Malatya da amatör olarak müzikle uğraşırken; fırsat buldukça bu alanda faaliyet gösteren derneklere gidiyor, konser ve etkinliklerine katılıyordum. Buralarda gördüm ki Malatya musikisinden ziyade, Türk Sanat Müziği ağırlıklı çalışmalar mevcuttu. Ayrıca korolardaki ses ve saz sanatçılarının çoğunluğu ilimizde görev yapan yabancı memur ya da İnönü Üniversite’sinden müzik bölümü öğrencileriydi ki bunların da çoğunluğu başka illerden okumaya gelmişti.  Gerçi ben de ağırlıkla sanat müziği icra etmekte idim ama bir Malatyalı olarak Malatyalı sanatçılar ve bunlara ait eserlerin yeterince işlenmediğini, Malatya merkez musikisi başta olmak üzere Arguvan, Polat, Akçadağ, Arapgir türkülerinin de ya az ya da hiç çalışılmadığını, bazı alaylı yetişen mahalli sanatçılarımıza fırsat tanınmadığını fark etmiştim. Bunların değerlendirilip işlenmesi gerektiğini birkaç kez gündeme getirdim. Ancak çeşitli gerekçelerle kabul görmedi.

Bunun üzerine 2003 yılında bir grup öğretmen arkadaşla Malatya Müzisyen Eğitimciler Sanat Derneğini (MESD) kurduk. Derneğimizin kuruluş amaçlarında Malatya Musikisini araştırıp geliştirmek, sonraki kuşaklara aktarmak, Malatyalı sanatçılar adına panel, konser, anma ve ses yarışması düzenlemek de vardı. Bu bağlamda sanatçı hemşerilerimiz Fahri Kayahan, Sami Kasap, Zehra Bilir, Hakkı Coşkun, Necati Coşkun, Ufuk Erbaş, Belkıs Akkale, Bedri Karahan adına anma programları ve konserler düzenledik. Bunların yanı sıra, Malatya Türküleri, Arguvan Türküleri, Polat Türküleri konser ve etkinliklerini de düzenlemiştik. Bu etkinliklerimizin tamamının videoları, görsel ve yazılı basın dokümanları arşivimizde mevcuttur.

Sıra Selahattin Alpay’a geldiğinde adına düzenleyeceğimiz konser ve ses yarışması teklifimizi hiç zorluk çıkarmadan, hiçbir talepte bulunmadan, kapris yapmadan kabul etti. Oysa kulislerde çok duymuştum “ …o , para almadan gelmez, saz heyeti ücreti adı altında da olsa ücret talep eder vb...” diye. Ne kadar yalan ve yanlış bir ön yargı ve algı oluşturulmuş bu nahif ve vefalı Malatyalı sanatçı hemşerimize…

Kaldı ki biz dernek olarak bırakın para vermeyi giderlerimizi dahi zor karşılamaktaydık. Zira sırtımızı bazı dernek ve vakıflar gibi ne devlete, ne etnik bir gruba, ne de siyasal bir güce dayamıştık. Tamamen kendi yağımızla kavrulmaktaydık. Hoş halende aynı durumdayız ya…

Neyse Selahattin Alpay Türk Halk Müziği Konseri ve Ses Yarışması’nın finali, Battalgazi İlçesi’ndeki tarihi Silahtar Mustafa Paşa Kervan Sarayı’nda 05.05.2015 tarihinde gerçekleştirildi. Hâlbuki biz bu etkinliği Sabancı Kültür Merkezinde gerçekleştirmek üzere rezervasyon bile yaptırmıştık. Ancak o zamanlar Battalgazi İlçesi Belediye Başkanlığı görevinde bulunan Sayın Selehattin Gürkan bizi arayıp, bu programı Battalgazi’de, restorasyonunu yeni yaptırdığı Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayında yaparsak ilçe ve kervansarayın tanıtımına büyük katkı sağlayacağını belirtmişti. Biz de bu talebi dernekçe uygun bulup 2000 civarında seyircinin izlediği konser ve ses yarışması finalini dönemin Malatya Valisi Halil İbrahim Daşöz, Battalgazi Kaymakamı Mehmet Eriş, Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Sanatçı Selahattin Alpay ve birçok sayıda daire müdürünün katılımı ile gerçekleştirmiştik. Laf aramızda şimdilerde Büyükşehir Belediye başkanımıza ulaşmak için randevu almak ve 3-4 kapıdan geçtikten sonra ulaşılabilmekte…

Selahattin Alpay ile en son İstanbul’da 2019 yılında aynı sahneyi paylaşmıştık. O yıl, Malatyalı Fahrinin 50. Ölüm yıldönümü idi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Esenler Belediyesinin ortaklaşa organizasyonuyla Fahri Kayahan adına bir anma programı kararlaştırılmış, Alpay da konser kadrosunda yer almıştı. Anma ve konser öncesi beni arayıp Fahri Kayahan eserlerini güzel seslendirdiğimi söyleyip bu organizasyonda benim de mutlaka yer almam gerektiğini belirtip konser kadrosuna alınmamı sağlamıştı. Bu duygu ve düşüncesi ne yalan söyleyeyim beni ziyadesi ile mutlu etmiş sevindirmişti. Kendi açımdan Kıymet bilen birine hem de sanatçı büyüğümüze rastlamak memleketimizde pek de mümkün değildi.

Malatyalı Fahrinin amcası oğlu Yaşar Kayahan abimizle programa gittik. Kalabalık bir seyirci önünde sırası gelen akademisyenler, yazarlar müzik otoriteleri Malatyalı Fahrinin hayat hikayelerini, eserlerinin özelliklerini vb. konuları anlattı. Sanatçılar çok bilindik eserlerini seslendirdi. Yaşar Kayahan üstat Fahri ile olan anıları anlattı. Sıra bana geldiğinde ise Selahattin Alpay’ın tavsiyesi ile hiç duyulmadık eserlerini seslendirdim. Salonun tepkisi ve alkışlardan çok beğenildiği izlenimi edinmiştim.

Konu madem Selahattin Alpay idi. Bende değerli sanatçımız ile ilgili bu anımı siz vefalı ve nahif Malatyalılarla paylaşmak istedim. Zira bu anıda bir de Üstat Malatyalı Fahri de vardı. Sizlerle paylaşmayıp ta ne yapacaktım?

GELELİM TÜRKÜLERİN EFENDİSİNİN

KISA HAYAT HİKAYESİNE

Çocuk denecek yaşlardan itibaren Malatya yazlık çay bahçelerinde başlayan sahne çalışmaları Ankara ve İstanbul gazinoları, turneler, fuarlar, radyo ve televizyon programları ile devam etmiş, farklı dönemlerde dört kez de “Yılın sanatçısı” ünvanını kazanmış efendi bir sanatçı ve iyi bir aile babasıdır.

1950 yılında Malatya’da doğdu. İlk ve ortaokulu Malatya’da, liseyi ise (Ankara Akşam Ticaret Lisesi) Ankara’da bitirdi. İlk müzik çalışmalarına, 1967 yılında Malatya Halk Eğitim Merkezi’nde başladı. Buradaki hocaları ise Mehmet Yumrutepe ve Süleyman Sökmen’di. Aynı yıl ilk 45’liği olan “Emo Suya Gider Eli Boş Gelir”i yaptı. Askere gittiği 1971 yılına kadar 8 adet 45’lik daha yaparak müzik çalışmalarına devam etti. Vatani görevini Manisa’da Askeri Bando’da yaparken şan, nota ve solfej dersleri aldı. Askerlik sonrası Ankara’da bir kamu bankasında çalışmaya başladı. Bu dönemde Özcan Tamer yönetimindeki Halk Evleri Genel Merkezi Halk Müziği Korosu çalışmalarına katıldı. Aynı dönemde Nida Tüfekçi ve Coşkun Güla gibi Halk Müziği’nin önemli hocalarıyla çalışmalarını sürdürerek onların bilgi ve tecrübelerinden faydalandı.

1975 yılında Ankara Radyosu Sanatçılık Sınavı’nı kazanarak yerel sanatçı statüsüyle birçok program yaptı. İlk uzunçalarını 1978 yılında kendi derlediği “Örenli Gelin” adlı türküyle yaptı.

1981’de artan tekliflerle beraber müzik çalışmalarını sürdürmek için İstanbul’a taşındı. Çocuk denecek yaşlardan itibaren Malatya yazlık çay bahçelerinde başlayan sahne çalışmaları, Ankara Gençlik Parkı Gazinoları, İstanbul Gazinoları, turneler, fuarlar, özel konserler, çeşitli radyo ve televizyon programları ile halen devam etmektedir.

Bugüne kadar kendisine ait 150’ye yakın derlemenin yer aldığı, 8 adet 45’lik plak, 1 adet uzunçalar plak, 28 kaset/CD çalışması ve 9 adet de sinema filmi yaptı. Yurtiçi ve yurtdışında birçok solo ve kadrolu konserler verdi. Tüm bu sanatsal hizmetleri karşılığında değişik dönemlerde 4 kez “Yılın Sanatçısı”, Magazin Gazetecileri Derneği tarafından ise “Ömür Boyu Başarı Ödülü”’ne layık görüldü.

2001 yılından 2015 yılına kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda “Solist Sanatçı” unvanıyla görev yaptı ve bu kurumdan kendi isteğiyle emekli oldu.

İlk 45’liği olan “Emo suya gider eli boş gelir” türküsü ile önce Malatya halkının ve sonrasında tüm Türkiye’nin dikkatini çeken, güçlü ve tenor ses özelliğine sahip Selahattin Alpay, başta Malatya olmak üzere Elazığ, Urfa, Diyarbakır, Adıyaman, Erzurum, Erzincan, Sivas ve Kerkük türkülerini başarıyla icra etmektedir. Sanatçının icrasıyla meşhur olan türkülerin bazıları şunlardır; “Emo Suya Gider”, “Nazike”, “Örenli Gelin”, “Malatya Malatya Bulunmaz Eşin”, ”Arap Atı Gibi Sallar Başını”, “Kuyudan Su Çekerler”, ”Altın Yüzüğüm Kırıldı”, ”Ahlatın Başındayım”, ” Tello”, ”Bir Ay Doğar İlk Akşamdan Geceden”, “Yollar Seni Gide Gide Usandım”, “Etek Sarı Sen Etekten Sarısın”, “Çakmak Çakmağa Geldim”, “Çift Candarma Geliyor”…

TRT disipliniyle yetişmiş bir sanatçı olan Selahattin Alpay, tüm sanat hayatı boyunca, kültürel çeşitlilik ve zenginliğimizin mirası olan türkülerimizin derlenmesinde, icrasında ve gelecek kuşaklara aktarılmasında gerekli özeni göstermeye çalışmıştır.

Sosyal sorumluluk projelerine önem veren sanatçı halen İstanbul’da sanat ve ticaret hayatını sürdürmektedir. Sanatçı, evli ve 3 çocuk babasıdır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.