TFF 1. Ligde mücadele eden 2 komşu ilin takımı Evkur Yeni Malatyaspor ile Elazığspor geçen hafta İstanbul’da bir lig karşılaşması oynadılar.

İnönü Stadı zemininin uygun olmaması nedeniyle iç saha maçlarını İstanbul’da oynamak zorunda kalan sarı-kırmızılı takım zirve yarışında ele geçirdiği avantajı yitirmemek ve ilerleyen haftalar şampiyonluğa, dolayısıyla Süper Lige, bir adım daha yaklaşmak arzusundaydı. Son haftalarda elde ettiği başarılı sonuçlarla ligin iyi takımları arasında olduğunu kanıtlayan Elazığspor’un hedefiyse alt sıralardan uzaklaşmak, son haftalar yaklaşırken korkulu rüya görmemekti.

İki şehir arasında futbolda yaşanan rekabet sebebiyle maç ayrı bir hava kazanmıştı. Malum, puan sıralamasındaki durumları ne olursa olsun, Malatya ekibi de Elazığ ekibi de bu maçlara mutlak galibiyet parolasıyla çıkıyordu.

Hepinizin bildiği gibi maça çıkıldı, Evkur YMS maçı gayet üstün oynadı, doksan dakika boyunca neredeyse rakibine “yarım pozisyon” vermeden sahadan 1-0 galibiyetle ayrıldı.

Tersi de olabilirdi. Elazığspor çok üstün oynayabilir, rakibini yenebilir, hatta fark bile atabilirdi. Çünkü bu oyunun adı futbol ve maç öncesinde kim favori olursa olsun, hele bu tür maçlarda, sahada çok farklı bir manzarayla karşılaşabilirsiniz.

Zaten geçmişte iki takım arasında böyle bir sürü maç oynanmıştır.

Yukarıda kısaca belirttiğimiz şeyler futbolla ilgilenen herkesin bildiği şeyler. Söylediklerimizde olağanüstü bir şey yok.

Öyleyse bunları niye söylüyoruz?

Söylüyoruz çünkü, maalesef, halen birileri futbolu keyif alınması gereken bir hadise olmaktan öte görüyor. Futbolu birileri, maalesef, sanki savaş gibi görüyor.

Evkur YMS-Elazığspor maçı öncesi Malatya kanadında futbolculardan, yöneticilerden, teknik kadrodan kimse rakibi tahrik edecek söylemlerde bulunmadı. Elazığspor futbolcu, yöneticisi ve teknik kadrosu için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Keza iki şehrin yöneticilerinden de herhangi bir olumsuz demeç görmedik.

Ancak…

***

Malatyalı futbolseverler İstanbul’da oynanan maç sonrası şehre dönerken Darende ilçesinde Elazığlı bir grup “taraftarın” saldırısına uğradı. Medyadan olayın ayrıntısını izlemiş, okumuşsunuzdur; tekrara gerek yok. Malatya otobüsünün saldırı sonrası hali kavgayı kimin başlattığını belli ediyor.

Bu olayı tüm Elazığlılara, Elazığsporlulara mal etmeyecek kadar aklıselim sahibiyiz. Ancak sanki Malatya topraklarında yaşanan bu kabul edilemez hadise, Elazığlı bir yönetici tarafından, savaşta alınmış bir zafermiş gibi kamuoyuna yansıtılıyorsa burada durmak gerekiyor.

Düşünün ki çıkan olaylar sonrasında bile Malatya tarafı serinkanlılığınız korumuş. Ortalarda pek görünmeyi sevmeyen Malatyaspor Başkanı Adil Gevrek çıkıp, üzüntüsünü belirtmiş, ortamı gerecek tek sözcük etmemiş, diğer yöneticilerin neredeyse sesi bile çıkmamış; Elazığ-Malatya il idarecileri sakinleştirici söylemde bulunmuş, ama biri çıkıp bir çuval inciri berbat ediyor.

Sene 2017 olmuş halen uğraştığımız işlere bakın.

Tekrar tekrar söylüyoruz: Bu bir oyun; bir gün sen yenersin, bir gün ben. Bir gün sen sevinirsin, bir gün ben.

Bu tür demeçler veren insana, bu saçma kavgayı körükleyenlere bir herkesin bildiği türden çift lafımız olsun: Elazığ ve Malatya şehir olarak ekonomik, sosyal, demografik olarak neredeyse bütünleşmiş. Malatya’da yaşayan binlerce Elazığlı var. Bir o kadar olmasa da Elazığ’da yaşayan, karnını doyuran Malatyalılar var. Malatya otobüs garajlarından her gün Elazığ’a hareket eden minibüs, otobüs, taksinin haddi hesabı yok. Neredeyse 10 dakikada bir araç bulabiliyorsunuz. Anlayacağınız iki şehir birbirinin mahallesi gibi olmuş. Geçmişte ekonomik-sosyal ilişkilerin yoğunluğu nedeniyle Malatya’ya bağlanmak isteyen Elazığ köylerini gördük biz.

Bu kafanın aklını başına toplaması gerekiyor. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.