Reflü hastalığı ile ilgili şikayeti bulunanlar, alkol ve sigaradan uzak durmlılar. Refl ü mide içeriğinin yemek borusuna ve ağza geri kaçması olarak tanımlanmakta. Refl ü, asitli mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun asitten kendini koruma özelliğinin yok olmasından kaynaklanır. Kilolu bireylerde karın içi ve dışındaki yağ kütlesinin mideye baskı yapması sonucu mide içi basınç artar ve yiyeceklerin geriye doğru kaçışıdaha çok ortaya çıkar. Bu nedenle her zaman önemli olan ideal kiloda olmak sağlığın temel taşlarından birisidir. Refl ünün durumuna göre ilaç tedavisi, endoskopi veya cerrahi müdahale uygulanabilir. Refl üde dikkat edilmesi gereken noktalar ise; Yemekleri az az yiyip, sık sık tüketin. Yiyecekleri iyi çiğneyin, yavaş yiyin. Sigara ve alkol kullanmayın. Yemek sırasında sıvı alımı mümkün olduğunca azaltılmalı ve sıvı öğün aralarında alınmalı. Yiyecek ve içecekleri tüketirken çok sıcak veya çok soğuk olmamasına dikkat edilmeli. Yağ içeriği yüksek yiyecekler mide boşalmasını geciktirir. Yağlı yiyeceklerin midede kalma süresi uzundur, bu nedenle yağlı yiyeceklerin sindirilmesi için daha fazla sindirim enzimi salgılanmakta. Bu nedenle kaymak, krema, tereyağı, margarin, mayonez, aşırı yağlı, kızartma ve kavurma yöntemiyle pişirilmiş besinler, sakatatlar, pastırma, sucuk, sosis,helvalar, hamurlu tatlılar gibi yağlı besinlerden kaçınılmalıdır. Kilo probleminiz varsa bir diyetisyenle sağlıklı beslenme-kilo verme programı oluşturun. Mide asidinin uyarılmasını önlemek için; acı baharatlar, karbonatlı içecekler, domates, turunçgiller, kahve tüketimi en aza indirilmelidir.

Bağırsak hareketlerinizin düzenli olmasına dikkat edin. Kabızlık ıkınma sonucu karın içi basıncında artmaya ve dolayısıyla refl üde artışa yol açar. Kuru baklagiller hassasiyeti artırabilir, kontrollü tüketilmelidir. Acılı baharatlar, sirke, soğan, sarımsak, turşu tüketilmemelidir. Yemeklerden sonra en az 2-3 saat boyunca kesinlikle uzanmamak, yatmamak gereklidir. Dar kemerler, korse ve benzeri giysilerden kaçılmalı. Akşam öğünündeki porsiyon miktarınızı azaltın. Koyu çay, kahve ve gazlı içecekler yerine bitki ve meyve çaylarını tercih edin.

YAĞ VE TUZ UYARISI

Karadeniz yemeklerinde yağ ve tuzun çok fazla kullanılıyor. Karadeniz insanı yemeklerinde yağ ve tuzu en aza indirmeli. Karadeniz mutfağı denince ilk akla gelenlerin hamsi, çay, mısır ve çok çeşitli yapraklı bitkiler, aslında sağlıklı bir mutfak olarak değerlendirebilecek Karadeniz yemek kültüründe, bölgede yoğun olarak gözlenen bazı hastalıklara önlem alma adına bir takım değişiklikler yapılması gerekiyor. Kırmızı et ve tavuk yerine, daha çok balık tüketilmesi, çok çeşitli otları sofralarında sürekli kullanmaları, yoğurt veya ayranın neredeyse her öğünde yer alması Karadeniz insanını beslenme açısından pozitif etkiliyor. Karadeniz’de obezite oranının düşük olmasına tek nedeni sadece beslenme alışkanlıkları değil. Karadeniz’de ulaşım zor ve kırsal hayat sürenler arasında fi ziksel aktivite adeta mecburi. Köyler arası upuzun yollar, dağlar, yaylalar; hatta ekilen ürünlerle bunların hasadı bile ciddi bir fi ziksel efor gerektiriyor. Yaşam tarzı zaten hareketli olan Karadenizli, her gün bağ bahçe işleriyle uğraştığı için de fazladan kalori yakıyor. Kızartma ve kavurmanın fazla tüketilmesi, yemeklere ilave edilen tuz oranının fazla olması ve turşu tüketiminin yaygınlığı, karalahana tüketiminin aşırı miktarda olması ve balıkların genelde kızartma yöntemi ile pişirilmesi ise Karadeniz mutfağının eksi yönleridir. Kahvaltıda yaygın olarak kullanılan tereyağı ve kaymak, yoğurt ile yer değiştirebilir. Bu ufak değişiklik bile, günlük kalori ve kolesterol alımını düşürür. Ot ve sebzelerin kavrularak tüketilmesi çok yaygın. Kavurma yerine tencerede sulu yemek gibi pişirme veya fırında pişirme yönteminin tercih edilmesi daha sağlıklı olur. Karadeniz halkı beslenme alışkanlıklarını sürdürmekte ısrarlı olduğu için, en azından kavurma yaparken fazla miktarda yağ kullanmamaları ve yağı mümkün olduğunca yakmadan kavurma yapmaları kalp sağlığı açısından önemli.