Malatya:
'Gayri maddi varlıklar ülkelerin kalkınması için tek çare”


 Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, marka, tasarım ve patentlerin dünya ekonomisinde merkezde yer aldığını ifade ederek, “Gayri maddi varlıklar ülkelerin kalkınması için son derece önemli hatta tek çare. Bunun başka bir yolu yok. Ülke olarak daha fazla kalkınabilmemiz, zenginleşebilmemiz için gideceğimiz ikinci bir seçenek yok. Fikri ürünleri üretebilen bir nesil, gençlik yetiştirmek ve bunlara dayalı bir üretim altyapısını oluşturmak zorundayız” dedi.


Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Asan, Malatya Turgut Özal Üniversitesi tarafından kariyer ve marka sohbetleri kapsamında düzenlenen ‘AR-GE ve Yenilik Ekosisteminin Fikri Mülkiyet Odaklı Dönüşümünde Üniversitelerin Rolü’ konferansta konuştu.


Asan, konferansında, 40 sene önce şirketlerin toplam varlıklarının yüzde 80’ini maddi varlıkların, fikri varlıklarının ise yüzde 20’nin altında olduğunu, 2010 yıllarda ise işletmelerin sahip olduğu fikri varlıkların yüzde 90’lara çıktığını, maddi varlıkların ise yüzde 20’nin altına indiğini ifade etti.
Aile şirketlerinin ayrılması durumunda kendi kurumları nezdinde takip ettikleri davalarda şirket sahipleri ya da aile bireylerinin şirketlerin patentleri, markaları ve tasarımları üzerinde mücadele ettiklerini kaydeden Asan, “Hiç kimse ‘şirketin şurada arabası, evi, arsası var’ demiyor. Bunlar ikinci planda. Şirketin markası, tasarımı, patentleri kimde kalacak diye bunlar üzerinde daha büyük bir mücadele olduğunu görüyoruz” dedi.


Asan, dünyada yıllık bütün ülkelerin gayri safi milli hasılatının toplandığında dünyada bir yılda 100 trilyon dolarlık bir üretilen ekonomi olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “2018 yılında ilk defa bu ekonominin içerisinde gayri maddi varlıklar yani marka, tasarım, patent değerleri 50 trilyon doları geçti. Markalaşmak, katma değeri yüksek patentler ve tasarımlar üretmek dünyada bu tür bir yarış var. Bu yarışı doğru anlamayıp, ıskalayan ülkelerin dünya rekabet sahnesinde kalma şansları yoktur. Ülkemiz için şuanda 500 milyar dolarlık ihracat hedefi konuldu. 2018-2019 yılında 170 milyar doları aştık. 2013 yılında 150 milyar dolarlık ihracatımız vardı ve o zaman 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefi koyduk. Türkiye, bu 500 milyar doları nasıl yakalayabilir? Şuanda 150 ya da 170 milyar doları nasıl elde ediyoruz? 100 milyon ton ürün satarak elde ediyoruz. Malı gemilere dolduruyoruz, tartıya koyduğunuz zaman 100 milyon ton yapıyor. 150 milyar doları 100 milyon tona böldüğünüzde her 1 kilogramdan Türkiye 1,5 dolar para kazanıyor. 500 milyar doları yakalayabilmek için akla gelen birinci yol şu; ürettiğimiz bu 100 milyon tonu 3 katına çıkarırsak ve 300 milyon ton aynı ürünlerden üretirsek o zaman bile 500 milyar doları yakalayamıyoruz, toplam 450 milyar dolar oluyor. Kaldı ki bir ülkenin bir anda üretim kapasitesini 3 kat artırması mümkün değil. Artıramazsınız, artırsanız bile pazar bulamazsınız. Onun için ikinci yol nedir, birim kilogramdan daha fazla para kazanmak. Yani her bir ürettiğimiz kilogramdan daha fazla para kazanmak. Bunun içinde her bir kilogramdan 3,5 dolar kazanabilir, 100 milyon tonu da 150 milyon ton satarsak 500 milyar doları yakalıyoruz. Pahada yüksek ağırlıkta az dediğimiz daha fazla para kazanmamız gerekiyor. Onun için Türkiye’nin gideceği yol budur. Bunu nasıl elde edebiliriz? Bunu elde edebilmemizin tek yolu markalaşmak, özgün tasarımlar, özgün patentler üreterek, birim kilogramdan daha fazla para kazanmak.”


Marka, tasarım ve patentlerin dünya ekonomisinde merkezde yer aldığını kaydeden Asan, “Dünya ekonomisinin yüzde 80’ini oluşturuyor. Ülke olarak da daha fazla zenginleşebilmemiz için mutlaka ve mutlaka böyle bir yapıya, üretim yapısına geçmemiz gerekiyor. Gayri maddi varlıklar ülkelerin kalkınması için son derece önemli hatta tek çare. Bunun başka bir yolu yok. Ülke olarak daha fazla kalkınabilmemiz, zenginleşebilmemiz için gideceğimiz ikinci bir seçenek yok. Fikri ürünleri üretebilen bir nesil, gençlik yetiştirmek ve bunlara dayalı bir üretim altyapısını oluşturmak zorundayız” diye konuştu.
 

"1125 başvuru yapıldı"


Asan, Türk üniversitelerinde patent, marka ve tasarım konusunda önemli bir farkındalık olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’de yapılan toplam patent başvurularının yüzde 15’ine yakınını üniversitelerden yapıldığını, üniversitelerden 2018 yılında bin 1125 patent başvurusu yapıldığını kaydetti.
Konferansta konuşan Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, günümüzde bilgi teknolojilerinin rekabet avantajının en önemli kaynaklarından birisi haline geldiğini söyledi.  Bu kapsamda fikri hakların her geçen gün değer kazandığını ve önemli bir ekonomik kaynak haline geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Karabulut, "Patent, marka ve tasarımlar ne kadar artıyor ve bu üretime yansıyorsa ekonomide, akademide, bilimde o kadar güçlüsünüz demektir, gücünüz artıyor demektir. Malatya Turgut Özal Üniversitesi bu durumun farkında ve sorumluluk almaktadır. Malatya patent, marka, tasarım ve faydalı model konusunda gelişmeye açık bir ilimizdir. Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin hedeflerinden biriside Malatya’yı bu konuda ilk 10 il arasında yer almasına katkı ve destek sunmaktır" diye konuştu.
"Bu konu bizim için memleket meselesidir"

Turgut Özal Üniversitesi akademisyenleri olarak sürekli laboratuvarda olacaklarını ve üreten Türkiye için bunun şart olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karabulut konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Göreve başladığımda verdiğim mesajlardan birisi şuydu; akademisyenler olarak laboratuvarda da olacağız tarlada da olacağız, atölyede de olacağız demiştim.  Üreten ve büyüyen Türkiye için  bu gerekliliğe inanıyorum.
Çok kısa bir süre önce Türkiye olarak mutluluk duyduğumuz yerli ve milli otomobil projesi tanıtıldı.
Mutluluğumuzun kaynağı asla otomobil üretmek değildir, mutluluğumuzun kaynağı bunun yerli üretilecek olması ve markasını ülkemize ait olmasıdır."

Konferansa Malatya Valisi Aydın Baruş, AK Parti Malatya Milletvekilleri Öznur Çalık, Ahmet Çakır ve Hakan Kahtalı, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, akademisyen ve öğrenciler katıldı.



GÜLER HAZAR-FERDİ DURDU / YENİ MALATYA
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner77

Bazı Kurum ve Kuruluşlara Girişte HES Sorgulaması
Bazı Kurum ve Kuruluşlara Girişte HES Sorgulaması

Haberi Oku