Bazı besinlerin migreni tetikler. Aç kalma, kan şekeri düşüklüğü ve sıvı alımının yetersiz olması da ağrıları artırabilir. Bu yüzden az ve sık beslenmek, aç kalmamak ve günlük yeterli sıvı tüketilmesi ve düzenli egzersiz yapılması gerekir. Halk arasında ‘yarım baş ağrısı’ olarak tanımlanan migrenin ataklar halinde gelişen şiddetli baş ağrılarına sebep olan nörolojik bir hastalıktır. Atakların en yaygın olduğu dönem 25-35 yaş arasıdır. Özellikle kadınlarda erkeklere oranla sık görüldüğü düşünülmektedir. Baş ağrılarının çıkışında çeşitli etkenler vardır. Bunlar hormonal değişiklikler, duygusal durum, uyku düzeni, iklim değişiklikleri, kişisel bazı alışkanlıklar ve diyet faktörleridir. Mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurarak sebebin saptanması gerekmektedir. Bazı besinlerde bulunan tramin, monosodyum glutamat (MSG) ve nitritlerin vasküler sistemi etkilediği düşünülmektedir. Bu maddeler besinlerde doğal olarak da bulunabileceği gibi sonradan da eklenebilir. Özellikle monosodyum glutamat sinir hücrelerine zarar veren, merkezi sinir sistemi tahribatına yol açan, retinal dejenerasyona sebep olan bir maddedir. MSG yiyeceklere konunca beynin yiyecekleri güzel algılamasını sağlar, bu yüzden de yiyeceklerin fazla tüketilmesine sebep olarak obeziteyi ortaya çıkarır. MSG, en çok sucuk, sosis, salam, pastırma gibi şarküteri ürünleri, hazır çorbalar, hazır et-tavuk suyu tabletleri ve konserve besinlerde bulunur. Aynı zamanda bu besinlerin nitrat içeriği de yüksektir. Tramin ise yiyeceklerimizde doğal olarak bulunur. Özellikle eski peynirler ve mayalanmış yiyeceklerde mevcuttur. Ayrıca alkol, çikolata, yağlı ve baharatlı yiyecekler, kafeinli içecekler, salamura besinler, soya ürünleri de migren ağrılarını tetikleyen besinlerdir. Migreni olan bireylerin aldıkları tüm besinlere dikkat etmeleri ve hangi besinin ağrıya yol açtığını saptamaları gereklidir. Psikolojik olarak bu besinlerden etkilendiğini düşünen migren hastaları besin alerjisi tetkikleri yaptırıp gerçekten problem olup olmadığını saptayabilirler. Belki de ağrı sebebi stres, uyku düzeni, ışık, gürültü gibi faktörlerdir. Bunun için mutlaka bir nöroloji uzmanına danışılmalı ağrı sebepleri saptanmalıdır.”

YAZ AYLARINDA SAĞLIKLI BESLENMEYE DİKKAT

Artan sıcaklık oranı sebebiyle yazın bol su tüketilmesi gerekir. Günde 1-2 litre mutlaka su için. Genel olarak diyabetli hastalar için geçerli sağlıklı besin seçimleri herkes için olduğundan farklı değildir. Yağ oranı düşük ve lif oranı yüksek besinler vitamin ve minareler açısından dengeli, sağlıklı ve doyurucu yemekler yemek için önerilere uyulması gerekiyor. Her gün farklı besinler yiyin. Doymuş yağlar içeren etleri ve mandıra ürünlerinin tüketimini azaltın. Yağsız etleri seçin ve görünen yağları kesip atın. Besinleri kızartmak ya da kavurmak yerine ızgarada, buharda ya da mikrodalgada pişirin, haşlayın ya da fırınlayın. Et yerine yağlı balıkları daha fazla tüketin. Az yağlı süt ya da yağsız süt, yoğurt ve peynir gibi yağ oranı düşük mandıra ürünlerini seçin. Tam taneli ürünler, meyve ve sebzeleri daha fazla tüketin. Bu besinlerin çoğu karbonhidrat içerir ancak vitamin, mineral ve lif içerikleri yüksek olduğundan son derece sağlıklı besinlerdir. Daha az tuz kullanın. Doğal ürünler, genellikle çok fazla tuz içeren işlenmiş ve hazır ürünlerden daha iyi bir seçenektir. Fazla tuz içeren konserve ya da dondurulmuş yiyeceklerden kaçının ve ‘tuz eklenmemiştir’ ibaresi bulunan besinleri seçin. Yemeklerinize tat katmak için farklı baharatlar ve otlar kullanmayı deneyin.