Malatyalıların futbol heyecanını söndürdüler, takımı halktan soyutladılar, soğuttular. 
Malatyaspor’un alt yapısını geliştiremediler, darmadağın ettiler. Futbol oynanan ortamları bir bir yok ettiler. Minikler, gençler, okullar ve amatör kulüpleri başıboş bıraktılar, halk desteğini kaybettirdiler. Öncelikli olarak Malatyalı gençlerden takımın iskeleti kurulmalı iken bu yola da gitmediler. Halkın sadece gözünü boyadılar. Daha ne diyeyim gerisini de siz söyleyin…
Bugünkü Durum
Biliyorsunuz şimdi iki takım var. Bunlardan biri geleneksel Malatyaspor diğeri de Belediye takımının devamı Yeni Malatyaspor. Belediyespor’un ismini değiştirilmesi bence iyi oldu. Çünkü: Şu anda gelir ve giderler bir denetim altında, belediyenin verdiği paralar kontrol ediliyor. Harcamalar yönünden bir resmiyet de var. Bence Malatyalı her iki takımın da yönetimine güveniyor. Takımı götüren Belediyenin yükünün mutlaka hafifletilmesi gerektiğine inanıyorum. Bunun için gelir getirici etkili yöntemleri devreye sokmak gerekiyor. 
Ertan Başkan’ın ve Malatya Belediye Başkanlığı’nın çok özverili çalıştığını biliyorum. İkinci yönetim de 44 Malatyaspor yönetimi olup onlar da fedakârca çalışıyorlar. İsmail Hoca’m almış sazı eline, beyaz saçlarını süpürge yapmış çabalayıp duruyu. Şimdi ne yapmak lazım? Özellikle spor altyapısı oluşturulmalı ve Malatya, spor tesisleri ile donatılmalıdır. Bu yazımı yazarken genel bir değerlendirme yaptım. Sakın ola ki herkes kendine pay çıkarmasın, genel konuşmalarımı özele indirgemesin. Demek ki; başarıyı daim kılmak için mutlaka alt yapı ve tesise ağırlık vereceksin. Bu işin başka mümkünatı yok. Ğarığı (Ark) gevere bağlayacaksın!
Bir de Malatyaspor şampiyon olacağız parolası ile Malatyalıların önüne geldi; yani hedef büyük tutuldu. Hedefi sanal olarak değil, gerçekçi bir şekilde tespit edilmelidir. Şampiyon olunacak ortamı Malatyalı sezer ve kabul eder, işte o zaman hedef belirlenir.
Malatya’da sporu geliştirmek için neler yapılmalı? Malatya Belediyesi’ne, Malatya Valiliği’ne ve kamu kurumlarına, Malatyalı işadamlarına ve Malatyalılara düşen görevler:
A-Yönetime düşen görevler:
Malatya Belediyesi yeni bir planlama yaparak başta beş-on beş yaş arası çocuklar için spor yapma olanağı sağlamalıdır. Mazideki Malatya’da hangi oyun alanları vardı, nerelerde oynardık, spor yapardık, eğlenirdik, anlatmaya çalıştım. Bu alanlar lojman, alışveriş merkezi ve apartmanlarla donatıldı. Zamanında imar planlarında ayrılan yeşil alanları da allem kallem ettiler “başkan, cızığı şuradan geçir” diyerek imar planlarını alt üst ettiler, bilimsellikten uzaklaştırdılar. Malatya’ya müşterekçe yeşil alan ve spor alanları bırakmadılar. Oralar boşlukken spor tesisi ve yeşil alan şeklinde dizayn edilseydi, imar planı değişiklikleri de kolay kolay yapılamazdı. Zararın neresinden dönülürse kârdır. Şehir merkezinde oyun ve spor alanlarının yapılaşmadan dolayı yapılamadığı düşüncesine ben katılmıyorum. Çünkü: 150 m2’lik yere de oyun alanları, basket sahası, yapılabilir. Buralarda küçük yaştaki çocuklar oynar. Uzak mesafelere gitmeden yanlarındaki alana giderler, buralarda komplekse gerek yok. Maksat Malatyalı çocukların balkonlardan inerek kanlarını hareketlendirmesi, yetenekli olanların ortaya çıkarılmasıdır. Türkiye’de bunun örnekleri var. Bizim Ankara’daki mahallemizde evimizin yanında dört adet aletli spor alanı var. Küçükler büyükleri izleyecek, çok uzaklara gitmeden ana babalarının gözü önünde oyun oynayacaklardır. Çağalar; evden elli metre uzaktaki boşluğa gitsin, oynasın, koştursun terlesin. Bu düşünceyi pratiğe dönüştürmek o kadar zor değildir. Profesyonel futbol ve diğer yerlere yaptığınız harcamaların çok az miktarı ile bu işi becerebilirsiniz. İnanın!
Örneğin; Hamikoğullarının Haci Ağa’nın Konağı yıkılmış. Onun yeri araç park yeri olarak kullanılmaktadır, bayramlarda da kurban kesim yeri. Burayı bir isim vererek mahalleliye tahsis et. Mülk sahibini de mağdur etme, parasını ver. Zaten muhtarın makamı da yanı başında. Çocuklar, gençler orada terlesin, koşsun oynasın. 
İmar planlarını belediye hemen yapsın, yeşil alanları tekrar yürürlüğe soksun. Oyun ve spor alanlarını çocuklarımıza özgüleyelim. Gerek amatör gerekse de profesyonel takımlarımız için iyi bir alt yapı oluşturalım. Minik futbolcu şu basamaklardan geçmeli. Oyun ve semt sahası > minik takım > takımların alt yapısı > genç takım > futbol takımı > profesyonel kulüp ve devamı. Tabandan gelen futbolcuları daha ucuza alırsınız, yetiştirdiğiniz futbolcuları satarsanız takıma gelir getirirsiniz, alt yapıdan gelen takım oyuncuları ahlaklı ve samimi olur. Olur da olur. Alt yapının en alt bölümü minik oyun alanlarıdır. Mümkün olan noktalara da her yerde mümkün olabilir, semt sahaları ve spor kompleksleri yap. Yok edilen oyun alanlarını ihya etmek sporda başarının birinci kademesini oluşturur. Örnek: Mazideki Malatya.
B- İşadamları ile Malatya Zenginlerine Düşen Görevler 
Malatyalı epeyi iş adamı var, Allah’a şükür para da kazanıyorlar; cami, okul, hastane yapımı, öğrencilerin giyimi, okuyanlara burs gibi yardımlarda bulunuyorlar. Bazıları da yardım etmek bir yana avlanacak av arıyorlar. Öyle bir çalışıyorlar ki bazen de buluyorlar. Üretime, kültür, doğa ve spora dönük yatırımların ve yardımların çok cılız olduğunu söyleyebilirim. Hatta sıfır mertebesindedir. Her iki profesyonel takımımız da emin ve dürüst ellerde. İş adamlarımız; her iki takıma da maddi katkıda bulunabilir, bir spor kompleksi veya semt sahası yaptırabilir, malzeme yardımında bulunabilir, formalarına reklam verebilir, kurduğu tesise adını yazdırabilir, bir futbolcu alabilir, mevcut sahaların bakımını yaptırabilir, takımın deplasman giderlerini karşılayabilir, otelinde barındırabilir, yetenekli sporculara sponsor olabilir, diğer sorunlara yardımcı olabilir, bir takıma sahiplenebilir, destek verebilirler. 
Malatya halkı da, “işadamıyım, Malatya’nın yanındayım” diyip sırf menfaat peşinde koşan herkese temkinle yaklaşmalı, düzenbazlara kuyruk sallamamalıdır. Doğrusu ben Malatyapark ortaklarından ve diğer zenginlerden spora kültür ve doğaya daha çok hizmet vermelerini bekliyorum. Futbolumuzun yükü sadece Belediye’ye ve birkaç iyi niyetli fedakâr hemşehrimize bırakılmamalıdır. Bakın İsmail Tekin’e ve takım yöneticilerine, almışlar takımı yükün altına da girmişler takımı da götürüyorlar. Taşınan yükün altına biraz da siz el atın…
C- Malatyalılara Düşen Görevler:
Malatyalı, öncelikle belirtmeliyim ki, spor, doğa ve de kültür konusunda yeterince bilinçli değildir. Malatyalı kardeşim, spor yapmak için bir yürüyüş parkurun, spor yapacak bir alanın yok. Gerekli kurumlara bu konularda istekte bulunmalısın, olayın ısrarla üzerine gitmeli, projeler üretmelisin. Senin ve çocuklarının sağlığı ve mutluluğu spor, doğa ve kültürden geçmektedir. Artık bunun bilincine var!
Hemşehrilerimin başta Yeni Malatyaspor olmak, 44 Malatyaspor ve diğer tüm Malatya takımlarının maçlarına gitmeli, onlara maddi ve manevi yönden destek ve heyecan vermelidirler.