Günde bir tane 2’si bir arada kahve içerim. İsim vermiyorum falan kahveden diyelim. Ocak ayından sonra 2’si 1 arada kahve 1 TL’den 2,5 TL’ye yükseldi. Tabi birden bire yükselmedi. Yavaş yavaş, azar azar aylar itibariyle yükseldi. Yaşanan ekonomik sıkıntılardan sonra kahvede birçok defa art arda zam gördü. İşin tuhafı bu değil işin tuhafı şu, kahvenin üzerinde 1,5 TL yazarken, bazı esnaflar’ zam geldi 2 TL oldu’ diyerek ürünü bize 2 TL’den satıyor. Şimdi 2 TL yazan paketler var piyasada yine o bazı esnaflar, ‘ kahve 2,5 TL’ oldu diyerek sana onu 2,5 TL’den satıyor. İtiraz ettin mi, ‘alma kardeşim’ diye cevabı yapıştırıyorlar. Bazı esnaflarda 2 TL yazan yeri keçeli kalemle kapatmış 2,5 TL’den veriyor. Biz bunlarla karşılaşıyoruz da neden bunları denetleyen insanlar bunları görmüyor? Elinde çanta defterle gider ‘denetlemeye geldik’ dersen adam sana doğru söylemez ki zaten. Birde sivil olarak bir denetle. Yakala ensesinden tut yapıştır cezayı ki bu fırsatçıları böyle bitirebilesin. Şimdi en basit olarak kahveden örnek verdim. Belki de birçok üründe bu fırsatçılar bunu birçok ürüne uyguluyor.

Hepimiz biliriz geçmiş yıllardan yaz aylarında yumurta tüketimi fazla olmaz. Bu nedenle fiyatlar düşerdi. Bu yıl tam tersi olmuş durumda fiyatlar cep yakıyor. Yaz ayında fiyatlar böyle ise kış ayını düşünemiyorum. Çocuklar yumurtayı çok seviyor. Yine geçenlerde çıktım 1 koli yumurta alayım dedim en uygun yerden alıyorum bu arada. Yumurta satan esnaf, yumurtanın kolisinin 45 TL olduğunu söyledi. Bende doğal olarak ona şu soruyu yönelttim, normalde yaz aylarında her zaman yumurta fiyatları düşüşte olurdu bu yıl neden böyle yüksek dedim. Kış ayında da değiliz ama neden yüksek? Diye soru yönelttim. Esnaf bana, ‘yumurta ihracata gidiyor bu nedenle fiyatlar bu kadar yükseldi’ diye yanıt verdi. Tamam, ihracat yap ülke ekonomisini büyüt buna bir lafımız yok ama vatandaşı eze eze de bunu yapma. Çocuklarım olmasa belki o yumurtayı almayacağım, hatta alamayan birçok insan var. Sen kendi vatandaşının yumurtaya ulaşmasını engelledikten sonra ne yapayım senin yaptığın ihracatı. Öncelik vatandaş ve vatandaşa ulaşa bilirlik değil mi? İhracat edilen ürün sadece yumurta da değil, birçok üründe vatandaş bunu yaşıyor. Geçtiğimiz aylarda domateste de bunun örneğini yaşadık. Vatandaş tane ile domates alırken, sen ihracata yollama derdindeydin.

Diyeceğim o ki, evet ihracat yapalım ülkeyi kalkındıralım ama daha fazla üreterek, topluma kazandırdıktan sonra dış piyasaya da açılalım. Ben ekonomist değilim, ekonomistler lütfen beni yanlış anlamasın. Ama benim gördüğüm bu. Ben o ürüne bütçem doğrultusunda ulaşamazsan ne yapayım ihraç olmuş, ne yapayım ihracatçı para kazanmış.