Malatya:
ÇÖLLEŞME VE KURAKLIK EN BÜYÜK PROBLEM

  'Erozyon Kontrolü ve Mera Islahı' hizmet içi eğitim semineri başladı. 5 gün sürecek olan hizmet içi eğitim programında, erozyonla mücadelede kullanılan yöntemler ile yapılan çalışmalar görüşülecek.

  Çölleşme ve Erozyonla Mücadele (ÇEM) Genel Müdürlüğü tarafından Anemon Otel'de gerçekleştirilen hizmet içi eğitim semineri, açılış programıyla başladı. Şube Müdürleri, mühendis, uzman ve uzman yardımcılarının yer aldığı hizmet içi eğitim semineri 5 gün sürecek. Seminerde, erozyon ile mücadelede izlenen yöntemler ele alınacak.

 

-14 BİN HEKTARLIK ALANDA ÇALIŞMA YAPILDI-

  Elazığ Orman Bölge Müdürü Ziya Polat, hizmet içi eğitim semineri öncesinde yaptığı konuşmada, Malatya'da 5 bin 500 hektarlık alanda erozyon kontrol çalışması yaptıklarını dile getirdi.

  Bölge Müdürlüğü olarak 14 bin hektarlık alanda erozyon kontrol çalışması yaptıklarını kaydeden Polat, "Malatya'da 5 bin 500 hektarlık alanda erozyon kontrol çalışmaları yaptık. Toplamda 14 bin hektarlık alanda erozyon kontrol çalışması yaptık. Malatya'da yoğun olarak erozyon kontrol çalışmamız sürüyor" dedi.

  Polat, iklim değişikliğinin ülkelerin başındaki en büyük dert olduğuna da vurgu yaparak, "İklim değişimi kayısıya zarar verdi" diye konuştu.

 

"ÇİFTÇİLER GÜNÜ KULANACAK, TABİ BUNA KUTLAMA DENİLEBİLİRSE"

  Gıda Tarım ve Hayvancılık Malatya İl Müdürü Ali Selvi ise, küresel iklim değişiklikleri nedeniyle kışların yaz gibi geçtiğini ifade ederek, "Ocak ve Şubat aylarında sıcaklığın mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle meyvelerde erken uyanma meydana geldi. Erken uyanmayla beraber Mart sonunda eksi 8'lere kadar düşen hava sıcaklığı kayısı, aşırı derecede dondan etkilendi. 14 Mayıs'ta Dünya Çiftçiler Günü, Malatya'da kutlanacak. Malatya'nın tarımsal üretimde tek gelir kaynağı olan kayısının tamamıyla yok olması nedeniyle, Dünya Çiftçiler Günü burada kutlanacak. Tabi buna kutlama denilebilirse" şeklinde konuştu.

 

"ÇEŞİTLİ TEDBİRLER ALIYORUZ"

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar 15. Bölge Müdürü Ayhan Deligöz de, çölleşme denildiğine akla ilk olarak iklim değişikliğinin geldiğini kaydetti.

  İklim değişikliğinin etkisiyle bitki çeşitliliğinde azalma meydana geldiğini kaydeden Deligöz, "Bitki çeşitliliğinin azalmasına karşı, doğada bulunan dengenin düzeltilmesi için çeşitli tedbirler alıyoruz. Bu tedbirlerin artırılması gerekmektedir" dedi.

 

"ÇÖLLEŞMENİN ANA SEBEBİ TOPRAK EROZYONUDUR"

  Çölleşme ve Erozyonla Mücadele (ÇEM) Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Gözükara, Türkiye'de çölleşmenin ana sebebinin toprak erozyonundan kaynaklandığını kaydetti.

  Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafi konum, iklim, topografya ve toprak şartlarının erozyona karşı hassasiyeti artırdığını dile getiren Gözükara, "Ülkemizde orman alanlarının yüzde 54'ü, tarım alanlarının yüzde 59'u, meraların yüzde 64'ü orta ve şiddetli erozyona maruzdur. Ülkemizde erozyonla taşınan toprak miktarı 500 milyon ton/yıl iken; yapılan erozyon kontrolü, ağaçlandırma, bozuk orman alanlarının rehabilitasyonu, mera ıslahı, enerji orman tesisi, suni gençleştirme ve özel ağaçlandırma çalışmaları ile tarım alanlarında sulama teknolojileri ve gelişmeler; meralarda yapılmaya devam eden ıslah çalışmaları sonucu taşınan toprak miktarı yaklaşık 178 milyon ton/yıla inmiştir" dedi.

 

 

"ORMAN SERVETİ ARTTI"

  Gözükara, Türkiye'nin orman servetinin arttığını kaydederek, şunları söyledi: "2008 yılında ağaçlandırma ve erozyon kontrolü seferberliği başlatılmış. Ve geniş alanlarda ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmaları yapılmıştır. Ağaçlandırma ve erozyon kontrolü seferberliği eylem planı kapsamında beş yılda iki milyon üç yüz bin hektar alanda ağaçlandırma, rehabilitasyon,, erozyon kontrolü ve mera ıslahı çalışması planlandı. Hedefler aşıldı. 2 milyon 429 bin 604 hektar alanda 2 milyar 500 milyon fidan dikilerek büyük bir ağaçlandırma ve erozyon kontrolü seferberliği gerçekleştirildi. Eylem planı ile ormanların artırılması, bozuk orman alanlarının iyileştirilmesi, erozyonun önlenmesi, iklim değişikliğinin Türkiye üzerindeki olabilecek etkilerinin en aza indirilmesi hedeflenmiştir. Seferberliğe kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra şirketler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, öğrenciler kısaca toplumun bütün kesimleri katılmışlardır. Özellikle son yıllarda ülkemizde, ormanların iyileştirilmesi, ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmalarında büyük bir hamle gerçekleştirilmiştir. Türkiye’de yapılan ağaçlandırma, erozyon kontrolü, bozuk ormanların rehabilitasyonu, mera ıslahı, enerji ormanı tesisi, suni gençleştirme ve özel ağaçlandırma çalışmaları ile orman varlığımız sürekli artmaktadır. Orman alanımız 1972 yılında 20,2 milyon hektar iken, 2013 yılı itibariyle 21,7 milyon hektara ulaşmıştır. İlk düzenli envanter kayıtlarının tutuldu 1972 yılından bu yana yapılan başarılı çalışmalarımızla orman alanımız bir buçuk milyon hektar artmıştır. Türkiye son otuz yılda orman alanını yüzde altı, orman servetini ise yüzde kırk artırmayı başarmıştır. 77 milyon hektar olan ülkemiz karasal alanının yüzde 27,7’si ormanlara kapalıdır."/FERDİ DURDU



Yeni Malatya Gazetesi
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Bölgenin en küçük, ama en pahalı pidesi...
Malatya’da tüm ilgili kurumlara Ağustos 2016 tarihinde alınmış olan pide ekmeği tarifesinin geçerli olduğunun...

Haberi Oku