Kanal İstanbul güzergahında yabancılara satılan topraklar gündemden düşmüyor. Bu durum Süheyl Ünver’in “İstanbul Risaleleri” kitabını hatırlamama neden oldu.
O kitapta ilginç bir hikâye var. 
Size de aktarayım, bakalım nasıl bulacaksınız.
‘’Fatih İstanbul’u alıp da alayla Ayasofya önüne geldiği zaman derinden derine bir inilti işitti. Sesin geldiği tarafa bir adam gönderdi...
Sakalları uzamış, hali perişan bir keşiş bulup getirdiler…
Huzura çıkardılar. Korktu, teskin ettiler...
Niçin hapsedildin diye sordu Fatih Sultan Mehmet. 
Keşiş; fala baktığını ve kuşatma hazırlıkları sırasında Konstantin’in kendisini çağırıp İstanbul’u Türklerin alıp alamayacağını bildirmek için remil atmasını istediğini, fala baktıktan sonra, İstanbul’un Türklerin eline geçeceğini söylemesi üzerine de Konstantin’in kızarak onu zindana attırdığını söyledi. 
“Ve şimdi karşınızda bulunuyorum, demek ki falım doğru imiş.”
Bunun üzerine Fatih de yeni fetih ettiği İstanbul’un bir gün Türklerin elinden çıkıp çıkmayacağına dair remil atmasını ve doğruyu söylerse ödüllendirileceğini söyledi.
Keşiş remil attı ve şöyle dedi:
“İstanbul Türklerin elinden harp ve darp ile çıkmayacak. Lakin öyle bir zaman gelecek ki emlak ve arazileriniz satılacak, bu suretle İstanbul Türk malı olmaktan çıkacak.”
Bu falın bildirdiği sonuçtan büyük üzüntü duyan Fatih ellerini kaldırarak, “İstanbul’da edindiğim yerleri ecnebilere satanlar, Allah’ın gazabına uğrasınlar!” diye beddua etti.
***
Ne dersiniz?
Fatih Sultan Mehmet’in o laneti onca yüzyılın ardından gelip, şimdi İstanbul’un topraklarını yabancılara satanları bulur mu acaba?