Bundan 2 hafta kadar önce Büyükşehir Belediyesi Özel Halk Otobüsü hat sahipleri Belediye önünde bir eylem yapmışlardı. Araya başka gündem girdiği için ele alamadık; haber yaptık ama şimdi değerlendirmesini de yapmak istiyoruz. Bizim ve yakınlarımızın tanık olduğu bazı sorunları da ekleyerek…

Bildiğiniz gibi, büyükşehir belediyesi uygulamasına geçildikten sonra belediyenin taşıma şirketi MOTAŞ eskiden belediyelik olan yerlere de taşıma yapmaya başlamıştı. Bu uygulama önceden kısmen başlamıştı ama sonra şehrin birçok bölümüne yayıldı. Hem ilçeler hem merkezde özelleştirmeler oldu; eskinin minibüs/hat şoförleri yapılan sözleşme doğrultusunda otobüsleri sürmeye başladılar.

Ancak eylem koyan şoförlerin iddiasını göre, bu uygulama kendilerine ekonomik anlamda sıkıntı yaratmış. İşin başında “belediye yetkililerinin ortalama yüzde 15 ücretsiz kart bulunduğunu söylediklerini, ancak bu oranın yüzde 40’ları bulduğunu” söylemekteler.

Yüzde 40 gerçekten az bir rakam değil. Neredeyse yarısı. Dedikleri doğruysa, bu şartlarda iş yapmak, piyasada ayakta kalmak gerçekten zor. Şoförler, belediyenin bu noktada devreye girip ücretsiz binen yolcular için belirli miktarda ödeme yapılmasını istemekteler.

Ücretsiz binenler kafalarına göre binmiyorlar şüphesiz. Belirli yasalar doğrultusunda ücretsiz veya indirimli bilet uygulamasından yararlananlar var. Ücretsiz kart sahibi olup “işi sulandıranlar” da olunca hadise farklı noktalara gidiyor. Dediklerine göre, bir kişinin 27 kez binmesi gibi.

Burada bizim takıldığımız bir nokta var.

Bu uygulama başlatılırken, yani hatlar özelleştirilirken, enine-boyuna tartışıldı mı? Hat sahipleri ile belediye yetkilileri ne görüştüler, ne konuştular? Aralarında nasıl bir sözleşme yapıldı? Bunun sonuçları inceden inceye görüşüldü, konuşuldu, tartışıldı mı?

En önemlisi:

Sıkıntı olmaması için maddeler açık açık kağıda döküldü ve usulüne uygun imza edildi mi?

Maalesef bizde huy olmuş. Bir işi önce yapacağız, sonra ortaya çıkan sorunları çözmeye çalışacağız.

Yıllar önce Malatya Valiliği yapan Saffet Arıkan Bedük, Avustralya’da tanık olduğu bir uygulamayı anlatmıştı. Bedük’ün de içinde bulunduğu bir heyet özellikle OSB’ler konusunda  geziye gitmişlerdi. Orada heyeti kurulmakta olan bir sanayi bölgesine götürmüşler. Heyet bakmış ortada devasa, görkemli fabrikalar, işletmeler olmadığı gibi ortada iskeletleri bile gözükmüyor, sadece bir tesis yapılıyor.

Bizimkiler, haliyle, nerede sanayi bölgesi, demişler. Avustralyalılar “şu anda biz altyapı çalışmalarını yapıyoruz, işler yerin altında sürüyor. Bu görülen de ‘Arıtma Tesisi’. Bina sonraki iş”.

Biz de, yaptık, oldu…

Aynısının otobüs hatlarının özelleştirilmesinde de yaşandığını düşünüyoruz.

Örneğin bildiğimiz, zaman zaman yolculuk ettiğimiz hattan örnek verelim. Memleketimiz olan Çırmıhtı sokakları dar, eski bir yerleşim sonuçta. Zaten arazi de yok pek. Otobüsler o sokaklara giremiyor, ana arterlerden gidip geliyor. Ne var bunda diyeceksiniz? Minibüsler varken, sağlığı yerinde olmayan, yaşlı-başlı insanlar neredeyse evinin kapısına kadar götürülürdü ama bunu otobüsle yapamıyorsunuz. Ayrıca yine arazi uygun olmadığı için TOKİ konutlarının olduğu yere otobüs çıkmadı uzun süre. Şimdi 2 saatte bir gidiyor. Burası şu an Çırmıhtı’nın nüfusunun en çok olduğu mahalle üstelik.

Bu arada şehir taşımada bir sorunu MOTAŞ yetkililerine aktaralım. Malum, Battalgazi Belediyesi eski DSİ’nin yerine taşındı. Burası ilimizin en büyük belediyelerinden ve birçok insan toplu taşıma kullanarak oraya gidiyor. Ancak o hatta otobüsle yolculuk yapanların belirttiğine göre (eğer yanlış görmediyseler), hiçbir otobüsün ışıklı tabelasında “Battalgazi Belediyesi” yokmuş. İnsanlar ya sağındakine solundakine ya da şoföre sorarak belediyeye gitmeye çalışıyor.

Çok mu zor acaba ışıklı tabelaya “Battalgazi Belediyesi” yazmak.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.