Aşayiş:
'Malzemeler yaklaşık bir ay kadar arabamdaydı”


Malatya'da, aracında 28 kilo 60 gram patlayıcı maddeyle yakalanan terör örgütü PKK/KCK’nın kuryesinin de aralarında bulunduğu 8'i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.  

Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Mesut D. ile Zeyyat A. katılırken, Ali Rıza Ü., Murat B., Özcan Ö., Hamit G., Abdurrahman A. ve Berzan Ç'de bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Duruşmada tutuksuz sanıklar Ahmet E., Ömer A., ve Memduh T., hazır bulurken Ömer A., Cemal Ü. ve Cihan A. ise katılmadı. 

Patlayıcı yüklü otomobilin sürücüsü tutuklu sanık Ali Rıza Ü, savunmasında, savcılıkta verdiği ifadenin doğru olduğunu belirterek, "Diyarbakır'dan yola çıktım, Malatya'da yakalandım" dedi.

Mahkeme başkanı Türker Türkoğlu'nun 'Tanık Şahin, ben bu şahsı Kuzey Irak'ta gördüm diyor. Örgütün yetkili biriyle görüşüyordu, bu kişi ile 'Görüşmesinden sonra orada gömülü bombalar vardı, bombaları gömüldüğünü gördüm' diyor. Sen gittin mi? Oradan biriyle görüştün mü? Bombaları oradan mı temin ettin?' sorusuna, sanık Ali Rıza Ü, "Ben kesinlikle gitmedim oraya. Şahin'i de tanımıyorum" şeklinde cevap verdi.

Çankırı ve Kemer'de toprağa gömülü halde ele geçirilen patlayıcıların kendisinin gömdüğünü ve daha sonra burada keşif için görüntü ve fotoğraf çektiğini kabul eden zanlı, keşiften sonra Diyarbakır'a gittiğini ifade etti. 

Mahkeme başkanı, sanığın savunmasının ardından başka yerde keşif yapıp yapmadığını sorması üzerine Ali Rıza Ü, belirttiği yerler dışında keşif yapmadığını iddia etti.

Malatya'da yakalanan patlayıcıların sürecinin sorulması üzerine ise sanık Ali Rıza Ü, "(Patlayıcılar) Yaklaşık bir ay kadar arabamdaydı. Gidip gitmemek arasında biraz kararsızdım. Bir ay boyunca arabamdaydı malzeme. Ondan sonra yola çıktım, geldim Malatya'da yakalandım" şeklinde savunma yaptı.

“HERHANGİ BİR PATLAYICIDAN BAHSETMEDİ”
Tutuklu sanık Berzan Ç. ise savunmasında, tutuklu sanık Ali Rıza Ü'nün kendisine 'kırsaldaki Erdal'ın' kendisiyle görüşmek istediğini söylediğini ifade ederek, "Bunun üzerine Erdal'ın yanına gittik. 'Ali Rıza ile git o birini görüp, geleceksiniz' dedi. Bunun üzerine ben teklifini kabul ettim, Erdal'ı görmeye gittiğimizde 'Neden kırsaldan korktuğumu' sordu, ben de sözlendiğimi evlenmem gerektiğini söyledim. Bunun üzerine bana Ali'ye ehliyeti olmadığı için yardımcı olmamı istedi. Nereye gideceğimizi sorunca Kızıltepe'ye gideceğimizi orada birini görüp geleceğini söyledi. Bunun üzerine biz Kızıltepe'ye gitmeden önce ertesi gün Kızıltepe'ye giderken Mardin yolu üzerinden bir petrol ofisi vardı, oraya giderken biraz beklememizi istedi. Orada neden beklediğimizi sorunca, bir şahsın geleceğini söyledi. Şahıs geldi, biraz konuştuktan sonra araca bindiler, araca bindikten sonra gelen şahıs bize yol tarif etti. Kızıltepe'de bulunan mısır tarlasından bir bölgeye gittik. Orada biraz bekledikten sonra hemen mısır tarlasının yanına gelen şahıs burada beklememizi istedi. Ben arabadan tam inecekken Ali Rıza bana, "Arabadan inme' dedi. Gelen şahıs arabadan indi mısır tarlasında bir müddet yürüdükten sonra mısır tarlasının içinden kayboldu. Bir müddet bekledikten sonra şahıs, Ali Rıza ile birlikte geri geldi, dışarıda biraz konuştu. Konuştuktan sonra tekrar araca geldiler, geldiğimiz istikametten yola çıkarak tekrar Diyarbakır'a geldik. Diyarbakır girişinde gelen şahsı indirdi, ondan sonra tekrar kahveye gittik. Kahveden sonra Ali Rıza tekrar gitmemiz gerektiğini söyledi, bu sefer ne için gideceğimizi söylemem üzerine biraz işimiz olduğunu, iki araçla gitmemiz gerektiğini söyledi. Önde benim öncü artçı gitmemiz gerektiğini söyledi, tekrar gittik. Bu sefer aynı yol üzerinden giderek Mardin Kızıltepe oto galericilerin orada hemen köşesinde ben durdum. Yani o ikinci sefer tekrar Kızıltepe'ye Ali Rıza'nın geçtiği bölgeye gitmedim. Zaten hayatımda sadece bir kere Kızıltepe'ye gittim, o da Ali Rıza ile beraber gittik. Patlayıcı hakkında hiçbir bilgim yoktu, yasa dışı bir şey olduğunu zaten biliyordum ancak patlayıcı konusunu bilmiyordum. Birkaç gün sonra tekrar geldi 'Malatya'da, Kızıltepe'den ne getirdiğini' sorduğumda 'silah getirdiğini' söyledi, yani herhangi bir patlayıcıdan bahsetmedi. Ben onu sıkıştırdığımdan dolayı bunu söyledi, ben şuan onu anlıyorum. Ondan sonra Antalya Kemer meselesi çıktı, aradan geçen bir ay sonra Erdal'ın tekrar beni görmek istediğini söyledi. Ben boya işini aldığımı, yeni evlenecek olan bir kişinin dairesini boyamak istediğimi, bahane üreterek ben gitmedim. Bunu Erdal'a ilettiğinde, gelmemi birkaç defa sözlü olarak çağırsa da ben gitmedim. 'Ya kendin gelirsin ya da ben gelip kahveden almasını bilirim' demesi üzerine gitmek zorunda kaldım. Bana son bir kez Ali ile gitmemi söyledi, nereye gideceğimi sordum, Antalya'ya gideceğimizi söyledi. Antalya'ya ne için gideceğimizi sordum, Antalya'ya gidip birini göreceğimizi söyledi. Sadece giderken Antalya'da bir kafede oturmamı söyledi, orada birini görüp geleceğini söyledi. Ben bunu kabul etmemek adına dayımın bir iş aldığını, gidip çalışmam gerektiğini söyledim. Bir daha beni çağırmayacakları adına son kez gitmek zorunda kaldım, Antalya'ya giderken de herhangi bir patlayıcıdan haberim yoktu" iddialarında bulundu.

Mahkemede savunma yapan tutuklu sanık Agit Murat B'de Ali Rıza Ü'nün kapı komşusu olduğunu ve ehliyeti olmadığı için rica üzerine kendisi ve ağabeyini Ankara'ya götürdüğünü öne sürdü.
Sanık Agit Murat B., mahkeme başkanının, "Birinde Ali Rıza diyor ki patlayıcıları gördü ama bir şey demedi. Sen patlayıcıları gördün mü?" sorusuna, "Başkanım patlayıcıları görmedim. Görseydim, ifadem de söylemiştim ihbar ederdim" şeklinde cevap verdi.

Sanık Özcan Ö ise "Ben Ali Rıza ile bir kez gittim. Yolculuğa abisi için çıktım. Abisi Ankara'da tedavi görüyordu, onu getirmek üzere kendisinin de ehliyeti olmadığı için gittim. Yoksa bu güne kadar ne onunla nede başka bir örgüt faaliyetim var" diye savunma yaptı.

Mahkeme başkanının, "Ali Rıza video çekerken, niye çektiğini sordun mu?" sorusuna, sanık Özcan Ö. "Hayır, kendisinin böyle bir faaliyet yürüteceğini beklemiyordum" cevabını verdi.

Tutuklu sanık Abdurrahman A. da mahkemedeki ifadesinde şunları söyledi: "Ali Rıza, hasta olan abisini Ankara'ya götüreceğimizi söyledi. Ben de bu durumda kabul ettim, zaten kendisi abisi ve yeğeni beni evimin önünde aldılar ve bu şekilde Ankara'ya doğru yolu çıktık. Ankara'ya gittiğimizde abisinin hastanede işinin olduğunu kendisinin tekrar ablasına gitmesi gerektiğini söyledi. Ablasının evinde işinin olduğunu bu şeklide Kastamonu'ya doğru yola çıktık. Çankırı'ya vardığımızda kendisinin işinin olduğunu söyledi ve beni bir yerde bıraktı iki üç saat sonra beni tekrar almaya geldi. Ben ne bir şey gördüm ne de bu olayla ilgim alakam var."

Tutuklu sanık Zeyyat A. ise savunmasını Kürtçe yaptı. Tercüman bilirkişi eşliğinde ifade eden Zeyyat A. "Bir 'mamo' isminden bahsedildi. Bizim yörede mamo ismi kullanılmaz, bu kişi ya Mehmet'tir ya da Mahmut'tur. Genel olarak bu mamo ismini Araplar kullanıyor, bizim orada ya Mahmut ya da Mehmet deniyor. Benim hakkımda ifade veren kişiyi hayatımda görmüş değilim. Üzerimdeki iddiaları kabul etmiyorum, mamo kod isimli birinden bahsediliyor, o kişi de ben değilim" beyanında bulundu.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Mesut D. ve Özcan Ö'yü adli kontrol hükümlerini uygulayarak tahliye etti. Diğer sanıkların ise tutukluluk halinin devamına karar veren heyet, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. 

İDDİANAME
Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca, Elazığ-Malatya kara yolundaki uygulama noktasında 1 Kasım'da şüphe üzerine durdurulan otomobilin yakıt deposuna gizlenmiş 30 paket halinde 28 kilo 60 gram plastik patlayıcı ele geçirilmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında terör örgütü PKK/KCK kuryesinin de bulunduğu 14 şüpheli hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak", "Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi" ile "terör örgütü propagandası yapmak" suçlarından 1,5 yıldan 34,5 yıla kadar hapis cezası isteniyor

OLAY
Polis ekipleri, Elazığ-Malatya kara yolundaki uygulama noktasında 1 Kasım'da şüphe üzerine bir otomobili durdurmuştu. Araçtaki aramada, yakıt deposuna zulalanmış 30 paket halinde 28 kilo 60 gram patlayıcı, 2 alıcı anahtar, üzerinde tuş takımı ve kullanım bilgileri bulunan verici cihaz ile 5 elektrikli fünye ele geçirilmişti. 

Soruşturma kapsamında daha önce adliyeye sevk edilen, aralarında araç sürücüsü Ali Rıza Ü'nün de bulunduğu 8 zanlı tutuklanmış, 6 şüpheli ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı. 
Öte yandan, araçta ele geçirilen patlayıcının, "çok kuvvetli askeri mühimmat" sınıfında bulunan "RDX ve PENT" karışımı plastik patlayıcı olduğu belirlenmişti. 

Patlayıcı yüklü aracı kullanan şüphelinin ifadeleri doğrultusunda toprağa gömülü halde Çankırı'da 42 kilo 994 gram, Antalya'da ise 24 kilo 354 gram patlayıcı ele geçirilmişti. 
Şüphelinin Suriye'den getirilen plastik patlayıcıyı Mardin Kızıltepe kırsalında teslim aldığı ve İstanbul'a götürmek istediği tespit edilmişti.



FERDİ DURDU / YENİ MALATYA
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

63 FETÖ davası daha sonuçlandırıldı
63 FETÖ davası daha sonuçlandırıldı

Haberi Oku