Geçen hafta yazımız 24 Ocak akşamı yaşadığımız deprem felaketiydi. Bu hafta depremle ilgili yazmaya devam etmek istiyoruz çünkü halen neredeyse hepimizin gündemi deprem. Maalesef depremin etkileri olduktan günler sonra kendini göstermeye devam ediyor. Yetkililer tarafından yapılan tespitlerde hem depremin merkez üssü Sivrice ve çevresi ile Elazığ şehrinde, ve o kadar olmasa bile, Malatya'da kendini gösterdi. 

Elbette birçok vatandaşımızın canını kaybetmesi, yaralanması çok üzücü. Keşke kimsenin burnu kanamasaydı. Ölenlere bir kez daha rahmet, yaralılara, tedavi görenlere şifa diliyoruz. 

Can kayıplarının yanı sıra maddi kayıpların boyutu ortaya çıkıyor. Yapılan tespitlerde binlerce konut hasarlı çıktı. Bunlardan bir bölümü oturulamaz durumda ve yıkılmaları gerekiyor. Yıkımlar da başladı ve birçok ev yıkıldı. İşte bu da afetin başka boyutu. 

Düşünün, 20 sene, 30 sene çalışmışsınız. Didinip uğraşıp, borçla harçla bir ev sahibi olmuşsunuz. Bir deprem geliyor, o evinizi elinizden alıyor. Şu an Malatya ve Elazığ'da binlerce insan evsiz kalmış durumda. Ne olacak? Mutlaka yardımlar yapılacak, edilecek ama bunların çare olacağını sanmıyoruz. Sonuçta insanoğlu kaplumbağa değil ki gitsin, sırtında kabuğuyla bir taşın, toprağın altına sığınsın. 

Ev sahibi olmak kolay mı? Bu kış kıyamette ailelerin düzeni bozulacak. O evle birlikte anılarının yittiği bir yana, çoluk çocuklarıyla başlarını bir yere sokmak gerçekten kolay iş değil. Muhtemelen birçok ailenin çocuğunun okulu var, çocukların psikolojisinin bozulmaması mümkün değil. Bu kafayla okula nasıl gidecekler, kiraya gidecekleri ev okula yakın mı olacak, bu yaşama uyum sağlayacaklar mı? Bunların hepsi kocaman bir soru işareti ve cevapları da olumlu değil. 

Ülkemizde geçim büyük bir sorun. Hepimizin durumu belli. Ortalama insan dar gelirli insan demek zaten. Evinize 3-4 bin lira gelir giriyorsa, şimdi buna en az bin lirası uçup gidecek şimdi kira adı altında. Eşyalar hasar görmüşse yeni eşya almanız da gerekecek. Bunlar hep bir yük işte. 

Peki bu deprem beklenen bir şey değil miydi? Elbette beklenen bir şeydi. Yıllardan beri bu alanda çalışan bilim insanları, mimarlar, mühendisler, meslek örgütleri toplumu uyardılar. Yetkili makamlara raporlar sundular. Gazeteci arkadaşlarımız (özellikle Güler Hazar ve Yaşar Karaaslan) sayısız haber yaptılar. Alışmışız, hadise olduktan sonra nutuk atmaya, depremin de öyle olduğu gün geçtikçe net biçimde anlaşılıyor. 

Toplumu bilimsel verilerle uyaranların başında, Malatya ölçeğinde, İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Önal geliyordu. Önal, 2012 yılında Yorum Gazetesinin Deprem Özel Sayısına açıklamalar yaparak, depremle ilgili durumu "tek tek" anlattı. Arkadaşımız Güler Hazar günlerce uğraşarak bunu haberleştirdi. Önal "depremin Malatya boyutu, tarihsel veriler, yer oluşumunun durumu, hangi bölgeler sağlam, hangi bölgelerin zemini güvenilmez, deprem tehdidine karşı sorumsuzca yapılan imar düzenlemeleri, kaçak yapılaşmanın yaratacağı sorunlar, deprem tehlikesi ve yapılması gerekenler" konusunda her şeyi açık açık anlattı; arkadaşlarımız da yayınladı. 

Ayrıca gazeteci-televizyoncu arkadaşımız Rıfat Gökçe, 24 Ocak depremi sonrası, Prof. Önal'ı tekrar yayına çıkarıp  canlı yayında sorular sordu, o da her şeyi açıkladı. Hem eski haberi hem yeni yayını izlediğinizde Önal'ın ne kadar haklı olduğunu görebiliyorsunuz. 

Biz burada söz konusu yayınları uzun uzadıya yazamayız. Ancak şu iki linkten söz konusu açıklamalara ulaşmanız mümkün. Zaman ayırıp okumanızı, izlemenizi tavsiye ederiz:

http://malatyahaber.com/haber/8-yil-once-malatya-ve-depremi-bir-bir-anlatmis-ama/?fbclid=IwAR2ljuzLKReQZiJY2SKSBV8D7Z98iNHaBKr_IBtoTttSdLVE5oKT9SRiuVc 

https://www.facebook.com/watchparty/136108710767091/?entry_source=PAGE_TIMELINE  

Tekrar söylüyoruz: Deprem kaçınılmaz. Eninde sonunda olacak. Öyleyse bu işin ehli insanların dediklerine göre hareket etmekten başka çare yok. 

Artık tersini düşünmek bile istemiyoruz. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.