Yaşam:
'Hamallıkla artist oldum”

Tarak, kalem, defter satarken kendisini bir anda Yeşilçam filmlerinde bulan Mehmet Yağmur (75), kötü adam rolüyle 120’ye yakın filmde oynadı. Yağmur, “Sinemada kötü adam olmak her adamın kârı değil. 1970’te bize 100 lira yevmiye veriyorlardı ki çok iyi paraydı. Günde 3 filmde kötü adam rolünde oynuyorduk. 30-35 kişilik kötü adam kadromuz vardı, her filmde bunlar oynuyordu” dedi.

1959 yılında daha 17 yaşındayken Malatya’dan trenle İstanbul’a kaçan Yağmur, Kapalıçarşı’da kalem, tarak, defter satarken bir zabıtayla kavga etti ve kaçtı. Yeşilçam Sokağı’nda tanıştığı bir kişi sayesinde setlerde ışıkçılığa başlayan Mehmet Yağmur, sette amirlik yapmaya başladı. 1970 yılında Antalya’da Yılmaz Duru ile ‘Bin Yıllık Yol’ adlı film çekimine giden Yağmur, kamera arkasında çalışırken, bir oyuncunun gelmemesi üzerine, Yılmaz Duru’nun ‘Mehmet seni oynatalım’ demesiyle ilk olarak  ‘Bin Yıllık Yol’ filminde rol aldı.

Sinemaya, ‘kötü adam’ olarak adım atan Yağmur, “60-70 lirayla filmlerde kavgacı olarak başladım. 1973 yılında Mehmet Yağmur oldum. Yönetmenler Osman Faik Seden, Natuk Baytan, Remzi Jöntürk, Yılmaz Atadeniz beni sevdiler, oynattılar ama biz yerimizi bilemedik. İsmimin olduğu 110 filmde rol aldım. O zaman bizden başka kötü adam yoktu. Erol ağabey, ben, Bilal İnci, Turgut ağabey, Hayati Hamzaoğlu, Kenan Pars vardı. Hamallıkla artist oldum” diye konuştu.

Yağmur, günlük 2-3 filmde kötü adam rolünde oynadığını anlatarak, şunları söyledi: “Sinemada kötü adam olmak her adamın kârı değil. Her adamın işi de değil. Her adam, kötü adamda olamaz çünkü yapılan işte alımı, bilgisi, yeteneği olacak. Yumruğu yedin, yere nasıl düşeceksin? ‘Takla at, yuvarlan’ diyor, yanlış düştüğün zaman kolunu kırarsın. Bunları bilmezsen kavgacı olamazsın. 1970’te bize 100 lira yevmiye veriyorlardı ki çok iyi paraydı. Günde 3 filmde kötü adam rolünde oynuyorduk. 30-35 kişilik kötü adam kadromuz vardı, her filmde bunlar oynuyordu. Kapalı çarşıda tarak, defter satarken birden kendimi Yeşilçam Sokağı’nda buldum. Işıkçılıkta çalıştım ama gözüm karaydı. Atla atla, düş düş, vur vur, kır kır, hiç korku yoktu. Kavganın A’sından Z’sine her şeyini biliyorduk. Nereden vurursun, nereden gidersin bunu bilemezsen olmaz, çekemezler. Onun için bir kariyerimiz vardı. Orayı da koruyabildiğimiz kadar koruduk.”

Filmlerde zaman zaman talihsiz anlarda yaşadığını ifade eden Yağmur, “Gerçek dayak yediğim filmde oldu. Yılmaz Köksal kazara ayağı kaydı gözümün altına bir yumru attı, ‘gözüm çıktı’ sandım. Malkaçoğlu filmini çekerken ölümlerden döndük. Köprüden bizi aşağı atma sahnesi vardı. Camoka vuruyor, Cüneyt Arkın’ı ve bizi suya atıyor, Dalaman çayına. Dalaman çayının derinliği yarım metre, altı da betondu. 15 metreden aşağı düştük. İpi kestiler patır patır düştük ve canlı çıktık. O kadar ki işimiz sertti. Şuan ki aklım olsa bir tanesinde bile oynamazdım, canınla dövüşüyorsun” dedi./FERDİ DURDU



FERDİ DURDU / YENİ MALATYA
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

21 Mart Nevruz Bayramı
21 Mart Nevruz Bayramı

Haberi Oku