Bir günlük istirahattan sonra ablam Selma Karamanlara gittim. Ablam maşallah Malatya’nın tüm mahalli yemeklerini sever ve daniskasını yapar. O gün de benim en çok sevdiğim yemeklerden Tiritli dolma küfde yapmış. Sürpriz dedi önümüze koydu. Mükemmel olmuştu. Biraz da üzerine karabiber dökerek afiyetle yedik. Yemekten sonra bağlamamı da götürmüştür. Yeğenim Özlem’in  sesi çok güzeldir. Bir müzik faslı geçtik moralimiz yerine geldi. Ertesi günde kavurmalı, kişnişli malhutaya yumuldum.    
Diğer bir gün nereye gidelim dediler. Hedef Battal Gazi’nin çınarı dedim. Ben o çınarı Eski Malatya yolunun kanarında sanıyorum. Sağından solundan çınarın etrafından yollar geçmiş. Bu durumu sordum kesin cevap alamadım. Dediğimim çınar bu mu acaba? Çınar’ın dibinden akan su maalesef bu kadar alana yetmemiş. Motopomplar da galiba devreye girmemiş. Bana göre kazançlarımızdan biri. İleride daha güzel olacağına inanıyorum.
Kerneğii çok merak ediyordum. Kerneğın suyu çıktı mı diye? Başkan Selahattin Gürkan’ın en büyük icraatlarında birinin Kernek Suyu’nun tekrar yer yüzüne çıkartılması girişimidir. Tonlarca beton kalıpları kaldırılarak  Suyun yer yüzüne  çıkarılması  en büyük hayallerim den biri idi. Malatya Haberde yayımlanan Kernek Suyu Ve anıt mezarı isimli bir yazımda şöyle demişim. Uyuz Suyu ile Kernek Suyunu konuşturmuşum.
“Bahar gelip kış günleri geçende                                                                                                                                 
Kernek çıkıp soğuk suyun içende                                                                                                                             
Bahçelerde menekşeler açanda                                   
Çağır gardaş ben de gelem sılaya
Uyuz Suyu- Kernek Suyu Kardeş, senin durumuna çok üzüldüm. Benim durumum şimdilik iyi, koruma altına da alınmışım. Tüm Türkiye benim patlayarak çıkmamı bekliyor. Etrafım çamlıklarla dolu, keyfim yerinde ama senin durumuna da çok üzülüyorum. Amma elimden bir şey gelmiyor. Yav, sen bir yolunu bulup gene yer yüzüne çıkarsın veya çıkartırlar. 
Kernek Suyu- Bildiğin gibi değil, Malatya’da ne kadar taş, beton varsa üzerime yığdılar, ne tarafa gitsem karanlık, şaşırdım kaldım.
Uyuz Suyu- Zaten bu insanlara iyilik yaramaz. Nankörler vesselam. Gene de buna şükür sana bir anıt mezar yapmışlar ya. Baş kısmına güzel bir yel değirmeni dikmişler.
Kernek Suyu- Hem öldür hem anıt mezar yap, mezarları kendilerinin olsun. Beni bu duruma getirenlere sansüre uğramasın diye içimden durmadan beddua ediyorum. Belki zamanla eli yüzü düzgün bir yönetici gelir, o üzerimdeki betonları kaldırır, beni  tekrar gün yüzüne çıkarır. Olur mu olur? Çıkmayan candan umut kesilmezmiş. Bir de intikam planım var. Beni bu duruma getirenlerin evlerinin yerini tespit ediyorum. Ufak bir ara bulursam oraları basacağım. Amma. Çok zor görünüyor. Herhalde sonum lağımların kaderleri ile birleşecek. Çok zor durumdayım değerli kardeşim.
Uyuz Suyu- Senin için durmadan dua ediyorum. Hatta bu sene boykota bile başladım. 21 Martta yer yüzüne çıkıyordum ya, çıkışımı yirmi gün erteledim. Sloganım: Kernek Suyuna özgürlük. Sonuna kadar senin yanındayım, senin sesini sana bu zulümleri yapan zavallı insanlara duyurmak boynumun borcu olsun.  Sen Allah’a dua et Allah her şeye kadirdir.  Ölürsen de mutlaka Cennete gidersin. Çünkü senin hiç günahın yok, hep sevap işledin.
Kernek Suyu- Binlerce sene insanlığımı muhafaza ettim, kimsenin kötülüğünü istemedim. Şu günlerde herkese ve de özellikle beni bu duruma getirenlerin cezalandırılmasını istiyorum. Bana yapılan eziyetler hem Türk Ceza Kanununa, hem de Çevre Kanununa göre suç teşkil etmektedir. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığına, Malatya Valiliğine ve Çevre Bakanlığına, o da olmaz ise Başbakanımıza suç duyurusunda bulunuyorum. Gereğini yapsınlar, eğer gereği yapılmaz ise öteki dünyada hesaplaşırız.”