Bu soruya birçoğunuz “böyle gereksiz soru mu olur? Elbette oynarlar. Ne var bunda!” diye tepki gösterebilir.

Haklılar da.

Ne var ki böyle bir soru şunun şurasında 20-30 sene önce sorulsa, tepki gösterecek çok sayıda insan bulurdunuz. Kızların neden futbol oynayamayacağına dair sayısız fikir (!) duyardınız. Sadece ülkemizde değil, dünyanın birçok yerinde. Kızların futbol oynamasının yasak olduğu (evet bildiğiniz yasak) ülkeler bile vardı.

Zamanla birçok şey değişiyor ve bir zamanlar “tabu, yasak, olmaz” denilen şeyler sıradanlaşıyor. Çünkü konulan yasağın anlamsızlığı yaşanarak görülüyor. 

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü idi. Kızların temel eğitim hakkına dikkat çekmek amacıyla kısa filmler yayınlandı. Bu filmler, kızlarını okutmak istemeyen babaları konu ediyor.

Maalesef halen çocuklarını okutmak istemeyen aileler, az da olsa, var ama bir zamanlar kızların çoğu okuldan mahrum bırakılıyordu. Bizim kuşağın neredeyse tamamının annesi-ninesi okuma yazma bilmezler çünkü aileleri tarafından okula gönderilmediler.

Maltepe Üniversitesi ile Vanilla Media işbirliği yaparak ‘11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nde kızların temel eğitim hakkına dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen kısa filmler yayınlandı. Kızlarını okutmak istemeyen babaları konu edinen filmler, her gün dünyada milyonlarca, Türkiye’de binlerce okul çağındakikız çocuğun yaşadığı dramı konu alıyor. Kızların okumak için verdiği zorlu mücadeleyi anlatan hikayelerinen çok babalara ders olması amaçlanıyor.

Maltepe Üniversitesi ile Vanilla Media isimli bir medya kuruluşu işbirliği yaparak 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü anlam ve önemine göre kısa filmler yayınladı. Bu filmlerden biri Malatya içerikli.

Mizgin Onuk, Malatya’da kahvehane işleten Hamza Onuk’un kızı. Onuk, projede yer alan diğer babalardan farklı olarak, kızının okumasına değil futbol oynamasına karşı çıkıyor. Mizgin’in futbol oynamaya yeteneği var; zaten beden eğitimi öğretmeni bunu fark etmiş ve okul takımına almış. Sonra takım kaptanı olmuş. Baba, futbol işine tepki göstermiş ama Mizgin, futbol aşkıyla, formalarını, kramponlarını saklayarak babasından gizli antrenmanlara-maça gitmiş. Malatya Bayanlar Spor Kulübünün oyuncusu olmuş.

Mizgin’in mücadelesi elbette sonsuza kadar gizli kalamazmış. Spor Lisesi sınavlarını kazanınca babasının imzası gerekmiş ve durum kendisine açıklanmış. Anlayacağınız, “en son babalar duyar” lafı burada da gerçekleşmiş. Zaten baba Onuk “Futbolu hep benden gizli oynadı. Okulda ilk kaptan olmuş. Ne zaman oynadı ne zaman kaptan oldu? Kim oynamasına izin verdi ki bu oynadı? Meğer hep benden gizli gidip oynuyormuş. Bense ‘Top oynamasın başka ne yaparsa yapsın’ diyordum. Bir kız futbol oynar mı? Bir noktada durdum, baktım kızım istiyor, çok da başarılı, tamam dedim; nasıl isterse öyle olsun” diyerek durumu açıklıyor.

Bu noktada kızlarımızın futbol oynayabilmesinde başrolü oynayan “isimsiz kahraman”, Malatya Bayanlar Spor Kulübü Başkanı Doğan Çelebi’ye teşekkür etmek gerekiyor. Onun kızlara spor yaptırabilme mücadelesi Türk futboluyla ilgili İngilizce yayınlanan bir kitaba, İngiltere’nin en tanınmış gazetelerinden Guardian’a bile haber oldu. Onun açtığı yolda birçok kızımız futbol oynamakla kalmadı, eğitimine devam etti, okuyup öğretmen oldular.

Çelebi’nin emeği-mücadelesi ayrı bir yazının konusu. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner77