Malatya’nın önemli isimlerinden Hayrettin Abimizi 3 gün önce kaybettik.

 

Özgeçmişine baktığınızda Mehmet Hayrettin Abacı’dan öncelikle mesleği olan “avukat” sıfatıyla bahsedildiğini görürsünüz. Malatya Barosunun eski başkanıdır. 1929 yılında Tecde’de dünyaya gelmiş, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra Malatya’da avukatlığa başlamış, siyasetin içerisinde yer almış, Malatya sorunlarına kafa yormuş, bu doğrultuda gazeteler, dergiler çıkarmış, sayısız yazı-makale yayınlamıştır.

 

Ama o bizim için hep “Hayrettin Abi” olmuştur. Dürüst, sevecen, güler yüzlü, sesini yükselttiğini pek duymadığımız, samimi bir abimiz olmuştu her zaman.

 

Hayrettin Abi, Malatya kültürünün, eskilerde kalan ve pek geri gelmeyecek gibi görünen Malatya yaşamının önemli bir şahsiyeti olarak belleğimizde kalacak.

 

Hukukçuluğun ötesinde Malatya sevgisiyle, insan sevgisiyle dolu bir insandı. İnanıyoruz ki yıllarca geçimini sağladığı hukukçuluktan daha çok Malatya’ya, kayısı başta olmak üzere Malatya’nın her alandaki sorununa kafa yormuş bir insandır.

 

Yaşı müsait olmayanlar pek hatırlamaz ama Hayrettin Abi’nin İnönü Üniversitesinin kuruluşunda büyük emeği vardır. Malatya’ya üniversite kurulsun diye ta 1970’li yıllarda arkadaşlarıyla dernek kurmuş, bu dernekte başı çekerek İnönü Üniversitesinin açılmasında öncülük edenler arasında yer almıştır. Malatya’da bugün İnönü Üniversitesi diye hepimizin gurur duyduğu bir eğitim kurumu varsa, bu üniversitede binlerce öğrenci eğitim görüyorsa, üniversitemizin farklı alanlardaki hizmetinden toplumca yararlanıyorsak Hayrettin Abiye minnet borçluyuz.

 

Hayrettin Abi’nin bunları yaparken kaç kuruş maddi kazancı olmuştur? Hiç… Tam tersi siyasi tavrı, olaylara eleştirel yaklaşımı nedeniyle avukatlık mesleğinde iş kaybettiği, alamadığı bile olmuştur. Ancak bu durumun umurunda olduğunu da sanmıyoruz.

 

Tüm bunlar bir yana Hayrettin Abi bir Malatya, bir Tecde sevdalısıydı. Daha doğrusu Malatya’nın-Tecde’nin bağlarına bahçelerine aşıktı o. Doğayı çok seviyordu; ağaçları çok seviyordu. Kendisinin miras yoluyla Tecde’de geniş arazileri olmasına karşın burası imara açılmasın, betona boğulmasın diye büyük mücadele verdi. Hem hukukçu hem yazar kimliğiyle.

 

Başarabildi mi? Maalesef başaramadı. O güzelim yeşillik betona kurban verildi.  Ailevi nedenlerin yanı sıra Tecde’nin bu halini görmeye dayanamadığından olsa gerek yıllar önce Malatya’dan ayrıldı ve bir daha da dönmedi. Yakınları “Hayrettin Abi gelse, Tecde’yi görse o an düşer ölür” diyorlardı.

 

Hayrettin Abi’ye benim de anılarım var. Tecde’deki bahçesinden, kendi elleriyle yetiştirdiği leziz ‘Tokat’ elması  getirirdi her sene. Bir defasında “Hayrettin Abi, sen bunları getirmek için yoruluyorsun. Sen zahmet etme. Müsait olduğunda haber ver, ben gelip alayım” dediğimde bana takılarak şu cevabı vermişti:

 

“Zahmeti yok, ben elmaları toplar getiririm. Sen Çırmıhtılısın, gelir hepsini toplar, başkalarına ve bize bir şey bırakmazsın”.

 

Bir dönem , Malatya Belediye Başkanlığı içinde CHP’den aday olan ‘Hayrettin Abi’ ailesinin isteği üzerine  dün İzmit’de son yolculuğuna uğurlandı.

 

Nur içinde yat Hayrettin Abi…

Mekanın cennet olsun. Ailenin ve Malatya’nın başı sağ olsun!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.