İştah probleminin en çok 2 yaşındaki çocuklarda görülüyor. Çocuklardaki yemek probleminin önüne geçebilmek için beslenmeden bir saat önce ve yemek sırasında sıvı alımının sınırlandırılması gerekiyor. Çocuklar içmeyi yemeğe tercih ediyor ve kolayca doygunluk hissi veriyor. Böylece almaları gereken besinleri yetersiz tüketirler.

Anemi, barsak parazitleri ve hastalıkların iştah kaybına yol açmaktadır. Psikolojik nedenler de iştahsızlığı etkilemektedir. Normal büyüme eğrisi gösteren çocuklarda 15-18 aylar arasında iştah en düşük düzeydedir. Yemeği reddetme ya da belli yiyeceklere yönelme davranışı 2 yaş çocuklarda sık rastlanır. Çocuklar her dönemde aynı büyüme hızını göstermezler. Doğumdan 1 yaşa kadar olan hızlı büyüme 2, 3 ve 4. yaşlarda azalır. Yılda ortalama 2 kilogram kadar artış olur. Eğer; çocuğun büyüme ve gelişmesi normalse, yeme alışkanlıkları bir sağlık sorunu oluşturmuyorsa, çocuk ihtiyaçları kadar yiyorsa, anneler endişelenmemelidir. Bazen öğün atlansa hatta bazı nedenlerle birkaç gün yemek düzeni bozulsa bile önemli bir sağlık sorununa neden olmaz. İştahsızlığın önüne geçebilmek içir;

İştahsızlık problemi olan çocuklarda yemekten 1 saat önce ve yemek sırasında sıvı alımı sınırlandırılmalıdır. Çünkü çocuklar içmeyi yemeğe tercih eder ve kolayca doygunluk hissi duyar, böylece almaları gereken besinleri yetersiz tüketirler. Biberon yerine bardak kullanılmalıdır. Böylece sıvı tüketimi azalır. Süt, meyve suyu gibi içeceklerin miktarı belirlenmelidir. Bir öğünde besini reddettiyse tamamen farklı bir besin denenebilir. Onu da reddederse bir sonraki öğüne kadar herhangi bir besin verilmemelidir. Şekerleme, cips, çikolata, bisküvi iştahı engelleyebilir. Ara öğünler küçük porsiyonlar olmalıdır. Yiyecekler çocukların kolay yiyebileceği türden hazırlanmalıdır. Örneğin; küçük dilimlenmiş salatalık, havuç gibi. Çocuğu yemek konusunda zorlama, sorunu kötüleştirir. Reddedilen besin bir süre sonra tekrar denenmelidir. Grup halinde yaşıtlarıyla yemek olumlu yeme davranışlarını geliştirir.

“AÇ KALARAK KİLO VERİLMEZ”

Sabah aç karnına soda ve kahve öneriliyor. Bunlar mide rahatsızlıkları olanlara çok zararlı. Aç karna mideye asitli yiyecekler girmiş oluyor. Ayrıca bu diyetler kalorisi çok düşük olduğundan herkesin uygulayabileceği diyetler değil. Mesela her öğün avokado ve muz yenilen diyetler vardır. Çoğu kişi sorsanız avokado yememiştir. Avokado alabilecek kaç kişi vardır. Kişilerin yaptığı işler de farklıdır. Ayakta veya oturarak yapılan işlerde, kilo, yaş ve boy aynı olsa bile aynı enerji harcanmaz. Kişilerin, kiloları ve boyları değişiyor. Gazetelerde yazılan diyetleri 25 yaşındaki insan da kullanıyor 45 yaşındaki insan da. Bu hiçbir şekilde uygun değil. Herkesin sevdiği yiyecekler farklıdır. Diyetler, kişilerin sevdiği yiyeceklere göre ayarlanır.

Bize başvuranlar çocuk, hamile veya çok kilolu olabilir. Kişilerden üre, ürik asit, böbrek ve hormon tahlillerini istiyoruz. Bu şekilde ne yediklerini ve neyi sevdiklerini görme imkanımız oluyor. Diyete başlayanlar genellikle kepekli ekmek tüketirler. Ancak ürik asiti yüksekse, gut veya böbrek hastalığı varsa, kepekli ekmek yenmesi faydalı değil zararlı olur. Çok diyet yapan veya yanlış diyet yapan bir kişinin zayıflaması, hiç diyet yapmamış bir kişiye göre çok daha zor.

Form çaylarının içinde sinameki vardır. Bağırsak çalıştırıcı özelliği olan bu bitki, kilo vermeye yardımcı oluyor. Ancak vücut vitaminleri alamamaya başlıyor. Çünkü vücutta ciddi bir atılım vardır. Bıraktıktan sonra ciddi bağırsak tembelliği yapar ve kabızlık problemi baş gösterir. Genelde şişman insanların yüzde 50-60’ı kabızlık problemi yaşayarak şişmanlamışlardır. Kilo verir ama çabuk kilo alır. Her şeyden önce sağlıklı kilo vermek gerekir. Bir ayda 10 kilo da verilebilir. Ancak önemli olan sağlıklı ve kalıcı bir şekilde kilo verilmesidir.

Vatandaşlar, çevresinden duydukları sözlere daha çok inanıyorlar. İnsanlar kilo vermek istiyorlarsa öncelikle bir diyetisyene danışmalılar. Sağlıklı beslenmek adına günde en az 6 öğün beslenmelerini öneriyoruz. Aç kalarak kilo verilmez. Çok geç saatlerde yemek yiyip yatmak da kilo olarak geri dönecektir. Türk toplumu meyveyi çok sever. Ancak hepsi birden yenmemelidir. Kızartmalardan kaçınılmalıdır. Şekerli yiyecekleri önermiyoruz. Su tüketilmesi çok önemli. Günde 2 litre su içilmesi lazım.