Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Profesör Doktor Aysun Bay Karabulut’a bir takım medya mecralarında kişisel çıkarlarını elde edebilmek adına planlı ve sürekli bir şekilde mobbing yani psikolojik yıldırma uygulanıyor.

Malatya’nın ikinci devlet üniversitesine kurucu Rektör olarak atanan, Malatya’nın öz evladı Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, göreve başladığı günden beri bir grup tarafından sadece kişisel çıkarları uğruna ağır bir şekilde saldırı altına alınmış durumda. Eleştiri sınırlarının çok ötesine geçen artık kişilik haklarını zedeleme noktasına varan bu psikolojik şiddete dur demek gerekiyor. Haber metini objektif olması gerekirken şahsi yorumları da barındıran ifadelere baktığımızda söz dönüp dolaşıp, kurum içi atamalara geliyor. Kurum Rektörü, kendisine kanunlarla tanınan hakları kullanıyorsa, kanunsuz bir iş yoksa bu durumda atama kararlarını eleştirmek, sorgulamak kimsenin hakkı değildir. Bir üniversite eleştirilecekse akademik yayınları ve faaliyetleri ile eleştirilmeli diğer türlüsü komik kalıyor. Ki, Turgut Özal Üniversitesi kurulduğu günden beri bilim dünyasında, öğrenciler arasında ve toplumda bilinirlik düzeyi artırılması için her hafta en az bir adet panele ev sahipliği yapıyor, online eğitimler hız kesmeden devam ediyor akademik faaliyet alanında köklü üniversitelerle bile yarışacak düzeye erişmiş durumda.

Daha 3 yıllık geçmişi olan bir üniversitenin en önemli sorunu şüphesiz kurum kültürünü oluşturmak ve fiziksel eksikliklerini gidermek. Yani üniversitenin yeni fakülte binalarına, laboratuvarlara, mobilyalara, eğitim araç gereçlerine,  sosyal tesislere, bilgisayarlara vs. ihtiyacı var. Bu tür ihtiyaçların giderilebilmesi için para lazım, ödenek lazım. Aysun Hoca, İnönü Üniversitesine 600 Milyon Lira yıllık kaynak gelirken bize 23 Milyon Lira kaynak aktarılıyor; bu ödenekle yapabildiklerim bu kadar deyip makam odasında koltuk da eskitebilirdi ancak bunu yapmak yerine Ankara-Malatya arasında mekik dokuyarak beş on yılda yapılması zor olan işleri çok kısa sürede tamamladı, tamamlamaya devam ediyor. Beylerderesi bölgesine üniversitenin çok önemli bir yerleşkesinin inşaatı devam ediyor, Tıp Fakültesi kuruldu ki sağlık merkezi olmak isteyen Malatya için bu karar çok kıymetliydi adım adım büyümeye devam ediyor, Ziraat Fakültesi kendi yerleşkesinde Malatya tarımına katkı sağlayacak en yararlı ürünleri keşfedebilmek adına üretim çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Turgut Özal Üniversitesi akademik kadrosuyla, bilime ve şehrimize katkı sunacak çalışmaların içerisinde. Böylesi bir kuruma Malatya basını ve STK’lar olarak destek vermek yerine sırf şahsi çıkarlar uğruna karalama kampanyasına dönüştürmek ahlaka sığmaz. 

Malatya halkı esasında çevrilen tiyatronun farkında, beni rahatsız eden Malatya basınının bu tiyatro da başrol kapmaya çalışması. Bu oyunun şehre katkısı yok, çevrilen entrikaların seyircisi de yok o yüzden bu tür yayınları yapan mecralara sesleniyorum ileri de tarih  sayfasından silinmek istemiyorsanız kişiler için değil millet için yayın yapın, bu mesleği de daha fazla ayak altı etmeyin.