Yazının başlığına kimi alkışladığımızı yazma gereğini duymadık. Bugünlerde alkışlanmayı en çok hak eden, alkış denilince akla gelen bir tek kurumumuz var: Yeni Malatyaspor.

Malatya'nın 1966 yılından beri bir profesyonel futbol serüveni var. Hepimizin bildiği gibi Malatyaspor'la başlayan süreçte, o dönemin 2, 3 ve 1. liglerini gördük. Yenilgisiz şampiyonluk da gördük, küme düşmeyi de, Türkiye üçüncülüğü de. Oralara çok girmek istemiyoruz.

Malatyaspor bizi yabancı bir takımla, resmi düzeyde, 1988 yılında tanıştırdı. Yunanistan'ın Ofi de Crete takımıyla Balkan Kupasında (şimdi düzenlenmiyor) tek maç oynadık, 3-2 kaybettik ve elendik. O yıllarda futbol bu kadar kapsamlı hal almamıştı. Şampiyon Kulüpler Kupası (Şampiyonlar Liginin atası), UEFA Kupası ve Kupa Galipleri Kupası vardı. 90larda Şampiyonlar Ligi çıktı. Yanlış aklımızda kalmadıysa 2000lerin ortasında diğer iki kupa birleştirilip UEFA Avrupa Ligine geçildi.

Malatyaspor 2003 yılında UEFA Kupasında İsviçre devi Basel'le karşılaştı. 2-0 evinde kaybetti, 2-0 deplasmanda kazanıp uzatmaya götürdü ama maç 2-1'e gelince elenmiş oldu. O bile büyük başarıydı Malatya için o günün şartlarında.

Henüz birkaç senelik mazisi olan Yeni Malatyaspor profesyonel serüvende dev adımlarla ilerliyor. Gerçekçi olalım: Malatya'nın kapasitesi belli, şehir olarak, ekonomi olarak, sosyal, siyasal, hangi açıdan bakarsanız. Bunlar, tamamen olmasa da, futboldaki konumunuzu bir ölçüde belirleyen şeyler. Neden halen futbol sektörü İstanbul'da daha hacimli. Çünkü Türkiye'nin her alanda kalbi orada atıyor. Böyle bir şehirde, imkanlar ve kapasite açıkken, bir futbol takımının basamakları hızla tırmanması, alt liglerden gelip Süper Lige yerleşmesi, ilk sene ortalarda, ikinci sene ilk beşte ligi tamamlaması ve UEFA Avrupa Liginde ülkemizi temsil etme hakkını kazanması çok büyük başarı. Bu başarının devamını diliyoruz.

Sahasında, kendisine göre Avrupa deneyimi daha fazla ve hazır, Sloven ekibi Olimpija Ljubljana'yı misafir eden Yeni Malatyaspor, aslında rakibine oranla etkisiz değildi ama henüz hazır olmamanın getirdiği basit hatalardan 2-2'lik skora razı oldu. İkinci maçta daha derli toplu gözüken, maçın başından itibaren rakip kalede gözükmeye başlayan temsilcimiz üst üste gelen sarı kartlarla bizi sonuç açısından ürkütmedi diyemeyiz. Ancak bizce sarı kartlarını her iki takıma da gereğinden fazla çıkaran hakem Endri Çekiçi'yi 38. dakikada çift sarı karttan atınca kantarın terazisi bize döndü. Maalesef hakem, kırmızıya neden olan pozisyonun devamındaki serbest vuruşta Robin Yalçın'ın attığı nizami golü saymayarak büyük bir hataya imza attı. Sanki kafası bir önceki kırmızı kartta kalmıştı ve golü resmen yedi. Bizce bir hakemin yapabileceği en basit hatalardandır bu. Yani, verdiğiniz karara emin olmayıp, hatayı hatayla telafi etmek. Olacak iş değil!

İkinci yarı YMS'nin her an gol atmasını beklerken az kalsın gol yiyorduk. Bereket Farnolle çok iyi bir maç çıkardı ve kalesinde devleşti. Diğer oyuncular da iyiydi. İlk maçta bir grup taraftar tarafından anlamsız şekilde ıslıklanan Erkan Kaş şahane maç çıkardı. Sakatlanmasa daha güzel şeyler olabilirdi. Herkes kendi çapında koştu, uğraştı didindi. Mina, her zamanki gibi, savunmanın en güven veren isimlerinden. İkinci yarı oyuna giren Gökhan Töre mükemmel bir orta kesti golde. Adis Jahovic de hakkını verip aynı güzellikte vurdu kafayı; rakip kaleciyi çaresiz bıraktı. Son dakikalarda Bifouma ve Jahovic çok önemli iki fırsatı harcayarak erken sevinmemizi önlediler.

Şöyle veya böyle Yeni Malatyaspor ilk defa çıktığı Avrupa maçlarında büyük bir başarıyla, üstelik takım hazır bile değilken, turu geçmeyi başardı. Ne kadar sevinsek azdır.

Maç sonunda YMS’nin başarılı file bekçisine yapılan ırkçı saldırıyı kınayacak söz bulamıyoruz. Resmen her iki maça gölge düşüren bir hareket oldu Farnolle'a yapılan. UEFA bu konuda çok hassas, cezayı da kesiyor, kesecek ama maalesef Avrupa'da ırkçı tezahürat (bunu yapanlar sayıca az da olsalar) büyük bir sorun ve büyük bir ayıp. Resmen bu maçın önüne geçen bir mesele oldu.

Irkçılık sadece futbolda değil yaşamın her alanından kaldırılması gereken bir hastalık olarak bir kez daha karşımıza çıktı.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.