Sokaklarda özgürce yürüyen oynayan çocuklar vardı bir zamanlar
Şimdilerde ise tek başına bırakamıyoruz çocuklarımızı
Nasıl bırakalım bu kadar kötü olaylar ölümler tecavüzler olurken 
Nasıl güvenelim tanımadığımız insanlara nereden bilelim nasıl bir düşünce içinde olduğunu
Sokak aralarında yorganlarımızı yapan yorgancılarımız vardı şimdi neredeyse yok olan
Bir elin parmağı kadar azalan pamuk yastıklar yorganlar dikilir her bahar kapı önlerine pamuklar çıkarılır yıkanır yada hallaca attırılır kışa hazırlanırdı.
Postacılarımız vardı hasretle beklediğimiz mektupları bizlere getiren. 
O zamanlar hasretle beklerdik bize de mektup var mı diye
Şimdi sadece ödenecek faturalar geliyor postacılardan
Cep fotoromanlarımız vardı kendimizi onların yerine koyduğumuz 
Duygusal sevdalarımız vardı bir çırpıda okurduk.
Sonra bir daha bir daha hayallere dalarak
Sokakları gezen kundura tamircilerimiz vardı ayakkabılarımıza pençe atılır 
defalarca tamir edilirdi 
Çünkü babalarımızın emekle kazandığı paranın kıymetini bilirdik
Şimdilerde bilmem kaç paralara satın alınıp kenara atılan ayakkabılar aldı yerini
Yada tamamen sağlığımıza zararlı olan Çin ayakkabıları
Sabah oldu mu yavaşça açılırdı mahalle esnafının kepenkleri.
Mahalle bakkalı mahalle kasabı manavı hoş sohbetler eşliğinde kapılarının önlerini temizlerlerdi. 
Şimdilerde ise kocaman avm  ler aldı yerini nerede benim pos bıyıklı kasap amcam veresiye defteri tutan hadi buda benden diyen bakkal amcam hep bir fazla meyve koyan manav amcalarım onlarda maziden birer sayfa olarak yerlerini aldılar
Yoğurdumuzu annelerimiz yapardı bakraç kaplarda 
Bisküvİtler paketli olmazdı teneke kutulardan seçerdik en çok da ortası kremalı olanları
bakkaldan aldıklarımız kese kağıtlarına konulurdu şimdilerde ise tamamen sağlıksız naylon torbalar çıktı
Siyah önlüklerimiz kolalı beyaz yakalarımız vardı eskiden
Geceden kolalanır sabaha hazırlanır
Yakalarımıza takılan kırmızı mavi kurdelalarımız vardı eskiden 
Koşa koşa evlerimize giderdik annelerimize göstermek için
Evlerimizde annelerimiz tarafından örülen dantellerimiz yayılırdı özenle odamızın her köşesine
en yukarıya konulan evimizin baş tacı radyolarımız
Her haberi buradan alır beklerdi büyükler ajans saatini. 
Sesimiz çıkmazdı ajans saati gelince 
Ya mikrafonda tiyatro arkası yarın nasıl da beklerdik
Ya gramafonlardan yükselen nağmeler sonraları plaklar çıktı 
sonrada teypler
Yazlık sinemalarmız vardı tesbih boncuğu gibi dizildiğimiz sırayla
ellerimizde çekirdek çıtlatırdık.
Tel dolaplarımız vardı erzaklarımızı korumak için tel olması önemli idi erzaklarımızın hava alması için
O zamanlar nerede şimdiki gibi mutfaklar bir kaç raf özenle dizilir bakır kap kaçaklar
anca bir takım tabak birkaç bardak
Bakır kaplarımız baharda özenle kalaylatılır kışa hazırlanır 
Sonra bakır kaplarımızı verdik naylonculara üç beş plastik için
Bilemedik sağlıksız yaşantıya hızla koşuştuğumuzu
Tiril tiril annelerimizin giydirdiği ipekler allı güllü basma kumaşlar pazenler.
Hepimizin bildiği sümerbank vardı hemen her şehirde olan 
En hesaplı kumaşların satıldığı
Bunları attık bir tarafa sentetik kumaşları giydik giydirdik evlatlarımıza
Hacıvat karagöz oyunları ile büyüdük, Nasrettin hoca hikayeleri ile büyüdük
Hem eğlendik hem hayata dair nasihatlar aldık 
Gülerken öğrendik bizi hayata hazırlayan
Sonra kantolarımız vardı o zamanlar ramazan günlerimizi renkli kılan
Şimdi çocuklarımız bilgisayarda savaş oyunları ile savaşmayı öğreniyor 
Barışı bilemeden yazık çok yazık sanal da olsa savaş içinde çocuklarımız
Bizim ellerimizde bez bebekler topraktan yapma oyuncak arabalarımız
Şimdiki çocuklarımızın ellerinde tabletler son model cep telefonları, ayaklarında bilmem kaç paralık en marka ayakkabılar
Tabi ki zamana ayak uydurmak gerek, bizler mekanik çocuklardık 
Şimdiki çocuklar teknolojik çocuklar aslında zamana ayak uydurduk bizler 
Biz ebeveynler de yapmadık mı yetiştiren de bizler değil miyiz 
Çocuklarımızı ben görmedim evladım görsün en iyisini diyen 
Ama artık dur demek lazım kanımca çocuklarımız evlerden çıksın
Beyinlerine oksijen dolsun parklarda oynasınlar spor salonlarında değil de ormanda boş alanlarda 
Bizim oyunlarımızla büyüsünler, saklambaç körebe, beş taş, sokak futbolu oynasınlar meyveleri sanal oyunlarda toplamasınlar ağacından toplasınlar ,
Aslında diyorum ki 
Çocuklarımız da bizler gibi özgürce koşsunlar sokaklarda hiçbir korku duymadan 
tıpkı bizler gibi
Çocuklarımızın da ileride ah nerede eski günler diyebilecekleri anıları olsun, özlemleri olsun Çocukça yaşasınlar büyümek için hiç acele etmeden
Sevgilerimle

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.