Terör, dünyada birçok ülkenin başına olmuş bir bela.

En gelişmiş ülkelerden en geri kalmış ülkelere kadar birçok toplum terör eylemleriyle karşılaşıyor. Terörü önlemek, onunla mücadele etmek için en gelişmiş istihbarat, güvenlik servislerini kuran devletler de siyasi istikrarın olmadığı, iç savaş içerisine girmiş devletler de terörden zarar görüyor.

Her yıl yüzlerce, binlerce insan terör yüzünden hayatını kaybediyor, sakat kalıyor. Teröre kurban giden insanların trajedisi şahıslarıyla sınırlı kalmıyor. Terör geride daha fazla sayıda öksüz, yetim, dul bırakıyor. Annesini, babasını, kardeşlerini, arkadaşlarını, dostlarını derin acılara gark ediyor.


Maalesef ülkemiz terör belasından çok çekti, çekmeye devam ediyor. Bizim gençlik yıllarımızda “sağ-sol” denen terör olayları vardı. 70li yıllar bu hadiselerle geçti. Şimdinin gençlerine garip gelebilir ama o yıllarda farklı görüşlere sahip olanlar bir diğerinin mahallesinden bile geçemezdi. Birçok insanımız bu olaylarda canını yitirdi. 80li yıllarda terörün bu türü sona erdi derken 1984 yılında PKK terörü çıktı.

Sonrasını hepimiz az-çok biliyoruz. Halen Türkiye bu terörden çekmeye devam ediyor.


Son iki yıl içerisinde ülkemiz bugüne kadar görmediği yoğunlukta terör olaylarıyla sarsılıyor. Bir yandan İŞİD bir yandan PKK acımasız eylemlerle ocaklara ateş koymaya devam ediyorlar. Terörün insan canına karşı verdiği zararın yanı sıra ekonomi bundan büyük zarar görüyor. Turist, yatırımcı ülkeye gelmeye çekiniyor.


***

Toplumumuzda büyük çoğunluğun teröre karşı olduğunu biliyoruz.

Hangi aklı başında insan terörden medet umar ki? Sağduyu bunu gerektiriyor.

Ülkemizde yaşanan terör eylemlerini protesto amaçlı Malatya’da ‘Teröre Tepki’ mitingi düzenlendi. Malatya Valiliğinin koordinesinde düzenlenen mitinge katılım gerçekten üst düzeydeydi.

Bu noktada sevindirici olan, toplumun her kesiminden insanların teröre karşı ortak duruş sergilemesiydi. Siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, sendikalar, neredeyse her yaş grubundan insan teröre karşı tepkilerini ortaya koydular.

Terörü başarısız kılmanın yolu bu birlikten geçiyor.

Siyasal, dinsel, ekonomik vb. alanlarda farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz. Bundan daha doğal bir şey olamaz. Toplumun kendi düşüncemize uygun yapılanması için de mücadele edebiliriz. Bunlar normal, demokratik bir toplumda olması gereken şeyler.

Ancak bu düşüncemizi birilerine şiddet uygulayarak gerçekleştirmeye kalkamayız. Bunun ne demokrasiyle ne insani değerlerle bağdaşan yanı olamaz.

Tam bu noktada önem arz eden bir durum daha var. Terörü yapanlar bir şekilde bizim sempati duyduğumuz siyasi söylemleri kullanıyor diye terörist örgütlere, teröristlere sempati duyamayız. “Ama” ile başlayan cümleler kuramayız, “benim teröristim iyidir” anlamına gelecek yorumlarda bulunamayız.

Terör hiçbir şekilde hoş görülemez, desteklenemez.

Terörizmi siyasi bir yöntem olarak uygulayanları boşa çıkarmanın yolu bu olsa gerek!

***

İstiklal Marşımızı yazan büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” demiştir.

Umarız ne Türkiye ne Malatya olarak bir daha teröre karşı miting yapmak zorunda kalmayız.


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.