Emekliler

Bu yazımı yirmi beş sene önce yazmıştım ama yayınlama mıştım.Bari günümüze uyarlayayım diye düşündüm. Zaten hemen hemen hiçbir şey değişmedi. Eski tas eski hamam.
Emekliyi kelime anlamı olarak iki şekilde yorumlayabiliriz. İlki, emek vererek emeğinin sonucunu almış olanlar, ikincisi ise bebek gibi emekleyenler. Yazımda daha çok işçi ve memur emeklilerine değineceğim.
Emekliler deyince; gerek memur ve gerekse işçi statüsünde çalışan, çalışmasından sonra emekliliği hak eden ve emekli maaşı ile geçinmeye çabalayan kişiler akla gelir. Her iki statüde emekli olanların ücret durumuna belli bir perspektiften bakmaya çalışacağım. İşçi ve memur ve bağ kur emeklilerinin maaşları arasında çok büyük dengesizlikler olduğu gibi, memur emeklileri aylıkları arasında da büyük farklar vardır.
Türkiye’de yaklaşık 2,5 milyon memur emeklisi, on bir milyon civarında da işçi emeklisi vardır.
Kamudan çalışıp emekli olan işçiler ise yukarıda belirlenen rakam içerisinde belli oranda yer almaktadır.
Kamu işçileri emeklileri arasında sendikalı işçi emeklileri olduğu gibi, sendikasız ve yönetici sıfatında çalışarak emekli olan elemanlar da vardır. Bunlar; müdür, daire başkanı, müfettiş, avukat, hatta genel müdür olarak görev yapmış ve emekli olmuşlardır. Ekseriyetle kapsam dışı yani sendikasız işçiler, kamu iktisadi teşekküllerinde çalışmışlardır.
Öncelikle, emeklilerinin ücretleri arasında bir uçurum oluşmasının, çok değişik kesimlere çok özel statülerin tanınmasının, anayasamızın temel hükümlerinden olan 10. Maddede yerini bulan eşitlik ilkesi ile 2. Maddedeki sosyal devlet ilkesini çok zedelediğini belirtmek isterim. İşçi ve memur emeklileri arasındaki belirli fark işçi emeklileri arasında zaman zaman tepkilere sebep olmuştur
İşçi emeklileri arasında özel statüye yer verilmediği halde, memur emeklileri arasında özel statüye yer verilmesi, yasa, kanun hükmünde kararname ve bakanlar kurulu kararları ile emeklilik ücreti yönünden üst düzeydeki bürokratlar ile bazı kesimler lehine yapılan kıyak emeklilik nedeni ile emekliler arasında dengesizlik oluşmuştur. Memur emekli maaşları ve maaşları bir günde meclisten geçebilmektedir. Bu zamlar hiçbir geçerli gerekçeye ve kıstasa dayanmamaktadır.
Bir hakim. Bir daire başkanı, üst dereceden bir subayın emekli maaşları başını almış yürümüştür.
Bir üst derece subay veya yargı mensubu veya milletvekilinin emekli olması ile görevdeki vasıfları sona erer, onlar sadece diğerleri gibi emekli birer vatandaştır. Alt gelirde maaş alan bir emeklinin ödediği pirimler çoğu zaman kıyak emeklinin ödediği primden daha fazladır. Buna rağmen kıyak emekliler diğerlerinin ve emsallerinin on, on beş katına varan maaş alabilmektedirler. SSK dan emekli olan bir genel müdürle memur emeklisi bir genel müdür arasında bile uçurumlar vardır. Bu adaletsizlikleri yaratanlar bana göre günaha girmektedirler.
Bu çorbadan, yani devlet memurluğundan emeklilik çorbasından biraz bahsetmekte fayda var. Özetle, Devlet memurluğundan emeklilikte; emekli maaşı; 657 sayılı devlet memurları kanununda yer alan gösterge tablosu, personel kanunundaki ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, özel hizmet tazminatının memurun aldığı ek göstergelere göre denk gelen miktarı ile görev ve makam tazminatı göstergeleri esas alınır. Bu kural, emeklilik ücretinin tespitindeki farklılık, sancılar yaratacak niteliktedir. Özel emeklilik statüsüne tabi kadrolardan bir iki örnek verelim. Genel müdür, müsteşar, daire başkanı, milletvekili, birinci sınıfa ayrılmış yargı mensupları, generaller v.s.
İşçi statüsünden emekli olan bir genel müdür ile 657 sayılı kanun uyarınca emekli olan Genel müdür arasında herhalde beş kat oranında emekli maaşı farkı vardır. Ayrıca, özel statü yaratmak suretiyle devlet memurluğu maaşları ile emeklilik maaşları arasında devlet memurlarının kendi aralarında da uçurumlar yaratılmıştır. Senelerden beri süre gelen emekli maaşına yüzdelik oranda artış yapılması durumu daha da adaletsizleştirmiştir.
Yüzde oranında emekli maaşına zam yapmak maaş farklarını daha da artırmakta, uçurum daha çok artmaktadır. Basit bir örnek ile açıklama yapalım; İki memur düşünelim; on yıl önce iki memurdan birinin maaşı 1000 birim, diğerinin 500 birim olsun. Her iki memura yılda ortalama % 30 oranında zam yapılır ise şu andaki iki memurun emekli maaşları ne olur ?. Şimdi sonucu açıklıyorum: 1000 birimlik emeklinin maaşı 17.956 birim olurken, 500 birimlik emeklinin aylık ücreti de 6884 birimde kalır. Maaşlar arasındaki % 50 lik oran, % 62 ye çıkmış olur. Bu adaletsiz sistemden dönülerek acilen seyyanen zam yoluna geçilmelidir.
Memur emekli maaşı hesabında unvan, derece, hizmet yılı, kıdem yılı, ikramiye yılı, ek ödeme, özel hizmet aylığı, ilave ödeme, gösterge aylığı, ek gösterge aylığı, taban aylığı , kıdem aylığı, makam tazminatı, temsil tazminatı v.s. katılmaktadır. Yağma Hasan’ın böreği say babam say, ye babam ye.
Tek çıkar yol: emekli aylıklarının ödenen primler ve devlete katkısı göz önünde bulundurularak objektif bir sistemin kurulması ve statü farklılıklarının kaldırılmasından geçmektedir. Benden söylemesi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selami Yücel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Malatya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Malatya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Malatya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Malatya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket CHP Akçadağ'da kimi aday göstermeli?
Tüm anketler