Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü,  emekliliği olmayan bu mesleği zor şartlar altında icra etti-ğimiz günde kutluyoruz. 
1985 yılından beri gazetecilik mesleğini aktif olarak yapıyorum, bu süreçte mesleki anlamda çok gü-zel günlerimizde oldu sıkıntılı dönemlerimiz de oldu ancak genel anlamda mesleğimizin her geçen gün daha da kötüye gittiğini gözlemliyorum. 
Gazeteci mesleğini toplum adına yapması gerekir, bu anlamda toplumsal bir hizmet yapmış olur. 
Gazeteci mesleğini ne kadar ahlaklı ve dürüst yaparsa toplum da o denli ahlaklı, tam tersi durumda da ahlaktan yoksun olur. 
Bugün mesleği icra eden ar-kadaşlarımıza baktığımda, gazeteciliği toplum adına değil şahsi menfaatleri uğruna yaptıklarını görü-yorum. 
A kişisine sordukları soruları B’ye soramayan;  menfaati uğruna toplum aleyhine dahi olsa görmezden gelen; kalemini adeta silah gibi kullanan bu tipler yüzünden mesleğin itibarı ve güveni tarihin en kötü dönemini yaşıyor.  
Bu meslek esasında usta çırak ilişkisine fazlasıyla uyuyor, geçmişte her birimiz bu mesleğe yıllarını vermiş duayen abilerimizin yanında, yönlendirmeleri ile hareket ediyorduk; şimdi bakıyorsun daha dün eline kalem alan benden büyük gazeteci yok, alemin kralı benim, bir ben var ötesi yok anlayışına düşmüş. 
Hal böyle olunca önüne gelen kendisini gazeteci olarak tanıtabiliyor. Yeri gelmişken söyle-mek istiyorum, her mesleğin okulu olabilir ancak bana göre bu mesleğin okulu yok. 
Bu meslek ancak hayat okulunda öğrenilir. 
Toplumun ne düşündüğünü, ne hissettiğini, gündeminin ne olduğunu doğ-ru okuyamıyorsan; doğru soruları vaktinde soramıyorsan ve yaşananlara eleştirel pencereden ba-kamıyorsan, en önemlisi haber yazarken kafanda kırk tilki geçiyorsa dünyanın en büyük İletişim Fa-kültelerinden de mezun olsan başarılı bir gazeteci olamazsın. 
Mühim olan haber yazmak değil mü-him olan ne yazdığındır. 
Ancak yeni yetme gazeteciler bu ayrımı doğru okuyamıyorlar o yüzden de ukalalıklarından gözlerinin önündeki gerçekleri göremiyorlar. 
Evet, dünyaya bir kez daha gelsem yine gazeteci olmayı tercih ederdim. 
Gerçekten çalışana mutlu-luk veren, toplumda kanayan bir yaranın çözümüne katkı sağlamışsan insanı gururlandıran bir mes-lek. 
Günlük hayatın içerisinde herkes çok farklı sorunları gözlemleyebilir ancak gazeteci bunu gün-deme taşırsa ancak çözüm üretilebilir işte bu gücün adıdır mesleğin kendisi. 
Toparlayacak olursam gazeteci, toplumun aynasıdır. 
Bu nedenle her önüne gelenin gazeteciyim diye ortada dolaşmadığı, mesleğe girişlerin belirli aşamalara bağlandığı,  gerçek gazetecilerin maddi olarak mesleklerini daha iyi koşullarda icra ettiği ve düşüncelerini rahatlıkla ifade edebildiği günlere kavuş-mak dileğiyle gerçek gazeteci meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutluyorum.