Hepimizin tanık olduğu gibi, iklim değişikliği ve beraberinde gelen sorunlar yaşamımızın bir parçası. İnsan sonuçta bu doğanın içerisinde yaşıyor, doğaya tam anlamıyla hükmetmemiz mümkün değil. Tamam, suların önüne baraj yapıp, istediğimiz gibi yönlendirebiliriz; güneşten elektrik üretebiliriz; doğadaki maddeleri birleştirip yaptığımız aletlerle göklerde kuşlardan bile hızlı uçup, aya, fezaya çıkabiliriz. Ama sonuçta işin içine büyük atmosfer, iklim olayları girdi mi, nehirler taştı mı, tsunami vurdu mu yapacak pek bir şeyimiz yok. Ancak ve ancak etkilerini azaltabiliriz, o kadar.

İnsanoğlunun doğa olaylarına karşı yapabileceği, onunla uyum içerisinde yaşamak, oyunu onun kurallarına göre oynamak. Gönül isterdi ki en baştan böyle davranalım, doğayı elimizle tahrip etmeyelim, küresel iklim değişikliği denilen sorunla karşılaşmayalım, ama oldu bir kere.

Dikkatinizi çekmiş olmalı. Son 1 ay içerisinde Malatya’da alışılagelmişin dışında yağmur yağışı oldu. Bu mevsimde yağmazdı ama yağdı. Yağmurla birlikte yıldırım carpmalardı yaşandı ve maalesef 4 vatandaşımızı kaybettik. Bilhassa Darende ve Yazıhan ilçeleri bu felaketten etkilendi; can kayıpları buralarda yaşandı. Son olarak Yeşiltepe Seyran Mahallesinde çıkan bir yangının yıldırım kaynaklı olabileceği belirtildi.

Ayrıca birçok ağaç yıldırım çarpması sonucu parçalandı. Allah korusun, aynısı insanların üzerine çarpsa ne felaket yaşanırdı, düşünmek bile istemiyoruz.

Yıldırımın açtığı zarar daha önceki yıllarda da vardı ama bu sene gözle görülür bir artış söz konusu.

Bu doğa olayına karşı önlem almak çok zor olmasa gerek. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün ve bu konuda uzmanlık sahibi kurum veya kişilerin bilgisine başvurularak, yıldırım çarpan yerlere paratoner konabilir. Artık bu işi belediyeler mi organize eder yoksa Valilik kanalıyla mı bilemiyoruz. Önemli olan sorunun çözülmesi ve önce can, sonra mal kaybının, ortadan kalkmasa bile, en aza indirilmesi.

Ümit Kayıhan’ın Ardından

Gün geçmiyor ki spor camiasından bir isim aramızdan ayrılmasın. En son teknik direktör Ümit Kayıhan’ı kaybettik. Kayıhan’ın kaybı bizi Malatyaspor’un Süper Ligden düştüğü günlere götürdü; Gaziantep’te kaybedilen maç sonrası Ümit Hocanın yedek kulübesinde hüngür hüngür ağladığı anları hatırladık.

Yakalandığı hastalık sonucu yaşamını kaybeden teknik direktör Ümit Kayıhan, kısa bir dönem Malatyaspor’u da çalıştırmıştı.

2005-2006 futbol sezonuna Feyyaz Uçar’la başlayan Malatyaspor, ilk haftalarda beklenen sonuçları alamayınca Ziya Doğan’ı işbaşına getirmiş ve Doğan ligin 25. haftasına kadar çalışmıştı. Ancak Malatyaspor, aldığı kötü sonuçlarla bir anda küme düşme hattına girince, o sezon 2. kez teknik direktörünü değiştirmiş ve ligin 26. haftasında Ümit Kayıhan’la anlaşmıştı. Malatyaspor, Kayıhan yönetiminde Rizespor’u 1-0 yenerek umutlanırken, ardından deplasmanda Fenerbahçe’ye, İnönü’de Ankaraspor’a 2-0 kaybetmiş, Beşiktaş deplasmanından 2-2’lik beraberlikle puan getirmiş ve sonrasında 4 haftalık bir galibiyet serisi yakalamıştı. Malatyaspor, sırasıyla Kayserispor’u 2-1, Konyaspor’u (D) 2-0, Ankaragücü’nü 1-0 (D) yenmiş, sondan bir önceki hafta Samsunspor’u güzel bir oyunla 3-0 yenerek kümede kalma umudunu devam ettirmişti. Ne var ki, son hafta dışarıda Gaziantepspor’a 1-0 kaybeden Malatyaspor küme düşmekten kurtulamamıştı.

Merhuma Allah’tan rahmet diliyoruz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.