Malatya:
‘Malatya Bölgesi Arkeolojisi Ve Kültürel Mirasımız' çalıştay düzenlendi




 Yeni Malatya- Malatya Kent Konseyi,  Tarih Kültür Sanat Çalışma Grubu tarafından ‘Malatya Bölgesi Arkeolojisi Ve Kültürel Mirasımız’ konulu bir çalıştay düzenlendi.
 Kent Konseyi Fethi Gemuhluoğlu Toplantı Salonunda düzenlenen çalıştayda bir konuşma yapan Kent Konseyi Tarih Kültür Sanat Çalışma Grubu Temsilcisi Orhan Tuğrulca,  amaçlarının Malatya da tarihi ve kültürel envanterin her geçen gün yok olmaya başlandığına dikkat çekmek ve bu konuda yerel-ulusal kurumları çözüm üretmeye zorlamak olduğunu  ifade etti.
 Düzenlenen çalıştaylda ele alınan ve değerlendirilen çalıştayda yapılan tespitler ve çözüm önerilerine ilişkin şu bilgilere yer verildi:
 Tespitler
1.Malatya yaklaşık 10 bin yıllık tarihi geçmişi ile coğrafyasında 40 civarında höyük ve bir o kadar Tümülüs vs bulunmasına rağmen yüzey araştırmaları yıllardır yapılmamıştır. Kültür ve Turizim Bakanlığının dikkati Malatya bölgesindeki tarihi ve kültürel derinliğe çekilememiştir. Son on yılda (2003) bir kez yüzey araştırması yapılmıştır. Ancak bu yüzey araştırmaları yabancılar tarafından yapıldığından sonuçları konusunda bilgi sahibi olunamamıştır.
2.Malatya bölgesinde 40 civarında höyük ve bir o kadar da Tümülüs vs tespit edilmişken sadece Aslantepe’de kazı çalışmaları yapılmaktadır. Diğer höyükler definecilerin yağmasına terk edilmiştir.
3.2003 yılında yapılmış olan “Türkiye Arkeolojik Tahribat Raporu”na göre Malatya dâhil Doğu    Anadolu’da ciddi tahribatlar yaşanmıştır. (2013’ teki tahribatın boyutları bilinmiyor)
4.Höyük, Tümülüs ve diğer tarihi ve kültürel taşınmaz varlıklar genellikle dağlık kesimde olduğu için halk bilinçlendirilmemiştir.
5.Tahribatın önüne geçmek için Jandarma genel komutanlığının, yerel yönetimlerin ve müzelerin aldığı önlemler yetersiz kalmıştır.
6.Tahribatın nedenleri arasında: tarım alanlarının genişletilmesi, teraslama, su kanalları açma, baraj yapımları ve yoğun kentleşme olması gösterilmişken halkın bilinçlendirilmesi konusunda bilhassa kırsal alanda kitapçık, broşür gibi çeşitli bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri yapılmamıştır.
7.Türkiye, dünyada arkeolojik çalışmalara 19. yy içerisinde başlayan ender ülkelerden biri olmasına rağmen; Anadolu’nun geçmişi silinmeye yüz tutmuştur. Bu toprakların hemen hiç bilmediğimiz geçmişini simgeleyen höyükleri, düz yerleşmeleri, ören yerleri ve tümülüsleri yok olup gitmektedir. Bazı yerleşmeler artık dünya kültür tarihinde bir daha asla yerine konulmayacak şekilde yok edilmiştir.
8.Malatya, müzecilik performans kriterleri arasında yer alan başta ziyaretçi sayısı olmak üzere gelir, araştırma, yayın, geçici sergi ve tanıtım programları konusunda ciddi eksiklikler yaşamaktadır. 2010 yılının verilerine göre Malatya Müzesi  16.139 adet esere sahip olmasına rağmen çekebildiği ziyaretçi sayısı sadece 36.181 olmuştur. ( bu rakama Beşkonaklar Etnografya Müzesi ziyaretçileri de dâhildir)
9.Dünyada gelişen yeni müzecilik akımının rüzgârı ile kent müzeleri çok daha geniş mekânlara taşınarak bir eğitim kompleksine dönüşürken, Malatya’da ve Türkiye’nin genelinde hâkim olan yaklaşım koruma ve güvenlik konseptinden çıkamamıştır.
10.Müzelerimiz “birer tapınak gibi saygın”, ancak toplumun kıyısında, yalnız elitlere hizmet veren, yıl içerisinde sırf sayısal verileri şişirmek için öğrenci gruplarının zoraki gönderildiği kurumlar olmaktan çıkarılıp, gerçek anlamda bir eğitim merkezi haline getirilememiştir.
11.Bu haliyle müzelerimiz tarihi eşyaların yan yana dizildiği ve insanların bunların önünden geçmekle yetindiği mezarlıklara dönüştürülmüş durumdadır. Müzeler eşya odaklı olmaktan insan odaklı hale getirilememiştir.
12.Müzelerimiz, farklı dönemlerin, farklı din ve kültürlere ait eserleri bulundurmalarına rağmen, evrensel bir tarih bilincini temel alarak, toplumda barış ve karşılıklı anlayışı yaygınlaştırmaya aktif bir biçimde katkıda bulunmasını öngören “çeşitlilik içinde birlik” misyonundan uzak kalmıştır.
13.Okul- müze iş birliği yok denecek kadar azdır. Zaten her iki kurumun mevzuatı da iş birliğini zorlaştıran hatta imkânsız hale getiren bir durumdadır.
14.İlgili kurumlar çevrelerindeki tarihi mirası koruma konusunda yetersiz kalmışlardır.
15.Müzeler genellikle bir veya iki arkeologun ya da sanat tarihçilerinden oluşan kadrolarıyla, kimi bürokratik sorumluluklar altında ezilen, bütçeleri kısıtlı, eski eser kaçakçılığı ve tahribat karşısında çaresiz, bulundukları kentte koruma bilincinin geliştirilmesi için halk eğitim programları uygulamayı gündemlerine dahi alamayan kurumlar haline gelmişlerdir.
Öneriler:
1.Yaklaşık on bin yıllık geçmişe sahip olan Malatya, dünya kültür tarihine önemli veriler sağlamış olan Caferhöyük, Değirmentepe ve Aslantepe başta olmak üzere birçok Höyük'e sahiptir. İlk kent öncesi köy yaşamını ve ilk kent –devlet deneyimini yaşayan Malatya, coğrafi konumu nedeniyle birçok medeniyetin izlerini taşımaktadır. Bu özelliği dikkate alınarak yüzey araştırmaları çoğaltılmalıdır.
2.Yüzey araştırmaları sonucu tespit edilen arkeolojik alanların envanteri ve haritaları çıkarılıp tescil edilmelidir.
3.Envanteri çıkarılan veya henüz çıkarılamayan bu alanların korunması için Karayolları ve MTA benzeri hareketli bir teşkilatın kurulması sağlanmalıdır.
4.Envanteri çıkarılan alanların güvenliği yalnızca polisiye tedbirlerle korunamayacağı gerçeğinden hareketle bölgedeki köy ve mezralarda yaşayan köylüler broşür, kitapçık, afiş, bilgilendirme toplantıları gibi projelerle bilinçlendirilmelidir. Bununla yetinilmeyip çevre okullar ve camilerde tarihi mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının hem insanlık için hem de dini duyarlılık açısından önemli olduğu konusunda halk bilgilendirilmelidir.
5.Malatya bölgesinde yer alan arkeolojik alanların tahribat boyutunun görülebilmesi için öncelikle bilimsel bir rapor hazırlanmalıdır. İlgili bakanlığın kurum ve kuruluşların dikkati çekilmelidir.
6.Tahribatın önüne geçmek için Köy muhtarlıkları, Jandarma genel komutanlığı, yerel yönetimler ve müzeler arasında sonuç alıcı işbirliğinin kurulması için gerekli yasal önlemler bir an önce alınmalıdır.
7.Arkeolojik kazılara daha fazla geç kalınmadan hemen başlanılmalıdır.
8.Yerli ve yabancı üniversitelerin arkeolojik kazılara başlamaları için bürokratik engeller azaltılarak teşvik edici önlemler alınmalıdır.
9.İnönü üniversitesinde bir arkeoloji bölümü açılarak bölge ölçeğinde işlevsellik kazandırılmalıdır.
10.Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de okullarda zorunlu “şehir tarihi” dersleri konulmalıdır.
11.Müzelerin işlev ve imkânları çağdaş koşullar gözetilerek yeniden ele alınmalıdır.
12.Müze-okul işbirliğini arttıracak mevzuat değişikliğine derhal gidilmelidir.
13.Tarihi yapıların onarımı bilimsel denetim olmadan ihale edilmesine son verilmelidir.
14.Malatya Valiliği, Koruma Uygulama ve Denetim Büroları (KUDEB) gerek uzman gerekse bütçe imkânları açısından güçlendirilmelidir. Ayrıca bu kurum özerk hale getirilerek yasal bir statüye kavuşturulmalıdır.
15.Bir arkeoloji politikası oluşturulmalıdır. Bu bağlamda kısa, orta ve uzun vadeli projeler hemen başlatılmalıdır.
16.Tahribatın bir kısmının Karayolları, DSİ ve yerel yönetimlerin yol açma faaliyetleri sırasında yapıldığı gerçeği dikkate alınarak söz konusu bu kuruluşların uzman arkeolog, sanat tarihçisi ve plastik sanatlar uzmanı bulundurmaları sağlanmalıdır.
17.Şehirlerin geleceğinin sahip oldukları tarihi ve kültürel değerlerle ölçüleceği gerçeği tüm vatandaşlar tarafından anlaşılmasını sağlayacak projeler geliştirilmelidir.
18.“Barış için tarih” sloganı ile tarihi mirasın farklı dil, din ve etnik gruplar arasında barışı sağlayıcı yönü olduğu işlenmelidir.
19.Malatya coğrafyasının barındırdığı tarihi ve kültürel mirasın gelecek kuşaklar için ne kadar önemli olduğu projelerle bilhassa ilk ve ortaöğretim çağındaki çocuklara anlatılmalıdır.
20.Yazılı ve görsel medyanın kültürel mirasın korunması konusunda tanıtıcı programların yapılması sağlanmalıdır.
21.Kültürel mirasın korunmasına yönelik faaliyet gösteren sivil inisiyatifler desteklenmelidir.
22.Yapılması düşünülen “Kent Tarihi Müzesi” hem Malatya’nın kentsel gelişim tarihini yansıtacak şekilde olması hem de bir eğitim ve kültür merkezi niteliğine sahip olması için tasarlanmalıdır.
23.Bilhassa kırsal alanlarda takibi ve korunması zor olan kültür varlıklarının uydu takip sistemi ile korunması için gerekli çalışmalar ivedilikle başlatılmalıdır.
24.Tarihi ve kültürel varlıkların tahribatını önlemeye yönelik yasal boşlukların ivedilikle doldurulması gerekir.”
 Çalıştaya  Kent Konseyi Tarih Kültür Sanat Çalışma Grubu Temsilcisi Orhan Tuğrulca, Gazeteci- Yazar Asım Demirkök, Turizm Araştırmacısı  Bülent Korkmaz, Gazeteci- Yazar Celal Yalvaç, Fırat Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölüm Bşk. Sanat Tarihi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Aytaç, Malatya Kaçakçılık Şube Müdürlüğünden Komiser Durmuş Ali Çetin, Öğretmen Hanifi Aslan, Antropolog Hüseyin Şahin, Malatya Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü İhsan Gencay, Malatya İl Jandarma Komutanlığı Başçavuşu Mehmet Atmaca, KUDEB Başkanı Levent İskenderoğlu, İnönü Üniversitesi Güzel San. Fak. Seramik Sanatları Öğrt. Üyesi Fazıl Ercan, İnönü Ün. Tarih Böl. Öğrt. Üyesi Yrd. Doç. Dr.Recep Özman, Fırat Ün. Tarih Böl. Öğrt. Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yüksel Arslantaş, İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Fak. Resim Bölümü Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr Yüksel Göğebakan, Malatya Müze Müdürü Tevhit Kekeç, Tarihçi/Yazar Süleyman Demir, Fırat Kalkınma Ajansı –Uzman Tuba Pembegül, Malatya Valiliği Malatya Kitaplığı-Tarihçi Yahya Karakaya, Gazeteci-Yazar Raşit Kısacık, Malatya Kültür Sanat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ali İhsan Öztürk katıldı.



Yeni Malatya Gazetesi
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

"Türkiye bu tümseği aşacak"
"Türkiye bu tümseği aşacak"

Haberi Oku