman içinde ikisini de gelin etmişti. Hatice’yi Akçadağ’da tahsildar Ömer Şahin’le, Müzeyyen’i Malatya Mensucat fabrikasında işçi olan Nusret Gülşen ile evlendirmişti.

Üçüncü kızı Mukaddes’in İlkokulu bitirdiği yıl Akçadağ’a Köy Enstitüsü açılacağı haberi geldi. Akçadağ’da ortaokul yoktu. Malatya’ya gidip orada okumak ise herkesin harcı değildi. Tüm ilçe halkı bu habere çok sevindi. Kızını okuması için Malatya’ya gönderme zorunda kalmayacak olan Habibe Hatun’un içine bir umut ışığı doğdu. Soluğu okul müdürünün kapısında aldı. Okulun ilk öğrencisi olarak Mukaddes’in kaydını yaptırdı.

Köy Enstitüsü açılmıştı açılmasına ama tahsis edilen Hamidiye Kışlası hizmet binası için yeterli değildi. Akçadağ ilçesinin Karapınar köyü ile komşu Yeşilyurt ilçesinin Kırlangıç köyü arazisi üzerindeki geniş ovaya yeni okul binası yapılması için karar verildi. Malatya’ya 30 km. Akçadağ’a 26 Km. mesafedeki bu bölgeye çadırlar kuruldu. Öğrenciler bu çadırlara yerleştirildi. Öğretmenler, büyük bir heves ve gayretle öğrencilerin eğitimiyle uğraşıyorlardı.

Bir yandan eğitim öğretim devam ederken diğer yandan; usta, işçi, öğretmen ve öğrenciler el ele vererek yaz-kış, soğuk-sıcak demeden canla başla okul inşaatında çalışarak sınıfları, işlikleri, okulu inşa ediyorlardı. Kendi okullarını kendileri yapıyorlardı. Kuruluş sürecinde yöredeki köylerle oldukça sıcak ilişkiler kurarak, imece ve dayanışmaya köylüleri de kattılar. Öğrenciler de köylülere kayısı, elma, kavak, bağ dikiminde yardımcı oldular.

Binalar yapılınca çeşitli faaliyetler de başladı. Dershaneler, işlikler, yemekhane ve yatakhaneler ayrılmış, marangozhane, tamirhane, elektrik, tarım, inşaat, güzel sanatlar, süthane bölümleri açılmıştı. Okula gelir getiren işler de yapılmaya başlanmıştı.

Köylerden gelen çekingen üstü başı yamalı köy çocukları, artık dünya klasikleri okuyor, tiyatro yapıyor ve müzik aletleri kullanıyordu. Bunun yanında tarım yapıp ekip biçen, marangozluk, demircilik yapan, duvar ören çok yönlü yetişen genç ve dinamik, eğitimli ve çevresine örnek bir nesil yetişiyordu.

Enstitünün kurucu müdürü Şinasi Tamer’den sonra müdürlük görevi Şerif Tekben’e verildi.

Köy Enstitüsünün açılışının ikinci yılı sonunda Muazzez de Ziya Gökalp İlkokulunu bitirdi. 1942 yılı Eylül ayında bir gün, İlkokul Müdürü Korkut Bey ile Sınıf Öğretmeni Meliha Hanım okulun ufak tefek ve en küçük kızı olan Muazzez’i okula çağırdılar. Hazırladıkları bir evrakı ikisi de imzaladıktan sonra Korkut Bey:

“Bak kızım, ailen senin nüfus cüzdanını çıkarmamış olduğu için diplomanı henüz hazırlayamadık. Biz senin nüfus cüzdanını çıkarıp diplomanla birlikte daha sonra vereceğiz.  Bu yazıda durumunu belirttik.  Yazıyı,  Enstitü Müdürü Şerif Tekben Bey’e götürüp verecek ve enstitüye kaydını yaptıracaksın. Seni bir öğretmen olarak karşımızda görmek istiyoruz. Sen çalışkan, okumaya hevesli bir öğrencisin.  Başaracağından da eminiz. Dışarıda atıyla bekleyen amca da seni okula götürecek” dedi.

Muazzez’i ata bindirerek kendini götürecek olan amcanın arkasına oturttular. İlk kez ata binmenin heyecanıyla düşmekten korkuyor, eyerden tutunmaya çalışıyordu.

Yol uzundu. Bir hayli yol aldıktan sonra dereye vardıklarında atın sahibi Muazzez’i; sudan korkmaması, suyu geçerken belinden sıkıca tutunması ve hiç bırakmaması, gözlerini de kapaması için uyardı. Buna rağmen dereyi geçerken Muazzez suya bakıp korkunca oturduğu eyerden yana kaydı. Az kalsın dereye düşecekti. Bu kez adamın beline sıkıca yapıştı ve güçlükle dereyi geçtiler.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.