Malatya:
Zirve davasında 'JİTEM” açıklaması

 BURHAN KARADUMAN

Zirve Yayınevi Davasının 83. Duruşmasını ikinci oturumunda sanık Astsubay Abdullah Atılgan,dünkü duruşmada mahkemeye karşı ek savunmasını yapmayı sürdürerek bugünde devam edecek.

sanık Astsubay Abdullah Atılgan duruşmada JİTEM’ci olduğu iddiası ile ilgili olarak ek savunmasında açıklamada bulunan, “Henüz Jandarma Astsubay okulundan 30 Ağustos 1990 tarihinde yeni mezun olacak olan ve Tunceli İl Jandarma Komutanlığı emrinde göreve başlayacak Abdullah Atılgan’ın 29 Mayıs 1990 tarihinde Diyarbakır Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığına bağlı iken faaliyetlerine son verilen Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığının bir personeli olarak sözde JİTEM’ci olması hayatın olağan akışına terstir. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince tutularak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen JİTEM ile ilgili tutulan rapordaki bilgiler doğru ise, o dönemlerde kimlerin Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığının (JİTEM)’de çalıştığı raporda bulunan evraklarda gayet açık ve net görülmektedir. O dönemde bu birimde çalışan subay, astsubay, erbaş ve er ile birlikte sivil şahısların isim listeleri raporda açık bir şekilde bulunmaktadır. Gerek soruşturma ve kovuşturma aşamasında bu listelerde isimleri geçen ve şu anda bir kısmı halen Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görevli bulunan komutanların ve hayatta bulunan sivillerin bir tanesinin ifadesi dahi alınmamıştır. Ancak, bu raporda hiçbir şekilde ismi geçmeyen Abdullah Atılgan ise ne hikmetse sırf İlker Çınar söylediği için JİTEM’ci oluyor ve toplum nezninde itibarsızlaştırmaya ve hedef göstermeye çalışmışlardır. Beni, Jitem’ci olmakla suçlayanlar raporda Jitem’ci olarak isimi geçen şahısların doğum tarihlerine dikkatli bakmış olsalardı tamamına yakının nerdeyse babam ve dedem yaşındaki insanlar olduğunu açıkça göreceklerdi. Yani, 1986 yılında Jandarma Astsubay okuluna 15-16 yaşında giren ben, raporda bulunan isim listelerindeki 1930, 1940, 1950 vb. doğumlu insanlarla aynı yerde ve aynı birimde çalışmam da hayatın olağan akışına ters olup, akıl ve mantık dışıdır.

 

JANDARMADAN “JİTEM” AÇIKLAMASI

  Sanık Atılgan şunları söyledi, “JİTEM diye bir oluşumun bulunup bulunmadığı, varsa ne zaman kurulduğunu, hiyerarşik açıdan nereye bağlı olduğunu, görevinin ne olduğunu,  halen faal olup olmadığı, şahsımın bu oluşumla bir ilişkisinin  olup olmadığı ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı herhangi bir birimin Özel Kuvvetler Komutanlığının devamlı emrine verilip verilmediğini bilgi edinme kanunu kapsamında yapmış olduğum talebe Jandarma Genel Komutanlığının 30 Ocak 2013 tarihli yazısıyla gelen cevapta; “Kamuoyunda JİTEM olarak ifade edilen Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Komutanlığının, 1988-1990 tarihleri arasında geçici kadroyla Diyarbakır Jandarma Asayiş Komutanlığı emrinde faaliyet gösteren bir birimi ifade ettiği, Görevinin bölücü terörle mücadelede etkin istihbarat sağlanması olduğu, Halen, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde JİTEM isminde bir birimin bulunmadığı, Abdullah Atılgan’ın Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görev yapan astsubay statüsünde bir personel olduğu, Jandarma Genel Komutanlığına bağlı herhangi bir birimin özel kuvvetler komutanlığının emrine verildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı” açık bir şekilde belirtilmiştir. Jandarma Genel Komutanlığının vermiş olduğu cevap, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince tutularak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen JİTEM raporu ile bire bir örtüşmektedir.

 

SARI BASIN KARTI YOKMUŞ

Sanık Abdullah Atılgan, sanık ve gizli tanık İlker Çınar’ın mahkemedeki duruşmada sarı basın kartının bulunduğunu belirtiği, kendisinin de Mersin Valiliğine yaptığı başvuru üzerine verilen cevap da İlker Çınar’ın sarı basın kartı sahibi olmadığının bildirildiğini aktardı. Atılgan, Tarsus Ekspres Gazetesi’ne köşe yazarak buradan para aldığını söyleyen İlker Çınar’ın ifadesinin, bu gazetenin Tarsus Kaymakamlığına verdiği dilekçede, her hangi bir ücret ödenmediğinin, yine bu gazete tarafından İlker Çınar’a tanıtım yada basın kartı verilmediğinin bildirildiğini kaydetti.

 

“SÜPER AJAN” NİTELENDİRMESİ

  Sanık Atılgan savunmasında “Süper ajanımız İlker Çınar, 24 Aralık 2010 tarihli ifadesinde “2000 yılında Kamil Musa Selçuk Efes’ te bulunan İncil Akademisi’ ne gitmem konusunda tavsiyede bulundu. Bende kabul ettim ve burada 2 yıl süre ile yani 2002 yılına kadar kurs aldım. Kursu bitirdikten sonra Uluslararası yeterliliğe sahip İncil Akademisi diploması aldım” demiştir. Bu konunun da doğru olup olmadığını, böyle bir eğitim veren akademi veya okulun olup olmadığını hem Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığına, hem de Milli Eğitim Bakanlığına sordum. Her iki kurumda böyle bir resmi kuruluşun olmadığını bildirdi” ifadelerini kaydetti.

Sanık Abdullah Atılgan, “İlker Çınar Tarsus ilçesinde Tarsus Uluslararası Protestan kilisesini kurduğunu söylüyor. Ancak bu durumu Tarsus Kaymakamlığına sordum, gelen yazıda böyle bir kilisenin kurulduğuna dair kayıt bulunmadığı belirtiliyor.

 

MÜFLÜLÜKLERDEN GELEN YAZILARI OKUDU

 Sanık Abdullah Atılgan, “İlter Çınar, ifadelerinde “Selçuk, Ankara, Çukurova Üniversiteleri, Mersin, Tarsus, Silifke, Erdemli, Adana, Antep Müftülükleri konferans verdiğim yerlerdir” demektedir. Adana İl Müftüsü Kemal Aydoğan imzalı bana gönderilen cevabı yazıda “Yapılan araştırma sonucu Müftülüğümüzde “Misyonerlik” konulu konferans verilmemiştir” deniliyor. İzmir-Selçuk İlçe müftüsü İsmail Satu imzalı cevabı yazıda “İlker Çınar ile kurumumuzun herhangi bir bağlantısı yoktur” denmektedir. Erdemli İlçe Müftülüğünün vermiş olduğu cevabı yazıda ise; “2005-2013 yılları arasında kayıtlarımızda İlçemiz müftülüğü tarafından misyonerlik konulu bir konferans düzenlenmediğini,

Adı geçen İlker Çınar’ın takriben 2005 yılı içinde münferit olarak müftülüğümüzü ziyaret ederek Müslümanlığı kabul ettiğini söylediğini,İlker Çınar’ın herhangi bir davet üzerine getirilmediği, kendisinin geldiğini,İlker Çınar’a Müslümanlığı kabul ettiğini söylemek üzere geldiği ziyaret ile ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığı, İlker Çınar’ın herhangi bir yönlendirme ile değil münferit olarak ziyaret ettiği, İlker Çınar’a herhangi bir özel güvenlik tedbirin alınmadığını” yazısında açık bir şekilde belirtmiştir. Tarsus İlçe Müftülüğünün vermiş olduğu cevabı yazıda; “ İlker Çınar’ın misyonerlik ile ilgili konferans vermek üzere Tarsus Kaymakamlığına dilekçe verdiği, Tarsus ilçesi Müftülüğü konferans salonunda 23 Aralık 2005 tarihinde İlker Çınar’a “Misyonerlik Faaliyetleri” konulu bir konferans verdirildiği,  Bunun dışında İlker Çınar’a Tarsus ilçesinde daha önceden programlanarak duyurulan ve iptal edilen herhangi bir konferansın söz konusu olmadığı, Konferansa davet konusunda herhangi bir kurum veya kişi tarafından tavsiye ve yönlendirme yapılmadığını” belirtmiştir. Ankara İl Müftüsü M.Hakkı Özer imzalı cevabı yazıda; “Yapılan arşiv araştırması neticesinde ilimiz ve ilçe müftülüklerimizce Misyonerlik konulu hiçbir konferans düzenlenmediği ve ilgi yazınız eki dilekçede ismi belirtilen şahsın yani İlker Çınar’ın konuşmacı olarak görevlendirilmediği anlaşılmıştır” denmektedir. Gaziantep İl Müftüsü Mahmut Karatepe imzalı cevabi yazıda; “İlker Çınar isimli şahsın 2005-2007 yılları arasında Gaziantep İl Müftülüğünde misyonerlik ile ilgili konferans verdiğine dair herhangi bir kaydının bulunmadığı” bildirilmiştir. Ben, İlker Çınar’ın bu konudaki yalanlarını tek tek resmi kurumlardan gelen yazılarla mahkeme heyetine anlattım. Benim bu yaptığım işlemi iddia makamı yapmış olsaydı, İlker Çınar’ın yalanlarını iddianameye gerçekmiş gibi koymamış olacaktı” şeklindeki ifadelerle mahkemeye kendisine gelen resmi yazıları paylaştı. Atılgan gelen yazıları mahkemeye sundu.

 Duruşmaya bugünde devamedilecek.

 



Yeni Malatya Gazetesi
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Çınar; "Hiç bir fedakârlıktan kaçınmıyoruz"
Çınar; "Hiç bir fedakârlıktan kaçınmıyoruz"

Haberi Oku