Malatyam’da;
-Şehrin ortasında suyun su olduğu,bahçelerin bahçe olduğu zamanlar .O suyun dağıtımını yapan Sakalar ve müstakil bahçeli evler.İşte o evlerden birisi de benim büyüdüğüm evlerden idi.
Rahmetli dedem doğaya öyle meraklıymışki,benim hatırladığım turunçgiller ve zeytin hariç her çeşit meyve ağacının yetiştiği kocaman bir bahçe,bahçemizin sonu tren yoluna kadar uzanırdı (banliyö treninin şehrin içine kadar gittiği yıllar) meyve ağaçlarının ortasında ahşaptan bir köşk vardı,burada bazen paşalar bazen şehre gelen hatırı sayılır misafirler veya şehrin ileri gelenleri ağırlanırmış.Ağaçların arasında çemberlerle çevrili şimdiki salonlarımızın büyüklüğünde öbek öbek her çeşit güllerin olduğu, bazı kısımlarda yerden kaynak suyunun fışkırdığı (avuç avuç su içtiğimizi Çok iyi hatırlıyorum) ayrıca kızılcık ağacının Çardak gibi dizayn edildiği(altında evcilik oynardık birazdan döneceğim) Fındık ağaçlarının üzerinde sallandığımızı ,kokulu elmaları ,kayısı ,vişne ,kiraz ,ayva ,armut,ceviz,nar ,erik ,dut ,şeftali ,üzüm (asma çardakları hem avluda ,hem bahçede var dı)gibi meyvelerin olduğu Kocaman bahçemiz de aklıma gelenler. 
Su bol,sokaktan avluya,avludan odun damının yanından bahçeye uzanan beton Ğarığla (su kanalı) bahçeye çıkan su kanalı bahçenin üç tarafında bulunan kavak ağaçlarının dibinden dağılımını yapardı. 
Tren yolu tarafı ayrıca çalılarla kapatılmıştı. Bir tarafımızda değerli komşumuz Rıfat Dinçel hocanın evi diğer tarafta Emeksizler (rahmetli Turan Emeksiz’in dayısının evi )ayrıca dünürlerimiz oluyorlar kendileri)
-Sokaktan avluya girildiğinde kocaman iki katlı tarihi evimiz ikinci katında kocaman köşkü (şimdi balkon deniyor)oymalı ahşaptan korkulukları vardı . Orada yazın gelen misafirleri ağırlardık , ayrıca misafir olmayan amcamlar halamlar kuzenler ve yakın diğer akrabalarla bazı akşamlar ara sıra fasıllar yapılırdı,amcamın kayınbiraderi ve halası oğulları olan (mevlam bir çok dert vermiş türküsünün sahibi )rahmetli Nevzat Gülöz dayımız Tamburuyla cümbüşüyle inanılmaz güzel müzik ziyafeti yaşatırdı. 
Ben çocuktum ozamanlar avlu içinde amcamlarla altlı,üstlü oturuyorduk .
Amca kızları benden büyüktü ama evcilik oynamamıza bir mani yokturdu. 
Yukarıda anlattığım bahçemiz şahane hemen kızlarla ya fındık ağacının altında ya da kızılcık ağacının çardak kısmına yolluklar sererdik .evin bölümlerini belirler başladık evcilik oynamaya. 
Evin en güzel kısmını giriş kapısı oluştururdu ,boyumuza uygun bir sopayı dik olarak toprağa gömer ucuna bir yazma gibi bez bağladık sonra kimimiz anne kimimiz baba ama ben küçük olduğum için hep çocuk olurdum başladık oynamaya.
Dışardan misafir geliyor muş gibi birimiz kapının ziline dokunurduk hani o toprağa gömdüğümüz sopanın ucuna ve
-Zırrrrrrrr
-Cıngılı mıngk(kapının açılma sesi )
Oyuna kaldığımız yerden devam ederdik ,çamurdan yapıp kuruttuğumuz kap kaçaklarda yemek yapar yerdik mahsus -Başka bir gün yine oyun oynarken bu defa evin genç kızı olurdum ve gezmeye gitmek için hazırlanırdık ama ne hazırlık üzerimdeki Büzgülü eteği dar eteğe çevirmek için çalının dikenleri İmdadımıza yetişirdi. Sağdan sola eteği daraltır dikenle tuttururduk. Al sana dar etek. Bitmedi daha süsleneceğiz. Hemen yassı bir ot koparır gözkapaklarımıza yeşil far yapardık. Gül yapraklarından allık dudaklarımızın arasına sıkıştırdığımız iki yapraktan Ruj Ve tırnaklarımızı yapıştırdığımız gül yaprağıyla oje , saçlarımızı unutmadık bahçedeki etli yapraklı yapışkan bitkiden (şimdiki cırt cırt yapıştırıcı gibi) saçımıza şekil verir yapıştırırdık (Ay o zaman da süslüymüşüz ) kolumuzda bezden yaptığımız çanta ayağımızda annemizin gizlice aldığımız ,(ayaklarımızın içinde kaybolduğu ) ince topuklu ayakkabısı giyer şıkıdık şıkıdık kendi çevremizde dolanır güya gezmeye giderdik.  Anlattıklarım masal gibi ama,masal gibi gerçekler .
Çocukluğumun bir parçası,herkes gibi bende de daha ne anılar var ,
Yazması uzun hikaye ama ,herkesin bir -”CINGILI’ MINGK “kapı açması olmuştur,sevgiyle ,özlemle ,hasretle andığımız. 
Başka sayfalarda başka anılarda buluşmak dileğiyle,çocukluk ruhumun büyüklük aklımda kalan kırıntıları, yaşanmışlıkları ,küçücük de olsa verdiği mutluluğu sizinle paylaşmak istedim . Tüm hemşehrilerime SELAM ve SAYGILARIMLA