Malatya:
Zirve sanığından ‘Hodri Meydan' çağrısı

 

BURHAN KARADUMAN

  Malatya'daki 18 Nisan 2007 tarihinde Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel'in öldürülmesiyle ilgili davanın 82.. duruşması Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

   Duruşmaya tutuklu sanıklardan Emre Günaydın, Salih Gürler, Abuzer Yıldırım, Hamit Çeker ve Cuma Özdemir  ve Hüseyin Yelki, Ruhi Abat, Varol Bülent Aral ve Emekli Orgeneral  Hurşıt Tolon katılmazken, tutuklu sanıklar Malatya eski İl Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Mehmet Ülger, Binbaşı Haydar Yeşil, jandarma görevlileri Abdullah Atılgan, Murat Göktürk, Mehmet Çolak, Adil Akçay ve Adem Gedik, , Zirve Yayınevi eski çalışanları Levent Ercan Gelegen ise duruşmada hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları katıldılar.

 Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki Zirve Yayınevi Davasının 82. Duruşmasında sanık Astsubay Abdullah Atılgan mahkemeye ek savunma yapmayı sürdürdü.

 

“Televizyona çıkınca görüşmeye gittik”

 Sanık Atılgan, “Ben İlker Çınar’ın ismini ilk defa tüm Türkiye gibi 29 Ocak 2005 tarihinde Hulki Cevizoğlu’nun sunduğu Ceviz Kabuğu programına kafasında kese kağıdı ile katıldığında duydum. İlker Çınar Ceviz Kabuğu programına çıkıp ilginç ve dikkat çekici açıklamalarda bulunmasına müteakip İstihbarat Şube Müdürü Jandarma Yarbay M.Murat Karaca’ın emirleri doğrultusunda kendisi ile 31 Ocak 2005 tarihinde, yani medyaya çıktıktan iki gün sonra kısım amirim Jandarma Yüzbaşı Süleyman Can ve aynı birimde görevli personelim Uzman Jandarma Çavuş Birol Babayiğit ve İlker Çınar’ın yanında asistanım dediği Sinan Yorulmaz isimli şahıs olduğu halde Tarsus İlçe Jandarma Komutanlığında buluştuk ve tanıştık. Nitekim ben İlker Çınar ile tanışmam konusunu bilen ve yanımda bulunan bu şahısların tanık olarak dinlenmesini defalarca talep etmeme rağmen savunma hakkım kısıtlanarak red edilmiştir. “Ben daha medya çalışmasına başlamadan önce görüştüm’’ yalanını uyduran İlker Çınar ifadelerinde maalesef bunlardan hiç bahsetmeyerek sanki tüm görüşmelerini benimle yalnız olarak yaptığı izlenimi vermek için olaya gizem katmış ve mahkeme heyetine yalan söylemiştir. Mahkemeye sunmuş olduğum, Mersin İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğündeki günlük tüm faaliyetlerin kaydedildiği personel ve araç görevlendirme defterinden de anlaşılacağı üzere, İlker Çınar’ın söylediği gibi ben kendisiyle TUSHAD’ın talimatıyla değil, Mersin İl Jandarma Komutanın şifai emri, İstihbarat şube müdürüm M.Murat Karaca’nın görevlendirmesi ile Kısım amirim Süleyman Can ve beraber çalıştığımız Birol Babayiğit ile birlikte İlker Çınar isimli şahısla görüşme maksadıyla ilk irtibatımızı sağladık ve kendisiyle Tarsus İlçe Jandarma Komutanlığında tanıştık” ifadelerini ileri sürdü.

 

“İlker Çınar benim haber elemanımdı”

  Sanık Atılgan ifadesini şu şekilde sürdürdü, “Eğer İlker Çınar ile sözde TUSHAD talimatı ile tanışmışsam görevlendirme defterinde benimle beraber tanışmaya giden Süleyman Can ve Birol Babayiğit ile gitmemize emir vererek bizi görevlendiren dönemin İl Jandarma Komutanı ve İstihbarat Şube Müdürüm M.Murat Karaca’da o zaman TUSHAD’ın üyesi olmuş oluyor. Bu durumda illegal sözde bir örgüt olan TUSHAD adına çalışan ben, İl Jandarma Komutanımın ve istihbarat şube müdürümün emirleri ve direktifleri doğrultusunda legal olarak görevlendirilmem hayatın olağan akışına terstir.

Ben kendimden öyle eminim ki, bu iddialarda bulunanlara hodri meydan diyorum, yapılacak iş çok basit, İlker Çınar ile tanışmamda yanımda olan kısım amirim Süleyman Can, aynı birimde çalıştığım Birol Babayiğit, İlker Çınar ve yanında olan Ceviz kabuğu programına da beraber çıktığı ve asistanım dediği Sinan Yorulmaz’ın 31 Ocak2005 tarihli HTS kayıtlarını isteyin, benim, Süleyman Can’ın, Birol Babayiğit’in, İlker Çınar’ın ve Sinan Yorulmaz’a ait tüm telefonların yaklaşık 4-5 saat Tarsus İlçe Jandarma Komutanlığının hizmet binasında baz sinyal bilgisi verdiği açık bir şekilde görülecektir. İlker Çınar; 25 Mayıs 2012 tarihli ifadesinde “Abdullah Atılgan’ın kesinlikle haber elemanlığı yapmadım. Bilakis ben onu bir nevi haber elemanı ve kurye gibi kullandım” demiştir. İlker Çınar’ın bu beyanı da ilk sekiz ifadesinde hiç bahsetmediği yeni bir yalanıdır.  Mahkemeye 7 Eylül 2012 tarihinde yapmış olduğum savunmamda sunmuş olduğum iddianame eklerinde bulunan Mersin İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde tutulan Kasa Ödeme Defterinin ve Defter-Doküman İnceleme ve Tespit tutanağındaki İlker Çınar’ın bilgileri haber elemanı kayıt formuna göre yazılmıştır.

İlker Çınar’ın ilişiğinin kesilme nedeni olarak, Mersin İl Jandarma Komutanlığının 2008 yılının başında “diğer istihbarat birimlerine ve kendi menfaatleri doğrultusunda çalıştığından ilişiği kesilmiştir.” tespiti yapılmıştır. Görüldüğü gibi ilişik kesme belgesinde sadece benim imzam olmayıp kısım amirim Süleyman Can ve şube müdürüm Hüseyin Arslan’ın imzaları da mevcuttur.”

 

“Her hangi bir şeyin çalınmadığını belirilmiştir”

 Sanık Atılgan, “ İlker Çınar ilk ifadelerinde hiç bahsetmediği ancak iftirada ve yalanda sınır tanımayarak, 1 Kasım 2012 tarihli 101 sayfalık iadesinde, imzalı boş apostillerinin çalındığını söyleyerek Bolatlı köyündeki bu hırsızlık olayını benimle ilintilendirmeye çalışmıştır. İlker Çınar, böyle bir hırsızlık olayından önceki ifadelerinde hiç bahsetmemesi, yine tüm senaryoların, kurguların yazıldığı Ocak-2012 tarihli ifadesinde bahsetmesi, gerçekte böyle bir olayın yaşanmadığını sonradan yazılan senaryo gereği kendisine söylettirildiğini göstermektedir.  Ama maalesef İlker Çınar’ın bütün yalanları araştırılmadan, soruşturulmadan iddianameye, sözde tespit edilmiştir ve ispat edilmiştir şeklinde geçmiştir. Tarsus Cumhuriyet Savcılığına ve Tarsus İlçe Jandarma Komutanlığına bilgi edinme kanunu kapsamında sözde bu hırsızlık olayını, sordum. İlker Çınar’ın kayınvalidesi Ünzile Uzuçar’a ait Bolatlı köyündeki evinde 2010 ve 2011 yıllarında hırsızlık suçu ile ilgili İlker Çınar’ın adının geçtiği herhangi bir soruşturma dosyasının bulunmadığını belirtmiştir. 10 Temmuz 2011 günü saat 20.00 sıralarında Fahri Uzuçar’ın Bolatlı köyünde bulunan evlerinin alt bölümünde bulunan odalara girilmiş olduğu ihbarı yapması üzerine olay yerine giden Jandarma ekibince tutulan tutanakta, çocukların oyuncak almak için eve girdiği ve her hangi bir şeyin çalınmadığını belirilmiştir.  Soruşturma evraklarından da anlaşılacağı üzere İlker Çınar hırsızlık ihbarının yapıldığı evin bulunduğu Bolatlı köyüne 17 gün sonra gelmiş olayla ilgili de hiç konuşmamıştır. İlker Çınar’ın sözde hırsızlık olduğunu iddia ettiği Tarsus İlçesi Bolatlı Köyündeki Metruk evde hırsızlık olayının meydana gelmediğini ve İlker Çınar her konuda olduğu gibi burada da yalan söylemiştir” ifadelerini ileri sürdü.

 

“Ben Ankara’da iken benimle Mersin’de görüşmesi mümkün değil”

  Sanık Abdullah Atılgan, İlker Çınar’ın Malatya’da 11 Ocak 2007 tarihinde Malatya’da katıldığı 1. Çalıştaydan sonra Mersin’e dönerek kendisine bilgi aktarması iddiası ile ilgili olarak ise şunları söyledi, “İlker Çınar benimle 11 Ocak 2007 tarihinde görüştüğünü söylüyor. Ancak ben o tarihte Ankara ilinde bulunmakta ve hizmet içi eğitim kursundayım.  İddianame dosyasına konan HTS kayıtları bilinçli olarak kesilerek gerçekler gizlenmiştir. İddianame dosyasına benim cep telefonu HTS kayıtlarını bilinçli olarak 8 Ocak 2007 tarihinden itibaren yaklaşık 1 ay süre ile keserek koymuşlar. Ben iddianın geçtiği tarihte Ankara’da bulunuyorum. Bana bilgi aktardığını söylediği telefon ise Jandarmaya tahsisli görev telefonu ise o tarihte HTS kayıtlarına göre Mersin’de sinyal veriyor. Benim İlker Çınar ile görüşmem için o cep telefonuna kablo bağlayarak Ankara’ya çekmem lazım. Ben o tarihte Ankara’da kurstayım. Mahkemeye o tarihte katıldığım kurs ile ilgili aldığım belgeyi sunuyorum.”

  Mahkeme duruşmaya yarın devam edecek.



Yeni Malatya Gazetesi
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner64

Hasan Çalık’ta Poliklinik Hizmeti Başladı
Hasan Çalık’ta Poliklinik Hizmeti Başladı

Haberi Oku