Yoğun diyet programlarına ilave egzersizlerle birlikte yaz tatiline girerken kilolarından kurtulmak isteyen birçok kişi, kontrolsüz hareket etmesi sonucu büyük sağlık problemleriyle karşı karşıya kalabiliyor. Hava sıcaklıklarının artmasıyla su tüketiminin arttırılması gerekir. Metabolizma hızının kontrol edilmesi. Havaların ısınmasıyla montlar, kazaklar rafa kalktı. Yazlık kıyafetler beden algımızı da değiştiriyor. Yaza girerken uygulanan şok diyetlere ve düşük karbonhidratlı diyetlere dikkat etmeliyiz. Bu tarz diyetler metabolizmaya zarar verdiği için uzak durmalıyız. Kısa sürede verilen kiloların tekrar alındığını unutmamamız gerekiyor. Diyetlere başlanan şu dönemde fiziksel aktivitelerinde de unutulmaması gerekiyor. Güne yumurtalı bir kahvaltıyla başlanmalı ve öğün atlanmamalıdır. Bol miktarda da su tüketilmelidir. Kilo başına 30-35 mililitre su yeterlidir. Fakat havalar ısındığı için bu miktar artırılabilir. Vücuttaki sıvı miktarının azalması metabolizmayı yavaşlatır. Sindirim, emilim, kas, doku gibi sistemlerin daha az çalışmasına neden olur.

Hızlı kilo vermek metabolizmanın çalışma hızını bozacaktır. Ana öğünler mutlaka yapılmalıdır ve ara öğünler atlanmamalıdır. Ara öğünler, ana öğünlerden 2-3 saat sonra yapılmalıdır. Özellikle mevsim meyveleri, yoğurt, ayran, peynir, kuru yemiş tercih edilmelidir. Kontrolsüz şekilde yapılan diyetler kilo verdirmekten ziyade sağlığı olumsuz yönde etkiler. Yaz sezonuna hazırlanırken kontrolsüz şekilde yapılan diyetler sağlığı olumsuz yönde etkileyebiliyor. Fit bir vücutla yaz sezonuna girmek isterken sağlık problemleri yaşamamak için yapılan diyetlere dikkat edilmesi gerekiyor. Her diyet sağlıklı kilo vermeyi sağlamaz. Kilo vermek isterken sağlık problemleri yaşayabilirsiniz. Kulaktan dolma diyetleri tercih etmek yerine uzmanlara başvurmakta fayda var. Arkadaş tavsiyesi ile yapılan diyetler sakıncalı sağlık sorunlarına yol açabilecek. Kilo problemi olan ve diyete başlamak isteyen kişiler mutlaka bir diyetisyene müracaat etmelidir. Kiloların artmasına yaş, cinsiyet, çevre, eğitim, gelir düzeyi, sosyokültürel faktörler etkili olmaktadır. Diyet yapan ve normal kilosuna yaklaşan insanlarda kan basıncı normale dönüyor, kan şekeri düşüyor, uyku apnesi ortadan kalkıyor, kalp damar rahatsızlığı riski ortadan kalkıyor, eklemlerim üzerindeki baskı ve sıkıntı azalıyor. Kişinin kendine güveni ve dolayısı ile sosyal ilişkileri düzeliyor. Mutlaka diyetisyen nezaretinde bu işe başlamalı. Çünkü herkesin metabolizması farklı, herkesin diyet programı ayrıdır. Kişinin boyuna, yaşına, kilosuna, yaşam biçimine, işine uygun bir diyet programı yapmalı. Diyetiniz sizin parmak iziniz gibidir.

Dolayısıyla diyet programınız da size özgü olmalıdır. Arkadaş tavsiyesi ile uygulanan diyetler çoğunlukla faydalı neticeler vermez. Bilakis, kasları zayıfl atıcı, sağlık problemlerine yol açıcı sonuçlara bile yol açabilir. Alışverişe çıkmadan önce alışveriş listesi oluşturmalı. Aç iken alışverişe çıkmamalı. Yemekleri masada oturarak yemeli. Televizyon karşısında bir şeyler tüketmemeli. Yiyecekleri çok çiğnemeli. Azar azar sık sık beslenmek de diyet için faydalı olabilir. Sabah ve öğle yemeğini geçiştirip akşama yüklenmek son derece sakıncalı, öğün atlamamalı, bol su tüketmeli. Fastfood yemekleri toplum sağlığı için tehdit oluşturuyor. Doymuş yağ oranı çok fazla, kanser oluşumu tetikleyici bu besinlerin yerine balık, tavuk, et, sebze yemekleri tercih edilmeli. Lifl i gıdaları arttırmamız gerekiyor, çünkü birçok hastalığa yakalanma riskini azaltıyor. Mesela kolon kanserini önlediği tespit edilmiş durumda. Şeker ve şekerli gıdaları az ve uygun yağ tüketmeli. Tuzu dengeli tüketmeli, çevremizdeki insanların yemek pişirme tekniklerini yönlendirmeli, kızartma yerine fırınlanmış gıdaları tercih etmeli. Etiket okuma alışkanlığı kazanmalıyız. İçeriğini bilmediğimiz gıdaları tüketmememiz gerekiyor.