Malatya:
YEMENİCİLİĞİ YAŞATMAYA ÇALIŞIYOR

  8. Malatya Tarım Teknolojileri Makine Hayvancılık ve Ekipmanları Fuarı kapsamında, Kilis'ten Malatya'ya gelen yemenici ustası Mehmet Çürük, kaybolmaya yüz tutan yemenicilik mesleğini yaşatmaya çalışıyor.

 

"4-5 KAYVAN DERİSİNDEN YAPILIYOR"

  Mehmet Çürük, yemeninin 4-5 hayvan derisinden yapıldığını ifade ederek, "Yemeni komple deriden yapılıyor. Suni hiçbir malzeme kullanılmıyor. 4-5 hayvanın derisinden meydana geliyor. Ayağı terletip, koku yapmıyor. Doktorlar, yemenilerin şeker hastalarına iyi geldiğini söylüyorlar. İçi komple deri olduğu için ayağı şişirmiyor" diye konuştu.

  9 yıldır yemenicilik yaptığını kaydeden Çürük, "Yemenilerin orijinali böyle değil. Günümüzde biz daha da modernleştirdik. Çünkü orijinalini yaptığımız zaman vatandaşlarımız, sadece süs eşyası olarak alıyorlar. Biz insanlarımız yemenileri kullansın diye yapıyoruz. Bunun yanında bu mesleğin kaybolmaması için elimizden geleni yapıyoruz" dedi.

 

"İLGİ ARTIYOR"

  Mehmet Çürük, yemeniye ilginin her geçen gün arttığını belirterek, "Yemenileri memleketimizde satıyoruz ama bizim maksadımız bunu tanıtmak. Bu nedenle de fuarlara katılıyoruz. İnsanlarımız yemenileri daha yakından görüyor ve bizden bilgi alıyorlar. Ben ilerleyen zamanlarda yemenilere olan ilginin daha da artacağına inanıyorum. Bunun için elimizden geleni yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

 

YEMENİ NEDİR?

  Yemeni, tabanı manda derisinden, yüzü ise sahtiyandan (tabaklanmış ve cilalanmış teke derisi) ibaret, tamamen el emeğine dayanan sağlıklı, giyimi kolay bir erkek ayakkabısıdır. Günümüz ayakkabı reyonlarında gördüklerimize göre yemenilerin biraz kaba bir görüntüsü olduğunu söylemek yanlış olmaz. Yemenilerin hepsinde taban bulunmayabilir; tabansız olarak imal edilenleri de vardır. Yemeninin Güneydoğu illerimize Suriye’nin Halep şehrinden geldiği söylenmektedir.

  Buna göre ilk yemenileri Suriye’de yaşayan Yemen kökenli “Yemen-i Ekber” adında bir usta dikmiştir. Bu durum “yemeni” kelimesinin etimolojik kökeni ile de ilgili bilgi vermektedir. Önceleri daha çok Suriye’de icra edilen bu meslek daha sonradan vatan sınırları içinde kalan Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Kilis vb. Güneydoğu illerimizde sürdürülmüş ve bu illerimizde yaygın olarak halkın günlük yaşamında önemli yer tutan bir iş kolu haline gelmiştir. Gerçekten de Cumhuriyet kurulmadan önceki Osmanlı İmparatorluğu döneminde yukarıda sayılan tüm bu illerimiz imparatorluğun Halep Eyaletine bağlı illerdi.

  Yemeni diken ustaya Farsça “keşfger”, Türkçe’de ise “köşger” denir. 1920’li yılların başlarında Gaziantep’te 400 kadar yemenici dükkanı olduğu söylenir. Şehrin o dönemde 30.000’i aşmayan nüfusu göz önüne alınırsa, bu sayı, yemeninin bir ayakkabı olarak ne kadar yaygın biçimde kullanılıyor olduğuna dair bir fikir vermektedir.

  Yemeninin farklı bölümleri için farklı malzemeler kullanılır. Tabanı manda derisinden, yüzü keçi derisinden, iç astarı koyun derisinden, iç tabanı sığır veya keçi derisinden ve son olarak da kenarı oğlak derisinden olmak üzere toplamı beş farklı hayvanın derilerinin zahmetli bir süreçle dikilmesinden oluşur. Sığır derisi boyalı olmakla beraber manda derisi kendi rengindedir boyasız olur. Sahtiyanın ise siyah, gül şeftali dediğimiz parlak kırmızı, annabi denilen mor, yalnızca kısa konçlu olan ve “edik” adı verilen yemeni çeşidinde kullanılan sarı rengi bulunur./FERDİ DURDU



Yeni Malatya Gazetesi
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

“Doğru planlama doğru büyümeyi getirir”
Çevre Düzeni Planı ile ilgili Başkan Polat’a sunum yapıldı

Haberi Oku