KARACİĞER NAKLİNDE AVRUPA BİRİNCİLİĞİNİ DÜNYA İKİNCİLİĞİNİ MALATYA’YA ÇOK MU GÖRDÜNÜZ?

Dünyada sağlığa önem veren ülkelerin başında gelen ülkelerden biriyiz.

Malatya’mız İnönü Üniversitesi Araştırma Hastanesi, Karaciğer Nakil Hastanesi, Onkoloji Hastanesi, Malatya Eğitim Araştırma Hastanesi, Kadın ve Çocuk Hastanesi, Battalgazi Hastanesi, İlçe Hastaneleri, özel hastaneler ile adeta bir hastaneler şehri olmuştur.

Rahmetli Turgut Özal, Araştırma Hastanesinin temelini atarken şöyle demişti; Araştırma Hastanemize Türkiye’nin Dünyanın çeşitli yerlerinden hastalar gelecek dediğinde ufku olmayanlar, inandırıcı bulmamış siyaseten söyledi olarak düşünmüştü.

Türkiye’nin, Dünyanın dört bir yanından gelen hastaları, karaciğer nakli olan hastaları, hastanemizde şifa bulan hastaları görünce göğsümüz kabarıyor. Malatyalı olarak gurur duyuyoruz.

Hastanelerimizdeki başarılar, doktorlarımızın, hemşirelerimizin diğer görevli personelimizin ekip olarak düzenli çalışması ile elde edilmiş başarılardır.

Malatya Karaciğer Naklinde Avrupa Birincisi, Dünya İkincisi…

Prof. Dr. Sezai Yılmaz Hocamız, ekibindeki hocalarımız tarih yazmışlardır. Diğer hocalarımız da hakeza.

Gecenin bir saatine Sezai Yılmaz Hocamızın telefonu çalar. Hızlı bir şekilde giyinir. Kar demez kış demez Hastaneden organ nakil çantasını ilgili aletleri alır. Yanına da ekibinden olması gerekli sağlık personeli ile olayın olduğu yere ambulans helikopter ile gider. Zaman kaybedilmez. Organlar alınır. Turgut Özal Araştırma Hastanesine dönülür. İlgili ekipler ile iletişim kurulmuştur. İlgili hastalara organ nakli gerçekleşir.

Ambulans helikopter olmadan böyle bir olayı nasıl gerçekleştireceksiniz…

Veya Ambulans Helikopter geç geldiğinde organlar özelliğini yitirdiğinde böyle bir olayı nasıl gerçekleştireceksiniz…

İlgili bürokratlar, sağlık bakanlığımızın ilgili birimleri bu yanlıştan en kısa sürede dönmeliler…

İnsan hayatında dakikaların önemi büyüktür. Beş dakika, on dakika, on beş dakika, yirmi dakika, yarım saat bile çok önem arz eder…

Değerli okuyucularım sizlere başımdan geçen bir olayı anlatacağım;

1990 lı yıllar Malatya Gazi Lisesinde idareci olarak çalışmaktaydım.

Bir Perşembe günü, okulumuzun en iyi nöbet görevini ifa eden bir öğretmenimizin görevli olduğu koridorda bir öğrencimiz bir başka öğrencimizi bıçaklıyor.

Öğrenci kanlar içinde bitişik de Adafı Sağlık Ocağı var.

İlk etapta sağlık ocağına götürdük. Tampon yaptılar…

Ambulansla Malatya Devlet Hastanesine gönderildi.

Okul idarecileri öğretmenler, arabalarımıza 15,16, 17 yaşlarındaki gümrah öğrencileri üçer dörder alarak Malatya Devlet Hastanesine gittik.

Allah’a şükür kalp damar cerrahı operatör doktorumuz o anda orada imiş…

Öğrencilerimizin kan gruplarına bakıldı. Kan grubu tutan öğrencilerden kan alındı.

Yaralanan öğrencimiz ameliyata alınmıştı.

Hâlbuki 18 yaşında küçük kişiler kan veremez.

Bizim, doktorların onu hesap edecek durumları yoktu.

İlgili Kalp Damar Cerrahımız ameliyattan çıktı.

Ameliyathanenin kapısının kenarına oturdu.

Ağlamaya başladı.

Sonra şöyle dedi.

Enver Hocam bu öğrencinizi 20 dakika ile kurtardık.

20 dakika daha gecikse kan kaybından vefat ederdi.

Bıçak öyle bir noktaya gelmiş ki, kalbinin altına, bir de öğrencinin kalbi delikmiş.

İnsanın hayatta kalması yapılacak müdahalenin erken olmasına doğru müdahale yapılmasına bağlı.

Malatya da Dünya çapında doktorlarımız var.

Zamanla yarışan hastalarını dakika ile hayata bağlayan doktorlarımız, geciken hastalara ne yapabilirler.

Doktorlarımızın eli ayağı olan ambulans helikopter ne gerekçe gösterilerek Malatya dan alınır.

Malatya’mızın bölgemizin insanı bu kadar değersiz mi?

Ambulans Helikopterimizin sözleşmeli pilotu Atilla Özdemir, Askeriyede yıllarca her rütbede pilotluk yapmış Malatya sevdalısı bir arkadaşımız.

Bir anısı şöyle anlatmıştı.

Bir kış günü Pütürge’nin dağ köylerinden birinden bir hastayı aldık. Hiçbir vasıtanın gidemeyeceği bir noktada, Turgut Özal Araştırma Hastanesine getirdik. Hasta zamandan kazanılarak kurtarıldı.

Örneğin, Doğanşehir in Gövdeli, Örneğin Kuluncak ilçemizin veya Darende ilçemizin bir köyünde hayatı dakikalara bağlı hastalarımız var. Onları nasıl hastaneye yetiştirip kurtaracaksınız.

Allah kaza vermesin, bir trafik kazası olmuş adam kan kaybediyor. Yapılan müdahale yeterli olmuyor.

Bu kazazedeyi nasıl kurtaracaksınız.

Malatya gibi bir şehirden Ambulans Helikopterin alınmasına akıl fikir sahibi iki üniversite mezunu devlette yıllarca çalışmış, binlerce öğrenci yetiştirmiş bir kişi olarak aklım ermiyor.

Türkiye’nin ilk yerli motorlu ilk helikopteri 1927 de Kayseri de yapılır. Türk Mühendisleri tarafından.

Sonraki yıllarda, Malatya’mızda Kayseri’deki uçak fabrikası için Hava ikmal ve Bakım merkezimizde bazı parçalar üretilir. Sanat Okulundaki öğrenciler bu işlerde çalışır. Daha sonra da Hava ikmal ve Bakım Merkezine personel olarak alınır. Rahmetli Amcam Adnan Kalaycıoğlu da o kişilerden biri idi.

Malatya’mızda Hava İkmal ve Bakım Merkezimizde helikopter bakım ünitesi ve hangarı var.

Ambulans Helikopterimiz burada bulunyordu.24 saat hizmet veriyordu.

Bu konuda da Malatya’mızın fazlası var eksiği yok.

Hangi gerekçe ile Malatya’mızdan Ambulans Helikopterimiz alınır.

Bir Malatyalı olarak, Sayın Valimizden, Sayın Milletvekillerimizden, Sayın Rektörlerimizden, Sağlık İl Müdürümüzden konu ile ilgilenmelerini Malatya’mıza Ambulans Helikopterimizin verilmesini arz ediyorum.

İktidar partilerimizin ve muhalefet partilerimizin il başkanlarının gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyorum…

El birliği ile gönül birliği ile bu yanlıştan dönülmesini bekliyorum.

Saygılarımla