Şişmanlığın psikolojik sorunlardan diyabet, kısırlıktan kalp rahatsızlıklarına kadar birçok hastalığa sebep olmakta. Türkiye’de bayanlarda yüzde 27-30, erkeklerde ise yüzde 12-15 arasında görülen şişmanlığın üstesinden diyet ve doktor kontrolü altında gelinebilir. Şişmanlık birçok hastalığa neden olduğu gibi kendisi de bir hastalıktır. Özellikle son yıllarda çocuklarda yanlış beslenmeden kaynaklanan şişmanlığa rastlanmaktadır. Bilinçli bir şekilde şişmanlıktan kurtulmanın çareleri aranmalıdır. Vücudun yağ dengesinde oluşan bozulmaların neden olduğu şişmanlığın yaşam kalitesini bozduğu gibi bunun yanı sıra birlikte görülen hastalıklar nedeniyle erken yaşta ölümlerin söz konusu olmaktadır. Fiziksel ve estetik görünüm bozukluğu dolayısıyla başarısızlık, ortama uyamama gibi sorunları da beraberinde getirmekte, hatta psikolojik rahatsızlıklara bile neden olabilmektedir. Tip 2 diyabet, hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, kalp yetmezliği, felçler, üreme ile ilgili hastalıklar, kanserler, safra kesesi hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları, eklem problemleri, ürik asit yüksekliği, reflü hastalığı ve idrar kaçırmanın şişmanlıkla birlikte olabilecek hastalıklardır. Tip 2 diyabetiklerin yüzde 80’inin şişman olması tesadüf değildir. Yine ideal kilonun yüzde 20’sinin üzerine çıkıldığında hipertansiyon gelişme riskinin de 8 kat arttığı görülmüştür. Ayrıca kilo artışı ile birlikte kolon, rectum, prostat kanserlerinde ve bunlardan ölümde de bir paralel artış söz konusudur. Kilolu hanımlarda sık görülen siklus bozuklukları polikistik over sendromu ve kısırlık gibi problemlere de genellikle şişmanlık eşlik etmektedir. Tedavi edilmesi zorunlu olan şişmanlıktan kurtulmaya karar veren bireylerin öncelikle dahiliye doktorlarına görülmesi, ardından diyetisyen kontrol ve takibinde diyete başlaması gerekir.

ALKOL TÜKETİMİ MİGRENİ TETİKLİYOR

Kontrolsüz alkol tüketimi migreni tetikleyebilir. Katkı maddelerinin neden olduğu ağrıları hafifletmek için satın alınan ürünlerin etiketlerinden içerik hakkında bilgi edinilmesi gerekir. Migrenli 429 hasta üstünde yapılan bilimsel bir çalışmaya göre, hastaların yüzde 28.4’ünü alkollü içeçeklerin, yüzde 16.5’ini peynir ve çikolatanın, yüzde 11.8’ini kırmızı şarabın ve yüzde 28’ini ise biranın etkilediği rapor edilirken; bir başka araştırmada ise (Journal Cephalgia) migrenli 490 kişiden yüzde 18’ini çikolata ve peynirin, yüzde 11’ini turunçgillerin, yüzde 29’unu ise alkolün etkilediği belirtiliyor. Bu tetikleyici besinlerin bazılarını az yemek ya da hiç yememek, şiddetli baş ağrılarını önlemenin etkili bir yolu olarak gösteriliyor. Migren beyinde kan damarlarının gevşemesi ve daralmasıyla meydana gelen bir rahatsızlıktır. Hormonal değişiklikler (regl, menopoz, hamilelik, doğum kontrol hapları, hormon tedavileri, doğum), çevresel faktörler (iklim değişiklikleri, hava kirliliği gibi), uyku düzeni (fazla veya az uyumak), düşük serotonin düzeyleri, beslenme alışkanlıkları, ilaç tedavisi (Kan damarlarında gevşeme yaratan ilaçlar, hipertansiyon için alınan ilaçlar, diüretikler, astım ilaçları, çok sık kullanılan ağrı kesiciler). Diyetsel tetikleyici denilen ve beyindeki kan damarlarının daralmasına ve gevşemesine neden olan amin gruplarının (tiramin, histamin, fenietilamin) olur. Bunlar bazı besin öğelerinin içeriğinde bulunmaktadır ve tüketildiklerinde bazı kişilerde baş ağrısını artırabilmektedir. Bu besinler belirlenip diyette sınırlandırıldığında tamamen migreni tedavi etmeseler bile ağrı ataklarını en aza indirgemeye yardımcı olur. Tiramin (özellikle fermente ürünlerde bulunur); süt ürünleri, salamura ürünler, kırmızı şarap veya bira, soya sosu. Feniletilamin içeren besin grupları; çikolata, turunçgiller, kakao, kırmızı şarap. Histamin içeren besin grupları; muz, kırmızı et, bira, eski peynir, balık ve kabuklu deniz ürünleri, nitrit ve nitrat içeren işlenmiş et ürünleri (salam, sucuk, sosis gibi), domates, ıspanak, çilek, ananas, çikolata. Yüksek, ağrının ikinci bir diyetsel nedenini ise oluşabilecek besin alerjileri veya besin intoleransı olur. Katkı maddelerinin neden olduğu bu ağrıları hafifletmek adına satın alınan ürünlerin etiketlerini okumak gerekir. Monosodyum glutamat (MSG); özellikle hazır gıdaların üretimi sırasında eklenmektedir. Kısa süreli de olsa MSG ağrısı diye bilinen ağrılara neden olabilmektedir. Besin etiketlerinde ayrıca; sodyum kazeinat, hidrolize protein veya bira mayası isimleriyle de bulunabilmektedirler. (Örneğin; hazır çorbalar, et suyu tabletleri, dondurulmuş gıdalar, soya sosu gibi). Aspartam; aspartam içeren tatlandırıcı ve aspartam içeren light ürünler. Nitrit ve nitrat içeren işlenmiş et ürünleri; salam, sucuk, sosis gibi.