Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı davetiye göndermişti. 
Taşhoran Kültür Sanat Merkezi törenle açılıyor diye. 
Üç Horan Ermeni Kilisesi, Taşhoran Kültür Sanat Merkezi olarak açılıyordu.
Davete icabet etmek için sabahtan gittim Çavuşoğlu mahallesine. Büyükşehir Belediyesi etrafı açılışa hazır hale getirmiş, tören alanını düzenlemişti. Büyükşehir Belediyesi yazılı afişler, kırlangıçlar etrafı süslüyordu. Kilisenin önüne kurulan platform dahi hazırlanmıştı. 
Kilisenin iç kısmında; kilisenin 1950 yılında başlayarak elde edilen resimleri büyütülerek bir resim sergisi oluşturulmuştu. Kilisenin avlusunda ise Aslantepe ile ilgili bir tanıtım sergisi vardı. Kilisenin iç kısmında perde ile kapatılan bölümünde ise Hazreti İsa, Meryem ve Hıristiyan din adamlarının görselleri hazırlanmıştı. Pazar günü yapılacak için ayin için Kilise hazır hale getirilmişti. 
Kilise 1893 yılında ibadete açılmış, ancak  1905’de meydana gelen depremde çatısı çökmüş, yeniden onarılarak ibadete açılmış. Kilisenin mimarı bilinmiyor ama bir Rum usta ve ermeni ustalarca yapıldığı söyleniyor. 
Taşhoran gibi adlarla yıllarca Çavuyşoğlu mahallesinde harap halde, ve etrafı pislik içerinde olan, molozların yer aldığı, definecilerin kazma vurmadığı yer kalmayan Kilisenin restorasyonu için ilk adım dönemin Malatya Valisi Ulvi Saran’dan gelmişti. Vali proje hazırladı, kaynak aradı sonra tayini çıkınca da kilse öylece kalmaya devam etti. 
Selahattin Gürkan Büyükşehir Belediye Başkanı olunca, Çavuşoğlu kilisesini ayağa kaldırmak için harekete geçti. Projeler hazırladı, kaynak sağladı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a giderek durumu anlattı, destek istedi. Cumhurbaşkanı tam destek verdi, Kilisenin Kubbesini yapıverdi. İçininin restorasyonu için Ermeni Mimarlarında desteğini aldı, Kiliseyi orijinaline yakın bir hale getirdi. İçerisine bir de Kütüphane yapmaya karar verdi. Etrafında çevre düzenlemesi yaptı, yanına bir Kafe ve sosyal donatı yerleştirdi. Mezbelelik halde olan Çavuşoğlu Kilise alanı iyi bir görüntüye kavuştu. Çevre rahatladı, Çavuşoğlu sakinleri memnun oldu. Bu tarihi eserin bir sahibi var. Büyükşehir Belediyesi bu eseri sahiplendi, görevlendirmeler yaptı.
Kilise de ilk ayin yapıldı, zaman zaman da yapılacağı ifade edildi.
Sonuç olarak bir inanç merkezi, bir tarihi eser ayağa kaldırıldı. 
Ama bir sorun vardı.
AK Parti Hükümeti nasıl Kilise açabilirmiş? 
Selahattin Gürkan Nasıl Kilise açarmış?
Malatya’da oldukları halde Açılışa katılmayan AK Partili Milletvekilleri ile AK partili Belediye Başkanlarının aldıkları tavırlar konuşuluyordu. AK Parti İl Başkanı İhsan Koca oradaydı. Törenin sonuna kadar da orada kaldı. 
Vay senmisin Üç Horan Kilisesini restore eden, hizmete açan ve bir tarihi ayağa kaldıran. 
İnsafsızca saldır saldırabilirsen. Vur vurabilirsen.
Gelen tepkilere baktım tümü AK Partiye yakın çevrelerden. Muhalefet partilerinden tek tepki yok. Aksine olumlu görüş bildirmişler. 
İşte tüm bunları göğüsleyerek Üç Horan Ermeni Kilisesini açan Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, büyük bir de risk alarak tepkileri de göğüslemişti.  
Sayın Gürkan’ı tanıyanlar bilirler, tarihi eser varlıkları söz konusuysa onları ayağa kaldırma konusunda gösterilecek tepkilere asla aldırmaz ve bildiğini gerçekleştirir.
Öyle de oldu, gösterilen tepkilere konuşmasında yer vererek şöyle dedi:
“Cesaret insanları zafere, korkaklık ölüme götürür. Biz doğru bildiğimiz yolda emin adımlarla hiçbir tereddüt göstermeden istikametimize varacağız. Bizim amacımız bu şehirde yaşayan bütün insanların huzur içerisinde güven içerisinde düşüncelerini, fikirlerini ifade edebilecek özgürlük kavramı içerisinde kendilerini ifade etmelidir.”
Çavuşoğlu’nda tarih ayağa kaldırılarak, tüm dünyaya bir mesaj verildi.
Şimdi Malatya Taşhoran Kültür ve Sanat Merkezi ziyaretçilerini bekliyor. 
Ne kaybettik?
Neden yıllarca bu tarihi yapılara yaklaşmadık, neden el atmadık?
Bize ne zararı oldu? 
İyiye iyi, güzele güzel, doğruya doğru demek gerek.
Büyükşehir Belediyesi de iyi, güzel ve doğru olanı yapmıştır. 
Malatyamıza hayırlı olsun…