SÖZÜN SESİ

SÖZÜN SESİ

İnsan ilişkilerinin temelini konuşma adabı oluşturur. Sesimizin tonu, neyi nasıl söylediğimiz, ne söylediğimizden çok daha önemlidir. Eşimizle, çocuklarımız ya da arkadaşlarımızla konuşmalarımızda seçeceğimiz sözcükler, sözcüklerin söyleniş biçimi, kişiliğimizi yansıtır. Bu nedenle, tonlamayı doğru seçip ağzımızdan çıkan sözcüklerle birlikte mimiklerimize de özen göstermeliyiz.
Kaşlarını kaldırarak, gözlerini belerterek, kaktüse benzeyen bir dille konuşan birini sevimli bulabilir misiniz?
Kullandığımız sözcüklerin sağa sola çarparak kulağa girmesiyle, yumuşak bir ses tonuyla kulağa girmesi arasındaki dengeyi çok iyi kurmalıyız. Bu nedenledir ki dilimize “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” özdeyişi yerleşmiştir. Hoyrat bir dille karşılanmak hiç kimseyi mutlu etmez. Bu durumda: Kalbimizden ve beynimizden çıkan sözcüklerin sorumluluğunu taşımamız, kullandığımız kötü sözcüklerin sonuçlarına katlanmayı da kabullenmemiz gerekir.
Küçük düşürücü bir dil kullanmak hiç kimseyi yüceltmez. Her ne kadar “İnsanın dilini derdi belirler” dense de dilimizin kötü olması yaramızı sağaltmaz. Bu yüzden, söylediklerimizin esiri olmaktansa söylemediklerimizin efendisi olmayı yeğlemeliyiz.
İnsanız, herhangi bir olay ya da söz karşısında öfkelenebiliriz. O an içimizde sakladığımız bütün kötü sözcükler ipini aşındırmış boncuk taneleri gibi saçılır ortalığa… Sakinleştiğimizde, yaptığımızdan utanç duymak, sağa sola saçılan sözcükleri ivedilikle toplamaya çabalamak yerine, öfkemize gem vurup, onu denetim altına almayı neden denemiyoruz?
Eleştirel yaklaşımları daha özenli karşılamalı, eleştirinin olumlu ya da olumsuz yanlarını akıl süzgecimizden geçirerek tepki vermeliyiz. Bir yarasa gibi yüzümüze çarpan olumsuz eleştiri karşısında kırgınlık göstermek yerine, sözcüklerimizi daha dikkatli seçerek kırıp dökmeden yanıt verebilmeliyiz.
Doğru iletişim kurabilmek için doğru düğmelere basmalı, sesimizin tonuyla anlam değiştiren sözlerimizi, zemberek dizen bir saatçi dikkati ile seçmeliyiz.
Unutmamalıyız ki ses tonumuz, bizden çıktığı şiddetiyle geri döner. Bu nedenle, sesimizin nasıl dönmesini istiyorsak o tonda konuşmalı, konuşmayı beceremiyorsak konuşmamayı öğrenmeliyiz.
“Dil böyledir işte! Onu iyi bilmezseniz söylemek istemediğiniz şeyleri söyletip iş açar başınıza” diyor Feyza Hepçilingirler… Haksız mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Dulkadiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Malatya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Malatya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Malatya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Malatya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket CHP Akçadağ'da kimi aday göstermeli?
Tüm anketler