Evkur Yeni Malatyaspor, 2018-19 sezonuna iyi bir başlangıç yaparak ligin ilk devresini 3. sırada bitirmişti. Lig o haliyle bitmiş olsa, ikili averaj gereği, ikinci sayılacak, Şampiyonlar Liginde ön eleme oynayacaktı. İlk yarı için çok ama çok güzel bir performanstı bu. Ancak nasıl ki maçlar 45 dakika üzerinden oynanmıyorsa, lig de tek devre üzerinden oynanmıyor. Maalesef Yeni Malatyaspor şu veya bu nedenlerle ikinci yarı iyi bir performans sergileyemedi. Yapılan transferlerin tutmaması mı, giden oyunculardan bilhassa Botuaib'in aranması mı, bazı maçlarda (Beşiktaş ve Başakşehir) ince ince doğramalar mı, YMS'nin iyi bir performans sergileyememesi, güzel futbol oynayamaması mı, ne dersek artık, hoşumuza gitmeyen sonuçlar aldık. 

Türkiye Kupasında final kapısından dönülmesi işin tuzu biberi olunca Teknik Direktör Erol Bulut görevinden istifa etti. Biz açıkçası Erol Hocanın ayrılmasına üzüldük. Sezon sonuna kadar kalmasını, daha sonra ne olacaksa olmasını beklerdik ama bilmediğimiz şeyler olacak ki, yürümeyen evlilikler gibi, ayrılmaktan başka çare kalmamış. Yeni Malatyaspor'a kazandırdıkları için bir Malatyasporlu olarak kendisine teşekkür ediyoruz. Umarız ileride hem kendisi hem YMS başarılı olmaya devam eder. Yılmaz Vural, Ziya Doğan, Mehmet Özdilek gibi birçok teknik direktör Malatya'da önemli kariyer başlangıcı yapmışlardı. Buna Erol Hoca da eklendi. 

Bulut görevi bıraktıktan sonra Sportif Direktör Ali Ravcı yönetiminde teknik heyet başa geçti. İlk iki maçta gayet iyi performans sergiledi ve güzel oyunla önemli iki galibiyet aldılar. Açık konuşalım, bu ligde ne olacağı belirsizliğini koruduğundan, Kasımpaşa maçı öncesi az da olsa endişeli idik. Muhtemel bir yenilgi takımın küme düşme hattına yaklaşmasına neden olabilirdi. Bereket bazen eleştirilen kaptan Adem Büyük'ün iyi performansı (güzel bir kafa golü ve ikinci golün hazırlayıcısı) 2-1 galibiyeti getirdi. Bu maçta YMS oyuncularının, bilhassa son dakikalarda galibiyeti korumak için, çabası takdire şayandı. Sonuçta 3 puan, çok güzel oldu, tehlike tamamen ortadan kalktı. 

Akhisar maçını kazanmak da kolay değildi. Ne olursa olsun umudu devam eden bir takım ve ilk yarıda YMS'den daha iyi oynadılar. İkinci yarı kontrolü ele geçiren sarı-kırmızılı temsilcimiz bu maçı da üç puanla tamamlayıp tekrar ilk beş hedefine odaklandı. 

YMS, Pazar günü Erzurum Büyükşehir Belediyespor'la önemli bir maç oynayacak. Bu maç açıkçası konuk takım açısından daha büyük önem taşıyor çünkü işin içinde düşme-kalma var. Ama YMS de kazanmak istiyor, beşincilik hedefi var. 

Federasyonun böylesine önemli bir karşılaşmayı akşamın saat yedisine alması inanılır gibi değil. Ramazan ayındayız, maça gelecek insanların önemli bir bölümü oruçlu., Futbol, dünyanın en büyük takımları arasında bile oynansa, seyircisiz anlam taşıyor mu? Bu maç planlamasını yapan kimse futbolda seyircinin, seyir zevkinin ne anlama geldiğini bilmiyorlarsa, demek hiç futboldan anlamıyorlar. Hafta içi Şampiyonlar Liginde muhteşem, unutulmaz maçlar izledik: Liverpool-Barcelona ve Ajax-Tottenham. Bu maçlarda seyirci olmadığını veya üç-beş bin kişiyle oynandığını düşünsenize. Televizyonda isterse dünya nüfusunun tamamı izlesin maçı, tribünde seyirci olmazsa tadı olmuyor. 

Böyle bir ortamda Yeni Malatyaspor Kulüp Müdürü Selçuk Günaydın sosyal medya hesabından şöyle bir açıklama yaptı: 

"An itibarıyla (Perşembe 22.30) satılan misafir tribün 1180, ev sahibi 368. Bu gurur hepimizin. Biz maçları televizyonda izleyip sallamaya devam edelim. Yanlış anlamayın ama takımımız son 3 haftaya girerken ligde 5. sırada ve UEFA yolunda belki de en önemli maçımıza çıkıyoruz. Allah aşkına yapmayın. Yıllarca hayalini kurduğumuz ligdeyiz. Nerelerden ve ne çilelerden çıkıp geldik buraya, ne çabuk unuttuk. Kendi evimizde birileri bize deplasman yaşatsın diye gelmedik buralara. Evlatlarınıza Malatyaspor'u sevdirin. Şu üç büyüklere karşı duyulan platonik aşktan vazgeçirin. Doğduğu şehrin takımına sevdalansın, babasıyla gittiği bir Malatyaspor maçını hatıralarına kazısın. Allah, Peygamber aşkına"

Keşke mesajında "sallama" ifadesini kullanmasaydı ama Selçuk Günaydın'ın kısa mesajı bizce çok önemli. Ne olursa olsun ilgi bu kadar düşük olmamalı. Evet, belli ki Federasyon maçı "televizyon yayınına" feda etti. Ancak Erzurum'dan, onca yoldan, bu kadar insan yer ayırtırken Malatya'nın böyle bir rakamda kalması olmamış. Yakışmamış. Bir maçlığına çare bulunur iftara. Oruçlular yemeklerini hazır edip stat içerisinde "hayfana" yapsalar ne güzel olur!

"Üç büyüklere karşı duyulan platonik aşk" ise başlı başına bir yazı, inceleme konusu. Maalesef Türkiye'de böyle bir hadise var. Malatyaspor (eski,yeni fark etmez) bizim, memleketimizin, Malatya'nın takımı. Onun başarısı hepimizin gururu, neşesi. 

Takımımızı yalnız bırakmayalım. 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.