MART 2014'TEN BU YANA EN BÜYÜK FELAKETLE KARŞI KARŞIYAYIZ

Ağbaba’nın konuşması şu şekilde: “Malatya bilindiği gibi hem Türkiye'nin hem de dünyanın ön önemli kuru kayısı üreticisi. Türkiye'nin kuru kayısı üretiminin tamamını, dünyanın kayısı üretiminin de yüzde 85'ini Malatya karşılıyor. Türkiye açısından son derece stratejik bir tarım ürünü. Malatya kayısısı, Malatya çiftçisine, esnafına ve tüccarına hayat veren, ihracatı sayesinde Türkiye ekonomisine çok büyük katkısı olan bir ürün. 2021-2022 sezonunun başladığı 1 Ağustos 2021'den bu yana, önceki sezona kıyasla, ihracatımız yüzde 33 artarak 229 milyon dolardan 306 milyon dolara yükseldi. Böylelikle, övünerek söylemek isterim ki kuru meyve ihracatında lider duruma yükseldi. Ancak 14 Nisan’da Malatya'da bir doğal felaket yaşandı, don oldu. Don dolayısıyla 1.300 rakımın üzerindeki yeni çiçek açacak yerler dışında, tomurcuğa gelmiş kayısının neredeyse tamamına yakını yandı. 29-30 Mart 2014'ten bu yana görülen en büyük felaketle karşı karşıyayız.”

YÜZDE 70’İN ÜZERİNDE ZARAR VAR!

 “Don felaketi nedeniyle Battalgazi, Yeşilyurt, Yazıhan, Darende, Kale, Elâzığ Baskil ilçeleri yani düşük rakımın olduğu yerlerde yüzde 70'in üzerinde bir zarar var. Sadece kayısı değil, badem, ceviz, meyveye gelmiş her şey yanmış durumda. Kısacası, Malatya bir doğal afetle karşı karşıya. Malatya son üç yıldan beri afet sebebiyle kayısıdan verim alamıyor yani üretici borçlanarak kaysısını yaşatmaya çalışıyor. Geçen yıl don olmuştu, üreticiler bankalarından kredi çekti, şimdi borcu ödeme zamanı ama para yok. Malatya'da ÇKS'ye kayıtlı 31 bin üretici var. Primlerinin yüksekliği nedeniyle üreticinin sadece yüzde 23'ü TARSİM'e sigortalı olmuş durumda, bu da tutarın sadece ve sadece yüzde 6'sı. Ayrıca, TARSİM yaş kayısıyı 6 TL'den sigorta yapıyor ama şu anda yaş kayısı 25 TL olarak tahmin ediliyor yani kısaca TARSİM dertlere deva değil.”

DALINDA KAYISI DONDU, ALTINDA ÇİFTÇİ DONDU

ÜRETİCİNİN ZARARI KARŞILANSIN

 “Kayısı tutsa da tutmasa da üretici kayısıya bakmak zorunda, âdeta bir çocuk gibi yetiştirmek zorunda; tutmasa da ilaç verecek, su verecek, gübre verecek, mazot atacak, elektrik harcayacak, emek verecek. Geçen yıl mayıs ayında mazot 6,5 TL'ydi, şu anda 22 TL. 120 TL olan CAN gübre 400 TL, DAP gübre 750 TL. Bakır, çiçek, çil ilaçlarının da fiyatları 3'e katlandı. Bir dönüm kayısı bahçesi tutsa da tutmasa da 1.000 TL harcaması lazım. Malatya üreticisi kayısı tutmasa da bugünden, on beş ay boyunca dönümüne aylık 1.000 TL harcamak zorunda. Çiftçi pahalı olduğu için gübre atmıyorlar, verim düşüyor. Dalında kayısı dondu, altında çiftçi dondu. Malatya'yı önce AKP'nin beceriksizliği nedeniyle ekonomik felaket sonra doğal felaket vurdu. Eğer kalıcı çözüm bulunmazsa Malatya’yı çok zor günler bekliyor. Afet bölgesi ilan edilir mi bilmiyorum ama kredi borçlarının faizleri ertelenmeli, eğer çiftçi, faiz de ertelenmezse iyice biter. Mutlaka dönüm başına doğrudan destek şart. Bir an önce yetkilileri göreve davet etmek istiyorum. Sizin nezdinizde bütün Türkiye Büyük Millet Meclisine de bunu duyurmak istiyorum.”