Merhaba bugünde benimle Günaydın diyelim istedim Günaydın demek ne kadar güzel anlamlı değil mi dostlarım, Şimdilerde hasret kaldığımız En güzel nezaket kuralı karşımızdaki insanı önemsemek; O kişini var olduğunu hissettirmek önem vermek, Özel olduğunu hissettirmek Şimdiler de nerede ise unutulan, İnsanları gençleri inceliyorum yürürken, sanki duygusuz robotlaşmış bir zamana mı geldik ne. Bakıyorum da insanlar mutsuz robot gibi kimse kimsenin yüzüne bakmaz olmuş. bir günaydın demek bile ne kadar da zor geliyor. Hatta kimi zaman aynı apartman içindeki komşularımızdan bile, İşte zaman tüneli gibi geçmişe gidiyorum yine ben; Sabah olmuş camlarımız açık mis gibi kokan hanımeli kokusu karşılıyor beni. Annemin sesini duyuyorum Yan yana sıralanmış evlerden yükselen birbirine, Günaydın diyen komşu teyzelerimin sesleri kulaklarımda. Günaydın iyi sabahlar güne güzel başlamak için ne kadar da önemli. Sabah odalarımızdan çıkarken hatta yataktan kalkarken bile 3 kardeş günaydın demeden kalkmazdık Sonra canım annemin hazırladığı kahvaltı. Nihayet hazırlandık okula gitmek için babamın sımsıcak elini tutuyorum Yolda yaşlı genç kiminle karşılaşsak, Hatta tanıdık olmasa bile selamlaşırdı babam. Günaydın demeden geçmezdi Ben babamdan çok şey öğrendim Kızım derdi kibir dünyanın en tehlikeli duygusu Sakın ama sakın bu tehlikeli duyguya kapılma, Yolda tanıdık olmasa bile güne güzel başlamak için selamını esirgeme Böyle gördük böyle yetiştik Diliyorum ki evlatlarımız da torunlarımız da, aynı kültürü devam ettirsinler. Mesela mahallelerimiz vardı eskiden Her mahallenin bir bekçisi olurdu bizleri koruyup kollayan Hatta öyle ki bekçi baba derdik Ondan çıkan düdük sesini duyunca nasılda güvenli uyurduk. Hoş bilmezdik o zamanlar hırsızlık olaylarını, kat kat kilitlemezdik kapılarımızı. Mesela her mahallede bir çeşme bulunurdu Bir yardımsever tarafından yaptırılan, hayrat çeşmesi denilirdi Gelen giden su içerdi kana kana Sonra her mahallede ebe annelerimiz olurdu. Mahallenin en yaşlı en deneyimli olan teyzesi Kar kış gece gündüz demeden Gönüllü olarak yaparlardı görevlerini Bütün camlarda sakız sardunyalar vardı o zamanlar, Genelde vita yağı teneke kutularına ekilen, rengarenk sıra sıra dizilmiş. Akşam tüm evlerden yayılırdı mis kokular, genelde babalarımız akşamdannn akşama yudumlarlardı birer kadeh içkilerini, peşinden içilirdi keyf kahveleri, sonra gelsin tavlalar sohbetler Tüm kapılar açık ardına kadar kapı önleri sohbeti yapar anneler. Çocuklar oynamaktadırlar her türlü oyunları; saklambaç istop, yakar top, beş taş daha ne oyunlar ne oyunlar. Evlerimizde tuz mu bitti kahve mi bitti o anda gerek kalmazdı bakkala gitmeye, Komşu teyzelerimizin kapılarını çalardık genelde Aslında komşu akrabalarımız demek lazım aslında Öyle ya akşama kadar birlikte tüm dertlerimiz sevinçlerimiz paylaşılmakta komşu akrabalarımızla Şimdi nereye taşındı komşuluk bilenler varmı Hoş şimdide komşularımız var bir elin parmağı kadar sayılacak Ama nerede eski günlerdeki komşuluklar Koca devasa binalar içinde hapsoldu komşuluk da Komşular da mahalleler desen onlarda bitti Çarpık kentleşmeye mi yenildik teknolojiye mi? Sevgilerimle Hülya KÜÇÜKHAS MALATYA 5 Y ENİ www.yenimalatya.com PERŞEMBE 26 MAYIS