Yaklaşan Kurban Bayramı’nda aşırı besin tüketimine dikkat edilmeli. İnsanlar, Bayramda normalden fazla besin tüketimine meyilli olur. Ramazan Bayramı olsun, Kurban Bayramı olsun gelenekselleşmiş olan bayram ziyaretleri nedeniyle tatlı ve çeşitli ikramlarla dolu tabakların tüketimi artar. Bu keyifle geçirilmesi gereken günlerde bu ikramlar, miktarlarına dikkat ederek tüketilmelidir. İkram edilen her şeyi bitirmek yerine, tadına bakmanız sizi de ev sahiplerini de mutlu edecektir. Özellikle bayramlarda mide yanmaları ve bağırsak problemleri artar. Bunun nedeni çok miktarda çikolata ve tatlı tüketilmesidir. Kalp ve şeker hastaları ile vücut ağırlığı ile ilgili problemleri olan kişiler de yine tüketimlerine dikkat etmelidir. Aşırı çikolata ve tatlı tüketimi ishal ve kusmaya neden olabileceği için çocuklara bu konuda sınırlama getirilmelidir. Gün içerisinde yine az ve sık yeme alışkanlığının devam ettirilmesi gerekir. Aşırı yağlı yiyeceklerden, kızartmalardan, sindirimi zor olan besinlerden biraz uzak kalmak, sağlıklı bir bayram geçirebilmek için iyi olacaktır. Şeker, kalp, yüksek tansiyon hastaları ve diğer birçok kronik hastalığı olan kişilerin bayramda da beslenme programlarına dikkat etmesi ve bayramı kaçamak için bir fırsat olarak değerlendirmemeleri gerekir. Özellikle 0-12 yaş grubu bebek ve çocukların, büyüme ve gelişime katkısı olmayan, boş kalori kaynağı şeker ve şekerli ürünlerden uzak tutulmaları, tüketimlerine bir miktar da olsa kısıtlama getirilmesi, bayram günlerini daha güzel ve sağlıklı geçirmenizi sağlayacaktır. En önemli öğün olan kahvaltı kesinlikle atlanmamalıdır. Su tüketimine dikkat edilmeli ve günlük 1,5-2 litre su tüketmeye çalışılmalıdır. Ziyaretlerdeki çay ve kahve ikramlarına dikkat edilmelidir. Günlük içeceğiniz çay miktarı 3-4 bardağı, kahve ise 2 fincanı geçmemelidir. Mümkünse bitkisel çaylar tercih edilmelidir. Şerbetli ve hamurlu tatlı yerine sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Bayram için hazırlanan çok çeşitli ikramlar karıştırılmadan az az tüketilmelidir. Yine fiziksel aktivitenin önemi unutulmadan hareket edilmelidir. ZAYIFLAMAK İSTERKEN HATAYA DÜŞMEYİN Diyet ve spor yaparak kilo vermek isteyenlerin başarısızlığının altında, ‘inanmamaktan kendini kandırma’ya kadar birçok hatalı davranış yatmakta. Hareketsiz yaşam ve fastfood yemek kültürü başta olmak üzere birçok faktörün etkisiyle giderek artan ‘fazla kilo’ sorununu çözmek için diyet ve spora yönelen insanların başarısızlık nedenlerinin önemli bölümünü yaptıkları diyet hatalarının oluşturduğuna dikkat edilmeli. Bunların başında zayıflayacağına inanmamak ve plansız bir şekilde diyet yapmak gelmektedir. Öğün atlamanın, uzun süre aç kalmanın ve diyeti ertelemede yapılan hatalar arasında yer almakta. Sürekli diyet yapan ancak kilo veremeyen insanlar genellikle klasik diyet hatalarının kurbanı olurlar. “Zayıflayacağına inanmamak. Plansız olmak: Beslenmenizi planlayacak size özel bir menü olmadan başarı sağlayamazsınız. Mutlaka diyetisyen kontrolünde size özel olarak hazırlanmış bir mönü takip edin. Kısa vadeli düşünmek: Diyeti yaşam tarzınızda yapacağınız değişiklik olarak görmeniz gerekir. Kısa süre aç kalıp kilo vermeye çalışanlar bir süre sonra diyeti bırakır. Çünkü zor gelecektir. Sürekli tartılmak: Diyetin en zevkli kısmı, tartıldığınızda ibrenin sola doğru kaydığını görmektir. Ancak bunu abartarak sık tartılmak kilo kaybını zorlaştırır. Çoğu kadının kilosu, vücuttaki su tutulmalarından dolayı iner çıkar. Bu sebeple zaman zaman kilo almadıkları halde almış gibi hissederek endişelenirler. Bu da işi zorlaştırır. Öğün atlamak: Öğün atlanınca kan şekeri seviyeniz düşer. Bu da tatlı besinlere olan ihtiyacı artırır. Bütün gün aç kalarak kilo vermeye çalışmak. Bir öğünde aşırı yiyip, akabinde kendini cezalandırırcasına bir diğer güne kadar bir şey yememek. Tek tip diyetlerle kendi kendine zayıflamayı beklemek. Diyete başlamak için hep pazartesileri beklemek. Atılmasın, ziyan olmasın diye tabakta yemek bırakmamak. Yemek pişirirken veya sofrayı kurarken tadım yapmak. Açılan paketi bitirmeye odaklanmak, porsiyon kontrolü yapamamak. Spor yapacak vakit bulamadığından yakınmak.”