Bundan yıllar önce Tecdeli pehlivanlar Malatya’da ün salmıştı. Mahallenin gençleri arasında güreşe yoğun bir ilgi vardı. Ben İlkokuldayken yani 1954 yılında “Tecde Güreş Kulübü” vardı. Bu kulüp pehlivanlarının antremenlarını hayal meyal hatırlıyorum. Sonradan Darülaceze Yurdu olarak kullanılan Yeşilyurt karayolu üzerindeki büyük salonu olan bir binada, kıran kırana antereman yaparlardı.  Rahmetli babam Nusret Gülşen’ de bu pehlivanlar arasında ün salmıştı. Yeşilyurt’tan, Gündüzbey’den, Malatya’nın yakın çevrelerinden pehlivanlar Tecde’ye gelir, bu salonda antrenman yapar, güreş tutarlardı.
Daha sonra güreşi bırakan Nusret Pehlivan, çalışmakta olduğu Mensücat fabrikasında  Sümerspor Güreş Kulübünü kurarak Sıtmapınarındaki kulüp binasında antrenörlük yaparak güreşçi yetiştirmeye başlamıştır. O zamanlar; Malatya’da Sümerspor’dan başka; Şekerspor, Tekelspor, Demirspor gibi güreş kulüplerinin  de olduğunu anımsıyorum. 
Her 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramında şehir stadındaki kutlamalara katılır, resmigeçit törenlerinde en önde yürüyen babam Nusret Gülşen ve Sümer Spor güreşçileri yoğun ilgi ve alkış alırdı.
Nusret Pehlivan daha sonra Malatya Güreş Ajanlığı (Temsilciliği) görevinde bulunmuş ve yeni pehlivanların yetiştirilmesini sağlamak için yoğun çalışmalar yapmıştır. 
İlçelerde karakucak güreş seçmeleri düzenlemiş ve her ilçeden seçilen güreşçiler arasından takım oluşturarak Malatya Güreş takımını kurmuştur. 
İlçelerde düzenlenen güreş müsabakalarına babam bizi de götürürdü. Ağabeyim Nihat’ı Akçadağ’a, kardeşimi Fırat’ı Arapkir’e, beni de Hekimhan’a götürmüştü. Bu organizasyona sonradan Malatya Şoförler Cemiyeti Başkanı olan halamın oğlu taksici Abdullah Özer’de bizimle katılırdı. İlk kez bu gezi sayesinde Malatya dışında bir yer görmüş ve yine ilk kez gittiğimiz yerlerdeki lokanta da, lokanta yemeği yemiştim. 
Hekimhan’a otobüsle gitmiştik. Yanımızda çuval bezinden yapılmış koca bir torba dolusu güreşçi “kispet” leri götürmüştük. Güreşçi seçmelerinin yapılacağı günler öncesi halka duyurulduğu için, müsebakalara katılım ve ilgi çoktu. Öğleden sonra bir okulun bahçesinde çimler üzerinde müsabakalar yapılmıştı. İzleyiciler biletle içeri alınıyor. Masraflar da bu şekilde karşılanıyordu.
İlçelerden seçilen güreşçiler daha sonra il birinciliği için güreştirilmiş. Sıkletlerinde derece alan güreşçilerden de takımlar oluşturulmuştur. Serbest ve grekoromen dalında oluşturulan bu takımlar da bölge ve türkiye şampiyonalarında Malatya’yı başarıyla temsil etmişlerdir. 
“Malatyalı Güreşçiler ve Güreş Oyunları” isimli bir de kitap yazan Nusret Pehlivan, kitabında Malatyalı güreşçileri tanıtarak her güreşçinin sıkletine ve başarısına da yer vermiş, kitabın son bölümünde de güreş oyunları nelerdir, nasıl yapılır hepsini tek tek anlatmıştır.
Daha sonra güreş hakemliğine de başlayan Nusret Pehlivan, hakemlikte de başarılı olmuş ve zaman içerisinde göğsüne Milli Hakem armasını takarak “Türkiye Milli Güreş Hakemi” olarak çeşitli illerde düzenlenen şampiyonalarda minder ve masa hakemliği yapmıştır.
Malatyalı Milli Güreşçi Sıddık Kaçar’ın da dediği gibi “Malatya toprağı pehlivan toprağı” idi. Şampiyonalarda Malatyalı Güreşçiyi karşılarında gören rakipleri “Eyvah Malatyalıya mı denk geldik” şeklinde çekincelerini gösterirlerdi.
Ata sporumuz olan ve “Türk gibi kuvvetli” sözünü tüm dünyaya yayan Yaşar Doğu, Gazanfer Bilge, Hamit Kaplan, Mahmut Atalay, Mustafa Dağıstanlı, Ahmet Ayık, Celal Atik, Nasuh Akar, Vahap Pehlivan, Kemal Dağdeviren, Nusret Gülşen ve o dönemin Malatyalı pehlivanlarını saygıyla, ölenleri de rahmetle anıyorumkulüpler arasında il birinciliği için müsebakalar yapılır, kazanan takım Türkiye Müesseseler arası güreş turnuvalarında ilimizi temsil ederdi. Sümerspor Güreş Takımı da Malatya’yı başarıyla temsil ederek kupalar kazanmış ve bu kupalar fabrikada sergilenmiştir.