18 Mayıs 2018 tarihinde kurulan Malatya’nın ikinci devlet üniversitesi olan Turgut Özal Üniversitesi, daha çok kurumsal temellerin atıldığı, ileri de bilim yuvasına dönüşen köklü bir üniversite olabilmenin kilometre taşlarının döşendiği 4 yılı geride bıraktı.

Eğitim, bugün yatırım yaptım yarın hemen karşılığını alayım diyebileceğiz bir alan değildir. Üzerine birike birike ilerleyebileceğiz, doğru adımlarla ancak kalıcı olarak kök salabileceğiz, büyük bir özveri, emek ve sevgi isteyen bir alandır. Hele üniversitelerde bu süreç çok daha ağır aksak ilerler o yüzden 4 yıllık bir üniversiteyi kıyaslamak, yarışa dahil etmek şu an için fazlasıyla acımasızlık olur. Malatya’da ikinci bir devlet üniversitesinin varlığı hepimizin ortak hayaliydi, bu hayalin gerçeğe dönüşmüş olması elbette memnuniyet vericidir. 

Şunu unutmamak gerekiyor ki bir binanın girişine sadece Turgut Özal Üniversitesi tabelası asmakla hemen üniversite olunmuyor. Akademik kadrosunun tamamlanması, bilim üretebileceği laboratuvarlarının varlığı, eğitim materyalleri, öğrencilerin sosyal kültürel aktivite yapabileceği alanlar, fiziki imkanlar , yardımcı personeller vs. onlarca kalemde sürecin bitirilmiş olması gerekiyor. Geride kalan 4 yıla baktığımızda Turgut Özal Üniversitesi ilk kurulduğunda 1 Fakültesi, 8 meslek yüksekokulu ve 1 enstitüsü vardı. Şimdi ise 6 fakültesi, 9 meslekyüksekokulu,2 yüksekokulu, 1 lisansüstü eğitim enstitüsü ve 11 uygulama araştırma merkezine sahip ve halihazırda 4848 öğrenci eğitim görürken, 367 akademik ve 334 idari personele sahip.

Kurucu Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, çok kısa sürede üniversitenin kurumsal kimliğini oluşturabilmek, üniversitenin fiziki, materyal ve laboratuvar açığını kapatabilmek, alanında başarılı çalışmalara imza atan akademisyenlerin tercih ettiği ve çalışmaktan gurur duyduğu öte yandan öğrencilerin rağbet gösterdiği ve öğrencisi olmaktan gurur duyduğu bir eğitim yuvasını inşa edebilmek için mekik dokudu desek yeridir. Kolay değil sıfır bir evi bile adam edebilmek için aylar geçiyor siz sıfırdan aldığınız bir eğitim yuvasını inşa ediyorsunuz. Bir taraftan yeni fakültelerin açılması için YÖK onayının alınması lazım, diğer taraftan yeni fakülte izni çıkarsa bina ihtiyacının giderilmesi lazım, yetmez akademik kadro normu oluşturmanız lazım yetmez idari personel lazım yetmez bölümlerin tanıtımı ve öğrencilerin tercihi için tanıtımı lazım, yetmez öğrencilerin barınma yeme içme ihtiyacına çözüm lazım, tüm bunlarla uğraşırken üniversiteyi bilim dünyasına tanıtıcı panel, çalıştay ve konferanslara ev sahipliği yapması lazım.  Tüm bunları düşündüğümüzde, Rektör Karabulut’un büyük bir özverisi neticesinde 4 yıl gibi kısa sürede üniversitenin çok önemli mesafeleri geride bıraktığına tanıklık ediyoruz. 

Şunu da eklemek de yarar görüyorum, Rektör Karabulut tüm bu çalışmalara imza atarken diyebilirim ki yerelden doğru dürüst destek de görmedi bilakis özellikle yerel basın kanalları ile mobingge dahi uğradı. Bu hizmetler oturduğunuz yerden gelmiyor, yatırımların akması için Ankara’da çalmadık kapı bırakmamak şart ancak bu durumu bile olumsuz yansıtan gazeteci kılıklı tipler gördük. 

Netice itibariyle Turgut Özal Üniversitesi, 4 yıl içerisinde fiziki alt yapısında, eğitim materyallerinde, akademik ve idari kadrosunu oluşturmada çok başarılı işlere imza attı. Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, gerçekten kurucu Rektör sıfatına uygun tüm aşamalarda kurucu çalışmaları başlattı, kısa sürede tahminlerin ötesinde bir düzeye çekti. Bundan sonraki süreçte öğrencilerin yoğun olarak rağbet gösterdiği, bilimsel çalışmaların yoğunlaştığı, akademik faaliyetlerin hız kazandığı bir sürecin başlayacağına inanıyorum. Bilim dünyasında saygın bir yeri olan Aysun Hoca’nın bu alanda daha kolay ve hızlı yol alacağına da inanıyorum. Özellikle Tıp Fakültesi ile Ziraat Fakültelerinin çalışmalarının sağlık ve tarım şehri hedeflerinde Malatya’ya ciddi katkılarının olacağını düşünüyorum. Bu düşüncelerle Aysun Hoca’ya emeklerinden ötürü teşekkür ederken, Turgut Özal Üniversitemizin de 4. Yaşını kutluyorum.