Maalesef bu hafta yine hepimizi, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs belasından bahsedeceğiz. 

Çin'de başlayıp bütün dünyayı etkisi altına alan, İtalya'da her gün yüzlerce kişinin öldüğü, ülkemizde de yaklaşık bir haftadır ölüm olaylarının başladığı virüs daha çok can alacak gibi gözüküyor. Can kaybının yanı sıra çok ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalıyor insanlık. Bilhassa özel işlerde çalışanlar işinden oluyor, şirketler kapısına kilit vurmak zorunda kalıyor.

Küresel ölçekte değerlendirmeleri bir yana bırakalım Malatya'da sokağa çıktığınızda dükkanlar boş. Kahveler vesaire zaten kapatılmak zorunda kalındı ve kapatıldı. Lokantalar doğru dürüst yemek bile çıkaramıyor. Çıkarır ama kime satacak, millet yemek yemeye bile korkar hale geldi. 

Elbette işin ekonomik boyutuna takılıp kalmıyoruz. Sağlık olsun. Para dediğimiz şey bir şekilde kazanılır, telafi edilir. Ama canınız gitti mi sağlığınız gitti mi telafisi yok. Onu alacak para da yok pul da. 

Dünyanın bilimsel alanda gelişmiş ülkeleri bu belaya karşı aşı geliştirmek için harıl harıl çalışıyorlar. Basından takip ettiğimiz kadarıyla Çin, Avustralya, Almanya, İsrail, Amerika gibi ülkeler bazı gelişmeler kaydettiler. Denemelere bile başlayan oldu ama bu tür işler hemen "hop" demekle olmuyor. Zaten o bilim adamları da bunu söylüyor. Deney aşaması var, bir sürü bizim de anlamadığımız teknik boyutu var, yasal boyutu var. Ancak süreç tamamlanıp aşıdan emin olunduktan sonra toplum üzerinde uygulanabilecek. 

Malatya Valiliği koordinasyonunda ilgili sağlık kuruluşları ilimiz ölçeğinde önlemler alıyor. Yetkililerin uyarılarını dinlemekte yarar var. 

Malatya'nın sağlıkta yükünü çeken Turgut Özal Tıp Merkezi özel muayene ve ameliyatları durdurdu. Sağlık turizmi kapsamında gelen hastaların kabul edilmesi de durduruldu. Yeşilyurt Belediyesi vatandaş sağlığını riske etmemek adına randevulu sisteme geçmiş. 

Bu ve benzer önlemler elbette devam edecek. Bu illeti atlatana kadar uymak zorundayız. Şakası yok çünkü. 

Bizi asıl endişelendiren hususlardan biri şu: Ne acı ki küçümsenmeyecek sayıda vatandaşımız tam bir aymazlık içerisinde bildiğini okumaya devam ediyor. Bu hastalığın bilhassa bir hastalığı bulunanları ve yaşlıları tehdit ettiği, vakanın ölümle sonuçlanma oranının bu insanlar üzerinde yüksek olduğu bilinmesine karşın, günaşırı birçok yaşlı insanı caddelerde, otobüslerde görüyoruz. Gerçekten acil işleri mi var, illa çarşıya inmeleri mi şart, hiç sanmıyoruz. 

Sosyal medyadan takip ettiğimiz kadarıyla bir güruh daha var ki, evlere şenlik. "Yok biz bilmem nereliyiz, bize bir şey olmaz" diye söze başlayan ardından ipe sapa gelmez komplo teorileriyle (!) koronavirüsü hafife alan bu vatandaşlara ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Bilhassa sosyal medya üzerinden yalan haber yayıp paniğe yol açanlarla bu elemanlar yarışıyor resmen. 

Bir bölümü daha ileri gidip devletin bizim sağlığımız için koyduğu yasakları ihlal yoluna gittiğini de görüyoruz. Büyük çoğunluk öyle olmayabilir ama sağlığımızı tehlikeye atacak oranda bu sorumsuz insanlardan var. 

Ne diyeceğimizi bilemiyoruz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.