Kaçıncı defa yazdık, kaçıncı defa yazacağız bilemiyoruz. Kazalar bir türlü yaşamımızdan eksik olmuyor. Gün geçmiyor ki Malatya’da bir kaza olmasın, insanlarımız yaşamını yitirmesin. Ölüm hepimiz için ama bu şekilde pisi pisine yaşama veda etmek insana gerçekten acı geliyor. 

Hele bir de genç yaşta yaşanıyorsa bu ölümler!

Geçen hafta Akçadağ kavşağında bir otomobil ile motosiklet çarpıştı. Motosiklette bulunan Hacı Porgalı olay yerinde, Kadir Kılıç ise hastanede hayatını kaybetti. Otomobil sürücüsü Oğuz Bozkurt ise yaralı. 

Hacı henüz 18, Kadir ise 23 yaşında. Biri daha yeni çocukluktan çıkmış sayılır, diğeri hayatının baharında bile sayılmaz.  

Ateş düştüğü yeri yakar, derler, ailelerinin durumunu tasavvur dahi edemiyoruz. Anneleri, babaları, kardeşleri, arkadaşları, sevdikleri… Hepsini geride bırakarak gittiler. 

Her ikisine Allah’tan rahmet, ailelerine sabır dilerken kazalar konusunda birkaç şey söylemeden geçemeyeceğiz. Yukarıda belirttiğimiz kaza özelinden değil genel olarak belirtmek istediklerimiz var: 

Kazaların çoğunun insan kaynaklı olduğu ortada. Trafik kuralları net; hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde net hem de. Çünkü insanın kanıyla-canıyla “test” edilmiş kurallardır trafik kuralları. Her türlü kanun, anayasa, yönetim şekli değişir ama trafik kuralları değil. Sadece günün şartlarına göre güncelleme yapılır, o kadar. 

Yani trafikte kırmızı ışıkta geçilmeyecekse geçmeyeceksiniz. Bu sizin iyiliğiniz için. Bunun tartışması olamaz. 

Hatalı sollama yapılmayacaksa yapmayacaksın; hız sınırı geçilmeyecekse geçmeyeceksin. Yok efendim, yol bitmiyor da, yol boş da diyerek hız yapamazsın. Tekerin bir çukura gelir, bir an direksiyon hakimiyetini kaybedersin, bir bakmışsın ki bu acele son acelen olmuş, ecelin olmuş. 

Özellikle hız yapanları anlamakta zorluk çekiyoruz. Eğer varman gereken yere 5 dakika erken varsan eline ne geçecek? Prim mi alacaksın, birinin hayatını mı kurtaracaksın? Derdin nedir, amacın nedir? Doğada hiçbir canlı kendini öldürmek için atraksiyonlara girmez, maalesef insan hariç. 

Sanki motosiklet konusunun trafik içerisinde ayrıca ele alınması gerekiyor çünkü bu araçla yapılan kazalarda kurbanların pek şansı olmuyor. Adeta aracın kaportası sürücünün kendisi. Bir de hız yapıp, bir yere çarptın mı şansın daha da azalıyor. 

20 gün kadar oluyor, Türk basketbolunun tanınan simalarından İsmet Badem motosiklet kazasında hayatını kaybetmişti. O dönemde de öyle bir şey gündeme geldi ama gerisi gelmedi. 

Malum, eskiye göre yollar iyileşti, araçların hızı daha da arttı. Böyle bir trafik ortamında motosiklet sürenlerin daha çok risk ve tehdit altında oldukları bir gerçek. 

Öyle veya böyle, trafik kazalarını önlemek elimizde. Öncelikle akıllı olacağız. Yaşamanın öneminin farkında olacağız. Hadi kendi yaşamından vaz geçtin, başkasının canını, malını, çoluğunu çocuğunu tehlikeye atma hakkın olmadığını bileceksin; böyle bir kültürle yetişmiş olacaksın. Kurallara kesinkes uyacaksın. 

En önemlisi de ölümlü kazaların baş sorumlusu aşırı hızdan uzak duracaksın. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.