Bu Yazıhan Eski Yazıhan Değil

Eski insanlar yokluk içinde yaşadılar. Fakat şimdiki insanlardan daha mutlu idiler.Çünki komşuluk, akrabalık, samimiyet vardı.İnsanın kıymet değeri vardı.Komşular arasında paylaşım, yardımlaşma vardı. Beraber yapar, beraber yerlerdi.
Dışarıdan bir misafir gelse kadını, erkeği onun yanına gelir hal hatırını sorardı.
Ondan sonra da hergün bir ev misafiri davet ederdi. Misafire çift döşek indirirlerdi.Yatak yetmezdi komşulardan yatak getirilirdi.
Ekmekleri az ise ekmek isterlerdi. Gideceği zaman yağ, peynir, tarhana koyarlardı. Eskide dışarda Yazıhan’a geldiğimde beni gören komşular yanıma ziyarete gelirdi. Akrabalar yemeğe davet ederdi. Gideceğim zamanda yağ, peynir, tarhana, erzak koyarlardı.
Üç dört gündür Yazıhan’dayım iki muhtar adayı ve bir belediye başkan adayından başka kimse ziyaretime gelmedi.
Allah’tan oylarımı Yazıhan’a kaldırmışım yoksa onlarda gelmezdi.
Annemin yanında kaldığı küçük kardeşime misafirim.
Yarın kız kardeşime yemeğe davetliyim.
Yunus abim götürmek için yağ peynir bana getirdi.
Mehmet amcam gelirken Yazıhan minübüs paramı verdi.
Başka bir izzeti ikram görmüş değilim. Birçok dostu cuma cami çıkışında gördüm.Cami önünde merhabalaştık.
Eskide misafir otobüs önüne kadar götürülür otobüs parası veriler öyle gönderilirdi.
Çocukluğumuzda Gövük köyünde cami yoktu. Babam Gövük’lülerin yeğeni idi. Dayıları katırla cuma, bayram namazlarına gelirlerdi. Babam katırlarına arpa ve saman verirdi. Annemde onlara güzel yemekler yapardı.Cumadan, bayram namazından çıkınca gelir yerlerdi. Güler, şakalaşır tatlı tatlı sohbet ederlerdi. Bizde çocuktuk, misafirlere hizmet ederdik.
Misafir sofrasına oturmazdık.Eşyalarını taşırdık, misafir ayakkabılarını düzeltirdik.
Halk köy imamlarını sık sık davet ederdi. Yazıhanda Kazım Hoca isminde bir imam vardı. Babam ramazan ayı boyunca davet etmiş. Evini getirmediği günlerde bizde kalmış. Bizde yiyip içmiş. Ben doğduğumda babam onun ismini bana koymuş.
Kışın akşamdan sonra mutlaka bir evde cemaat otururdu. Yemeğini yiğen cemaate giderdi. Geç saatlere kadar tatlı tatlı sohbetler olurdu. Kavurga ikram edilirdi.
Ne güzel örf adetlerimiz vardı. Hepsi mazide kaldı.
Şimdi Yazıhan’ın caddeleri dahi boş.
Elhasıl; bu gördüğüm Yazıhan eski gördüğüm Yazıhan değil.

ESKİ YAZIHAN

Aşağıdan gelirdi posta treni
Kaplardı etrafı tozu, dumanı
Yüklerdik vagona pancar, samanı
Bu Yazıhan eski Yazıhan değil

Analar kalburla buğday elerdi
Kaynatır bulguru dama sererdi
Tarhana kurutur erzak ederdi
Bu Yazıhan eski Yazıhan değil

Toprak sahalarda oyun oynardık
Karanlık basınca lamba yakardık
Yatakları serer damda yatardık
Bu Yazıhan eski Yazıhan değil

Toplardık merkeple sapı samanı
Taşırdık omuzda bütün harmanı
Giyerdik kemersiz lastik tumanı
Bu Yazıhan eski Yazıhan değil

Teneke sobada tezek yakardık
Evin duvarına perdah yapardık
Tüm kardeşler bir odada yatardık
Bu Yazıhan eski Yazıhan değil

Nohut mercimeği elle dererdik
Dövmeği, bulguru dama sererdik
Kundura alamaz lastik giyerdik
Bu Yazıhan eski Yazıhan değil

Odunu taşırdık merkep, katırla
Bahçede kırardık balta, satırla
Misafir alırdık gönül, hatırla
Bu Yazıhan eski Yazıhan değil

Mektup dağıtırdı gelir postacı
Kapıda gezerdi çerçi bohçacı
Ana ekmek yapar koyardı sacı
Bu Yazıhan eski Yazıhan değil

Eskiydi herkesin şalvar, ceketi
Yüksekti insanın kadir kıymeti
Güzeldi eskinin örfü adeti
Bu Yazıhan eski Yazıhan değil

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kazım Kılınç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Malatya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Malatya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Malatya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Malatya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket CHP Akçadağ'da kimi aday göstermeli?
Tüm anketler