Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan Ahilik Etkinliğinde bir konuşma yaptı.

Türk İslam Alimi Ahmet Yesevi’nin çocuğunun öldürülerek kesilen kafasının mızrağa takılmasından başlayarak, Ahilik kültürünün Ahmet Yesevi’den Anadolu’ya gelişini anlattı.

Sonra Malatya’nın Türkiye’nin parlayan yıldızı olduğunu üzerine basa basa söyledi. Malatya’nın sorunları çözülmüştür diyerek kayısı sayesinde pandemi sürecinin Malatya’nın en kolay atlatan il olduğunu vurguladı. “Kayısıdan 300 milyon dolar gelir beklentisi artık geride kalmıştır. 500 milyon Dolar, hatta 1 milyar dolarları bulmamız yakındır” diyerek kayısının sorunlarının çözüldüğünü yapılacak depo ve kayısı pazarlarıyla gelirin artacağını ifade etti.

Sonra Malatya’nın ihracatına getirdi konuyu:

“Gaziantep’in ihracatı 14 milyar dolar, Malatya’nın 500 milyon dolar bile değil. Aslında Malatya’nın ihracat rakamı daha yüksek. Ama çıkarılan dedikodular, uygulanan baskılar nedeniyle milyar dolarlık ihracat yapan firmalarımız tüm işlemlerini Malatya dışından yapıyor. Bu meseleye de el atıyoruz, Malatya’daki yatırımcıları baskılarla, çeşitli nedenlerle Malatya dışına gitmeleri için zorlamaya kimsenin hakkı olamaz, buna engel olacağız. Firmalarımız Malatya’da üretim yapıyorsa ihracatını da buradan yapmalıdır.”

Güzel de bir konuya değinmişti. Gaziantep ve Kayseri’deki firmalar ihracatlarını kendi illerinden yaparken, Malatya’da dünyaca ünlü markalara sahip firmalar neden ihracat işlemlerini Malatya’dan yapmazlar, vergilerini Malatya’dan ödemezler? Gelir seviyeleri yükselen işadamlarımız neden Malatya’dan başka yerlere giderler?

Başkan Gürkan Ahilik etkinliğinde önemli bir soruna daha değinmişti.

Malatya’nın ihracat rakamının yükselmesi için üretin yapan işadamlarının Malatya’dan işlemlerini yapmalarını isterken, özellikle iş adamlarından gelen, dedikodu, çeşitli baskılar ve olumsuz davranışlar nedeniyle yatırımcıların işlemlerini Malatya dışından yaptırmalarına bir çözüm arıyordu. Burada Başkan sertleşti, “samimiyet ve hoşgörü diyorsak bu tür baskılara nasıl sessiz kalabiliriz, buna nasıl eyvallah diyebiliriz” diyerek işadamlarının yanında duracağının işaretini verdi.

Başkan Gürkan işadamlarımızın karşılaştığı bu durumu düşen ihracat rakamına bağlarken geçmişi hatırladık ister istemez:

-Malatya’nın belli başlı ailelerinden biriydi. Son derece dürüst ve saygın bir işadamıydı. Bizlerde her Bayram, Yılbaşı, özel günlerde ve özel sayı çıkardığımızda gazeteye reklam vermesi hiç eksik olmazdı. İşyerlerinde çok sayıda insan çalışırdı, hiçbir sorunu yoktu. Birden aniden işyerlerini devir etti ve tek bir kelime dahi etmeden çekip gitti. Tam 20 yıl sonra karşılaştık ne oldu diye anlattı. Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’ın parmak bastığı gibi, baskılar gelmiş, sonra tehdit edilmiş, bizim yüzümüzden kimseye bir zarar gelmesin diyerek ailece gitmişlerdi.

Evet iş adamları Başkan’ında işaret ettiği gibi Malatya’dan gitmeye devam ediyor.

Bu şehrin başta Büyükşehir Belediye Başkanı, Valisi, Emniyeti, Jandarması, Sivil Toplum Kuruluşları bir araya gelerek işadamı göçünü durdurmalı aksine tersine çevirmelidir.

Başkanın tespiti doğru ve yerindedir ama sadece söylemde kalmamalıdır.

Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan bir konuya daha değindi:

Jeton Gazeteciler.

Pek ayrıntı vermedi.

Malatya’da 5 adet günlük gazete, 2 Uydu Televizyonu, 14 Adet Radyo, 2 Ajans Bürosu ve maliye kaydı olan 30’a yakın internet sitesi bulunmaktadır. Gazeteler Basın İlan Kurumu aracılığıyla desteklenmektedir, kentin hafızasıdır, internet yayınlarıyla da mesleğe kalite katmaktadır. Uydu Televizyonları istihdam yaratmakla birlikte Malatya’nın Türkiye’ye ve dünyaya açılan kapılarıdır. Ajanslar belli kuralları olmakla birlikte, işi abone ol haberini yapayım mantığı gazetecilikle bağdaşmasa da alan memnun, veren memnun diyerekten gitmektedir. İnternet yasası çıkmasını bekleyen internet yayıncılığı da Malatya’da ivme kazanmıştır.   

Bu kuruluşlarımız basın ilkelerine, etik kurallarına uymalarının yanı sıra iyi bir yayıncılık için yıllardır çaba içerisindedir.  Yanlış yapanları da kendi içerisinde saf dışı bırakarak bu günlere gelmişlerdir.

Parayla haber yapan ve yayınlayanları, gazetecilik adı altında tetikçileri, itibar suikastı yapanları, görsel yayıncılıkla çıkar sağlayanları, çıkar çevreleriyle kola kola giren düzenbazları, muhabirlikle muhbirliği karıştıranları, tetikçiliğe soyunanları, hayatında tanımadıkları insanlar hakkında iftira atanları, Basın kuruluşlarını ele geçirerek çıkar sağlamak isteyenleri, gazeteciliği menfaat aracı olarak görenleri, Gazeteciliği kullanarak resmi kurumlardan ihale alanları, gazetecilik mesleğini kendilerini aklama, saydırma ve bürokratlara ulaşım aracı olarak kullananları meslek hayatımızda çok gördük ve görüyoruz. Ama bunların bir basın geleceği olmamıştır, geldikleri gibi gitmişler ve yok olmuşlardır.

Evet gazetecilerin sorunları vardır ama sorumlulukları her zaman ağır basmak zorundadır. Para ile haber yazmanın, gazetecilik de asla yeri yoktur. Bunun adı ahlaksızlık ve şerefsizliktir. Ve bunun bir bahanesi de yoktur. Gazeteci açısından bu böyledir.

Gelelim para ile haber yaptıran ve yayınlatanlara. Onlara ne diyeceğiz? Görsel, yazılı ve sesli haberleri ya kendi resmi kurumlarında ya da ajanslara yaptırıp her gün basın kuruluşlarına servis edip faturaları ödeyen yöneticilerin yaptıklarına ne demek gerekiyor? Resmi kurumlarda yazdırdıkları yazıyı servis eden kamu çalışanlarını nasıl değerlendireceğiz? Resmi kurumlarda çalışıp da gazetecilik yapanları görmezden gelenleri ne yapacağız? Her ay kamu kuruluşundan maaş alır gibi fatura bedellerini aldıkları İBAN’lara havale eden resmi kurumlara yaptıklarının yanlış olduğunu nasıl anlatacağız.

Elbette resmi kurumlar ve şirketleri basına reklam vermeleri kadar doğal bir şey yoktur. Ancak haber hazırlayıp yayınlattırmak, bunu aynen yayınlayacaksınız,  manşetten olsun, Birinci sayfadan verin, okunacak ilk haber olsun, Falanca Gazeteciyi programa çıkarmayacaksınız, falancayı çıkarın uygundur demek, parayla haber yayınlattırmak, hangi ahlak ve etik kurallara sığar. Bu ahlaksız teklifler ne yazık ki olağan bir durum haline geldi.

Bu duruma bir ad vermekte de zorlanıyorduk.

Başkan adını kendisi koydu:

Jeton Gazetecilik…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.