Güler yüzü ile neşe saçan, 7’nin masalını, 70’in derdini dinleyip çözüm üreten, etrafına pozitif enerji veren bir başkan Haluk Cömertoğlu.

İsmi gibi bilgin, soy ismi gibi gönlü zengin bir Belediye başkanı.

Alçak gönüllüğü ile olaya katılımcıları cesaretlendiren, en kasvetli anda patlattığı şarkı ile topluluğu neşelendiren bir yapıya sahip başkan Cömertoğlu

Arapgir için büyük şans, ailesi için ideal bir baba, çocukları için bulunmaz arkadaş, günün 24 saatinin her saniyesini dolu dolu yaşamak isteyen bir insan.

Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, gerçekten diğer ilçe belediye baş-kanlarından çok farklı.

Kelimelerle anlatmak mümkün değil, mutlaka tanımak gerek.

Elbette Arapgir ve belediye çalışmalarıyla alakalı sayfalar dolusu haber yazıla bilir. Elbette ilçenin şanlı geçmişinden yetiştirdiği değerlere, sahip olunan kültüründen nahif  insanların çokluğuna bir çok konudan bahsetmek mümkün.

Belediyenin yanı sıra Aydınların  büyük izlerinin olduğu Arapgir her mevsim ayrı güzel, kışın kışlığını, yazın yazlığını gösterdiği bir ilçe. Hele yeşilin, morun öne çıktığı baharda bir başka güzel. Kısacası Arapgir mutlaka görülmelidir. Hangi mevsim diye soranlara, her mevsim cevabı yeter.

Arapgir. Roma’dan önce bütün İnsanlığın oluşumundan  itibaren yaşamın toplu olarak sürdüğü yerdir. Mekansal  olarak bir çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. 1200 yıllık bir merkezimiz var. Burası aslında bir zaviye ve hizmet ekolünün üretildiği merkez.

O dönemde bir çok etkileşim, aslında bu bölgede kültürel olarak yaşıyor. Ermenilerle birlikte bir yaşam var. Sivil mimariye yansımış taş ve ahşap olmak üzere merkezde 1200 konağımız var. Arapgir merkezinde 61 tane de tarihi köprü , 43 tane tarihi mezarlık, 21 tane tarihi cami, 7 tane kilise kalıntıları var.

Büyükşehir statüsüyle birlikte mahalle olan 63 yerleşim bölgemizde de bunlara benzer kaya şehirler, 2000 yıllık taş köprümüz var. Bu bölgeden Fırat’a doğru indiğimizde 60 kilometre vadi içerisinde kanyonları geçerek farklı 30’un üzerinde yerleşim merkezi var, buralarda cami, medrese, han ve hamam gibi çok zengin yapıların olduğunu görüyoruz.

Arapgir aslında bir çok medeniyetin kavşak noktasında, biriktirdiği ve yaşamın içerisinde tuttuğu geleneklerin şehri, üretim şehri, temsil şehridir. Osmanlının zor zamanlarında “Çanakkale Geçilmez” dedirten  paşaların şehridir. Hoca Ragıp Paşa, Yusuf Kamil Paşa gibi sadrazamların, Mehmet Ali valilerin şehridir.

Osmanlı mutfağı ve musikisinin sürekli yaşatıldığı şehirdir.

Dolayısıyla burada her mekan kendi içerisinde büyük bir geçmişi hatırlatmaktadır. Tarih denince Arapgir, Arapgir denince  geçmiş, geçmiş denince medeniyet olgusu var.

Aslında ürünün, ilkeli duruşun, insan için var olmanın ve  gelecekten umutlu olmanın yeridir. Lezzetlerin şehridir

Arapgir. Dutun, üzümün, reyhanın memleketidir.

Arapgir insanı vefalıdır, nahiftir, doğru duruştan hoşlanır.

Misafirperverdir, sofrasını paylaşmaktan hoşlanır, konuklar rahat etsin diye yüzdeki gülümsemeyi ve ikramı eksik etmez. Gerçekten Arapgir ilçesi çok farklıdır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.