Geçen hafta olduğu gibi bu hafta da kayısı konusuna değinmek istiyoruz. Malatya’nın başka sorunu, yazılacak başka meselesi kalmadı mı, diyebilirsiniz. Haklısınız. Yazılması gereken çok sayıda mevzu, değinilmesi gereken sorun var ama kayısının içinde bulunduğu süreç gerçekten çok önemli.

İsterseniz konunun önemini çok basit örneklerle ele alıp asıl meseleye geçelim.

Diyelim, SGK’dan emekli olmuşsunuz veya bir kurumda memur olarak çalışıyorsunuz ya da seyyar satıcılıkla, esnaflıkla geçiminizi sağlamaya çalışıyorsunuz. Rakamları yazmaya gerek yok, hepimiz geçimlik gelirin ne kadar cüzi olduğunu, geçinmenin ne kadar güç olduğunu az-çok biliyoruz, yaşıyoruz.

Evin kirasıydı, çocukların okuluydu bir yana normal beslenme-yakıt giderlerini bile karşılamak binbir türlü sihirbazlık gerektirebilir.

Düşünün ki siz 1 birim maaş alırken o ay maaşınızı almaya gittiğinizde bir bakıyorsunuz maaşınıza 2 lira yatmış. Üstelik etin, ekmeğin, peynirin, kiranın bedeli artmadan olmuş bu artış.

Hayatınız, ekonomik açıdan, önemli ölçüde değişime uğramaz, derin bir nefes almaz mısınız?

Geçtiğimiz hafta içerisinde yöresel ürünlerin “coğrafi işaret tescili” konusunda ciddi çalışmaları bulunan, bu alanda isim yapmış Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kurucu ve Onursal Dekanı Profesör Doktor Yavuz Tekelioğlu, Malatya kayısısının Avrupa Birliği nezdinde tescil edilmesi yolundaki son aşamayı ve sonrasını değerlendiren bir açıklama yaptı. Gazetemizin yanı sıra Malatyahaber.com sitesinde Güler Hazar imzasıyla yayınlanan haberde (*) Tekelioğlu bize göre “kayısının tescilinin önemine dair” çok ama çok önemli açıklamalar yaptı.  

Yavuz Hoca iki yıl önce de, kayısı konusunda çok ciddi çalışmaları, kitap ve makaleleri bulunan dönemin İnönü Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Murat Asma’nın davetiyle, Malatya’ya gelmiş; ““Coğrafik İşaretler: Türkiye İçin Bir Fırsat mı?” konulu bir konferans vermişti.

Alanında tanınınmış bir isim olan bu hocamız özetle şunu söylüyor:
1.    İtiraz olmazsa Nisan, bilemediniz Mayıs, ayında tescil gerçekleşmiş olacak.
2.    Tescille iş bitmiyor. Tescili avantaja dönüştürmede başrolü Ticaret ve Sanayi Odasının oynaması ve gereğini yapması gerekiyor.
3.    Tescillenmiş ürünün fiyatı “otomatik” artıyor, artmak zorunda çünkü artık marka oluyorsunuz. Dolayısıyla kayısı bugün 3 dolara satılıyorsa tescil sonrası 6 dolar olacak.

İşte üretici başta olmak üzere sektörde yer alan tüm aktörler için kayısının tescil edilmesinin somut anlamı bu: Kayısısı olanın ve/veya kayısı işi yapanın cebine, kasasına daha çok para girecek. Bu gelir artışının sadece doğrudan üretici ve tüccarları etkilemişini beklememek lazım. Mutlaka tüm Malatya ekonomisi bundan fayda görecek.

***

Bizim gazetecilik mesleğinde “fikr-i tâkip” dediğimiz bir terim vardır. Bir haberi yaparsınız ama o haberi yapmak kadar önemli olan devamını getirmektir. Yani o haberle ilgili gelişmeleri dikkatle izleyip kamuoyuna aktarmaktır. Fikr-i Tâkip doğru yapılırsa çoğu zaman ilk baştaki haberin kendisinden çok daha önemli haberler ortaya çıkar. Yapmazsanız o haber unutulur gider, anlam taşımaz.

Anlaşılan kayısıda şu an Malatya “fikr-i tâkip” noktasında seyrediyor. Prof. Dr. Tekelioğlu tescilin kazanımının yönetişiminde Malatya TSO’ya büyük sorumluluk düştüğünü söylüyor ama sorumluluğu tamamen TSO’ya yıkmanın doğru olmayacağını düşünüyoruz. Kayısıdaki tüm aktörler TSO’yu bu süreçte desteklemeli ve eninde sonunda “AB logolu, marka olmuş, değeri en az iki kat artmış”, bizlere Allah’ın bir lütfu olan bu leziz meyvemizden elde etmemiz gereken faydayı elde edebilmeliyiz.

(*)  http://www.yenimalatya.com.tr/malatya/tescilden-sonra-ayni-fiyattan-satilirsa-ihanet-olur-h13384.html

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.