Şafağın geceyi uğurlamasına az kaldı

Sen bıraktığın yavrularını düşünüyorsun,

Ayrıldığın kenti,yaşanmışlıkları, sevmeden öte

Duaların var Tanrıya

Dostların için yarı yarıya

Sabahın koynunda.

Ve yeniden koşuyorsun,

Yeni hizmetler için Anadoluya.

Bu sabah,

Yalıkavak'da rüzgâr var...

Yeldeğirmenlerinin pervaneleri,

Dönmeye başladı...

Palmiyeler yelpaze sanki,

İnip kalkıyor koca koca yapraklar

Senin kokunu Batman'a savuracaklar.

Uyandığında karşı tepelere bak!

Yara izleri gibi, makiler olsa da

Köy çocuklarının ayağı gibi tepelerde çıplak...

Birazdan deveciler geçer, görürsün.

Süslerler develerini, ellerinde çıngırak.

Güreş var bugün, öğlenle, ikindi arası...

Neylersin, ekmek parası.

Her yerde başka türlü nafaka çıkacak.

Kahvaltıdan sonra,

Otur koltuğuna gururla.

Denizle göz göze geldiğinde,

Dalgalarda şiir'i bulursun eminim.

Nakış nakış işlersin belleğinde

Yavaş yavaş kahveni iç!

Gönlünü okşayınca hafif bir sevinç,

Batmanda bıraktığın anıları,

Ve de yetiştirdiğin yavruları

Düşün!

Bu da böyle bir övünç...

* Doğu da uzun yıllar görev yapmış bir öğretmen arkadaşa ithaf edilmiştir.