Tarih 14 Temmuz 2016 idi.

Aylar öncesinde Ağrı Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Aleattin Aslan tüm Gazeteciler Cemiyetlerini Ağrı’ya davet ederek “Ağrı’yı gördükten sonra unutamayacaksınız”  diye tüm Cemiyet Başkanlarına çağrıda bulunmuştu. Bizi de arayarak mutlaka geleceksiniz diye de bizden söz almıştı. Bu nedenle söz vermiştik, Ağrı’ya mutlaka gidecektik.

Gün geldi, çattı, 15 Temmuz’da Ağrı’da toplanacağız. Ama terör endişesi yaşayan Cemiyetler hala Ağrı’ya gidip gitmemekte tereddüt ediyordu. Bunun üzerine biz Ağrı’ya 14 Temmuz sabahı hareket ettik. Adı terörle anılan Ağrı bu nedenle güç kaybetmiş, göç vermiş. Ağrı Valisi da ısrarla Türkiye Gazeteciler Konfederasyonuna bağlı Gazeteciler Cemiyetlerinin Mardin’de olduğu gibi, Ağrı’da da toplanmasını istiyordu. Rahmetli olan Gazeteciler Cemiyet Başkanı Haydar Karaduman ile birlikte Gazeteci Hüseyin Karaaslan’ın aracıyla yola çıktık.

Elazığ Çevre yolundan hızla geçip Bingöl üzerinden Solhan’a vardık. Yol kenarındaki lokantaya girip ne yiyeceğiz diye etrafa bakarken, yabancı olduğumuzu gören bir vatandaş, “Solhan’da haşlama, Karlıova’da kavurma yenir” diye yol gösterince Solhan’ın haşlaması ile açlığımızı giderdik. Uçsuz bucaksız bir tek ağacın dahi bulunmadığı Muş Ovasına ve ortadan akan Murat nehrinin neden değerlendirilmediğini düşünerek, Patnos, Bulanık, Malazgirt, Tutak ve Hamur ilçelerini bir bir geçtik. Her ilçe girişlerindeki tabela önlerinde durarak oraya gittiğimizin belgesi olsun diye de resimler çektik. Bunları hemen sosyal medyada paylaşarak diğer meslektaşlarımıza da yol gösterdik.

Diğer Cemiyetlerden anında aramalar başladı, oralarda ne var diye sorular gelmeye başladı. 600 Kilometre yol yaptık, durduk, dolaştık sorduk. Doğu insanı misafirperverlik anlayışıyla hemen bizi karşıladı, çay ikram etti, hal hatır sordu. Ne terör, ne bir trafik kontrolü, ne de askeri arama… Oysa terör var algısı nedeniyle Bingöl, Muş, Ağrı illerimiz ve bağlı ilçeleri verilen göçler nedeniyle adeta terk edilmiş bir görüntü veriyordu. Terör algısı nedeniyle Ağrı da büyük kayıplar vermiş. Oysa Ağrı’da görev yapan Vali ve Emniyet Müdürlerinin Malatya’ya atandıklarını biliyoruz.

Vali Kutlu Aktaş, Emniyet Müdürleri  Hasan Özdemir, Orhan Savaş uzun yıllar Malatya’da görev yaptıklarında Ağrı’dan övgüyle bahsederlerdi. Onların anlattığı Ağrı ile gördüğümüz Ağrı arasında çok fark vardı. Ağrı adeta kaderine terk edilmiş, bunu engellemek isteyen il yöneticileri de projeler geliştirerek, insanları Ağrı’ya çekmenin yollarını arıyorlardı.

Ağrı’ya varan ilk Gazeteciler biz olmuştuk. Cenas otele yerleştikten sonra de konakladıktan sonra Gazeteciler gelmeye başladı.  Türkiye Gazeteciler Konfederasyonuna bağlı 7 Gazeteciler Federasyon Başkanı, 74 İl Gazeteciler Cemiyetleri başkan ve temsilcileri gelmişti.  Ağrı Valisi Musa Işın’ı makamında ziyaret ettik. Vali Işın uzun uzun anlattı: Ağrı mükemmel bir yer ama terör algısının sıkıntılarını yaşıyoruz. Bunu kırmak istiyoruz. Terörle anılmak bizi üzüyor. İshak Paşa Sarayı ve Ahmedi Hani hazretleri gibi değerlerimizle anılmak istiyoruz.  Buraya gelmekte asla endişe etmeyiniz. Bu nedenle sizleri Ağrı’da görmek bizleri mutlu ediyor.

Ağrı Kültür Merkezine götürdüler. İshak Paşa sarayının maketi ve Nuh’un Gemisinin maketi gelenleri karşılıyor.  Yanında da bir Cafe-Restoran yer alıyor.  Sonra yürüyerek il merkezini gezmeye başladık… Bir zamanlar Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık’ın kaldıracağım dediği Hava Şehitleri anıtının önünden geçerek Ağrı’nın İstiklal Caddesi olarak gösterilen Cumhuriyet Caddesinden geçtik. Cadde trafiğe kapalı ve bir haylide kalabalık. Ancak arka sokaklara sokak demek çok zor. Toz duman, çevre temizliği yok denecek durumda. Ağrı Gazeteciler Cemiyetine gidiyoruz. Önü ve yanı toz toprak içinde. Ağrı Belediyesinin bu yerlere süratle el atması gerekiyor.

Eski Doğanşehir Kaymakamı Mehmet Soğukpınar Ağrı Valisi Yardımcısı olarak görev yaptığını öğrendik hemen ziyarete gittik. Samimi şekilde bizleri karşıladı ve hemen Doğanşehir’i sormaya başladı. Bir süre Doğanşehir’in projelerini konuştuk, özlem giderdik. Akşam olmuştu, Vali Musa Işın Stat Cafe’da akşam yemeği veriyordu. Yemeğe katıldık, Batman, Muş, Bulanık ve Malazgirt’ten gelen gazetecilerle sohbete daldık. Otele döndük, odamıza çekildik, istirahat edelim derken Remzi Hayta Malatya’dan aradı, darbe oldu haberin yok mu diye sordu. Şakayı bırak ne darbesi deyince televizyonu açtım TRT’de darbecilerin bildirisi okunuyordu. Darbe haberleri üzerine televizyonlara odaklandık. TRT’den okunan bildiriyi dikkatle izledikten sonra bir hayli endişeye kapıldık. Kanlı bir darbe teşebbüsü olduğu ilk görüntülerden ortaya çıkmıştı. Kim oldukları bilinmiyordu.

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanı Nuri Kolaylı ve Federasyon Başkanları gece saat 00.30’da  Ağrı Valiliğine gittiler ve Valinin yanında olduklarını gösterdiler. Darbeciler tarafından Sıkıyönetim Komutanlığına atanan darbeci Komutanın “seni almaya geliyorum” diyen darbecilere sert çıkan Vali Musa Işın’ın yanında beklemeye başladılar.

Rahmetli Başkanımız Haydar Karaduman odasından çıkıp bizim odaya geldi, ne yapacağız diye sordu. Oteldeyiz, burada sıkıntı yok, bekleyeceğiz diyerek gelişmeleri takip etmeye başladık. Darbeciler kısa sürede püskürtüldü, oyun bozuldu. Sabah olduğunda Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu darbeye karşı tek gündemle toplandı,  darbecilerin hedefinde ki  Ağrı Valisi Musa Işın’ın da katıldığı ortak bildiri okundu. Medyanın darbecilere karşı verdiği mücadeleden övgüyle bahsedilerek “Medya darbecilere geçit vermedi” ifadelerine yer verildi.

Ağrı’da toplanan gazeteciler unutamayacakları bir gün yaşadılar. Vali Musa Işın’dan Doğubeyazıt gezisinin yapılmamasını istediler. Ama Vali kararlıydı, “Hayır Doğubeyazıt gezisini yapın” diye ısrar edince de Doğubeyazıt’a hareket ettik. Darbenin sabahında Doğubeyazıt’ı gezdik. Kışlaların önlerine çöp ve diğer kamyonlarla barikatlar kurulmuştu.

İshak Paşa Sarayını gezdik, Ahmet Hani’nin küllüyesini 15 Temmuz günü ziyaret ettik Ağrı ‘da gazeteciler hayatları boyunca unutamayacakları bir gün yaşadılar. Her darbe sözü edildiğinde Ağrı’yı hatırlayacaklardı. Ağrı da unutamayacağımız bir gün yaşadık.

Darbe teşebbüsü ile irkildik, Medyanın dik duruşuyla gururlandık, siyasilerin ortak görüşüyle ümitlendik. Ağrı’yı asla unutmayacağız.

Yıllar geçti. 15 Temmuz diye konuşulmaya başlanınca da ilk aklımıza gelen Ağrı oldu. Ağrı’yı ve 15 Temmuz’u asla unutamıyoruz.

Resimlere baktık 15 Temmuz sabahı TGK’nın ortak bildirisi etrafında dimdik durmuşuz, Malatya Gazeteciler Cemiyeti olarak. Hem de bilmediğimiz bir il’de Ağrı’da…

Ağrı’daki 15 Temmuz gecesi hala hafızalarımızda yer alıyor…