Suat Arslanboğa ismini sanırım çoğunuz biliyorsunuz.

1978 Malatya doğumlu Arslanboğa, 1987 yılında Malatyaspor altyapısında futbola başlıyor, 1996 yılında futbol hakemi oluyor. Üstelik kendisi hakem olmayı hiç istememesine rağmen ağabeyi, o da eski bir hakem, Ruhi'nin zorlamasıyla hakemliğe başlıyor. TFF kayıtlarına göre 2001 yılından bu yana 509 maçta görev yapmış. Elbette bu maçlara amatör kümede görev aldığı maçlar dahil değil.

Suat Arslanboğa'nın profesyonel hakemlik sözleşmesinin feshinden önce, en sonda soracağımız soruyu en başta kendimize soralım:

Suat Arslanboğa neden Eskişehir bölgesi hakemi? Doğma büyüme Malatyalı olan, üniversite hayatı hariç (Kayseri) ve muhtemelen askerlik görevi hariç hep Malatya'da yaşayan, hatta yanlış hatırlamıyorsak bir ara Kanalboyunda, bugün yıkılmış Atatürk Spor Salonunun karşısında lokanta işleten Arslanboğa neden Eskişehir bölgesinin hakemi? Kesin cevabı kendisi bilir ama biz de az-çok biliyor, tahmin ediyoruz. Çünkü Arslanboğa Malatya'da doğru dürüst bir iş sahibi olamadığı için veya bizim iflah olmaz hastalığımız çekememezlik başını ağrıttığı için memleketinde değil.

Arslanboğa'ya biz sahip çıkamadığımız veya huzur vermediğimiz için çekip gitmiş olmalı. Yoksa insan memleketini niye terk etsin? Elbette Suat Hocayı Malatya'da sevenleri vardı, destekleyenleri vardı ama huzursuz edeceklerin ve edenlerin sayısı az değildi ki çekip gitti.

Biz neden böyleyiz? Neden işinde başarılı birini destekleyip, hataları varsa iyi niyetle yüzüne söyleyerek yol göstermiyoruz? Böylece onun daha başarılı olmasını sağlamıyoruz? Neden biz de işini düzgün yapanlara bakıp, ben de işimi düzgün yapayım, onun gibi başarılı olayım demiyoruz da, ne yapıp edip onun ayağını kaydırayım kıskançlığıyla hareket ediyoruz.

Garip ama gerçeğimiz bu.

1980li yıllarda Malatya'nın 1. Ligde maç yönetebilen tek hakemi İhsan Türe idi. FIFA kokartlı Türe, hava astsubay olduğu için (o yıllarda subay ve astsubaylar hakem olabiliyordu) Malatya'ya tayini çıkmış, öylece Malatya bölgesi hakemliği yapmıştı. Sonraki yıllar Ahmet Öner ve merhum Ramazan Kölük gibi başarılı hakemlerimiz vardı ama Federasyon, performansları ve sınavda aldıkları puanlarla hak etseler de, onları bugünün Süper Lig hakemine denk gelen hakemliğe yükseltmedi. Malatya'da astsubay olarak görev yapan Turgut Sığıç ve Reşat Çağan gibi isimler buradan gittikten sonra ülkesel en üst klasman hakemi olabildiler.

Tüm bunları bir yana koyarsak, Suat Arslanboğa Malatya futbol hakemliğinin en başarılı ismidir. Malatya futbol tarihindeki yerini almıştır.

Şimdi gelelim TFF'nin yaptığına...

Diyecek şey bulamıyoruz. Suat Arslanboğa hata yaptıysa çözüm bu değildir elbette. Örnekleri var.  Hakem camiası içerisinde bublunmuş ve yöneticilikte yapmış bir hemşehrimizin ifade ettiği gibi  eğer hakemin yaptığı bir hatayla sözleşme feshine, hakemliğinin "bitirilmesine" gidilecekse, hakem davranışıyla hakemliği rencide etmişse, her hafta bir hakemin hakemliğini bitirmek (!) gerekiyor. Örneğin, geçen sene Malatya'da oynanan Yeni Malatyaspor-Başakşehir maçında orta hakem Fırat Aydınus'un yan hakemle kavgası gibi (iddiaya göre vurmuş da).

TFF bu eylemiyle sadece Türk hakemliğinin değil Türk futbolunun da geleceğine darbe vurdu, ipotek koydu. Günümüzde futbol büyük paraların döndüğü bir oyun ve ülke futbolunda adaletin var olduğuna kimseyi inandıramazsanız "malınızı satamazsınız". Kimse maça gelmez, futbol izlemez, yayın satın almaz. Bu kadar!

Maalesef yüzde 99.99 İstanbul kulüplerinin kopardığı yaygara yüzünden (Fener, GS, BJK tamamdı bunlara bir de Başakşehir eklendi. Şimdilik Kasımpaşa'dan ses yok) futbol izlenemez hale geldi. Hem birbirleriyle çekişiyorlar, hem fırsat olursa diğerleriyle. Hani hiçbir şey bulamaz iseler gölgeleriyle kavga edecekler. İmrendiğimiz, özendiğimiz İngiltere, İspanya, Almanya ligi maçlarına bakıyoruz, Şampiyonlar Ligi maçlarına bakıyoruz, biz niye böyle olamıyoruz diye hayıflanıyoruz. İşte bunların yüzünden olamıyoruz. 7 yaşında maç izleyen bir çocuk bile bunların sayesinde her maçta şaibe arar oldu. Sanki tüm dünyadaki kötülükler birleşmiş, bizim İstanbulluların üzerine oynuyor. Yoksa var ya, hepsi bir futbol oynayacaklar, bir oynayacaklar, ne Şampiyonlar Ligi kalacak, ne Dünya Kupası...

Türk futbolunda marka değeri filan yoktu Arslanboğa'ya yapılan haksızlıkla "bir organizasyonun nasıl berbat edileceğinin" tez çalışmasını yaptılar.

Bakalım kendilerini daha nasıl aşacaklar. Bekliyoruz, izliyoruz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.